Bilgi toplumunun eğitim adına değerler dizgesi, sanayi toplumunun eğitim adına değerler dizgesinden oldukça farklı özellikler taşımaktadır. Geleneksel modelin aksine, çağımız, bireysel araştırmaya ve geliştirmeye, ekip olarak ve işbirlikli çalışmaya ve bu yöndeki her türlü öğrenme etkinliklerine, öğretmen rehberliğine ve sürecin mantığına uygun olarak değişen esnek içerikler ve çeşitliliği esas almaktadır. Bu nedenle, bilgi çağında, küreselleşme olgusu, ilk önce ve yoğun olarak eğitim programlarını etkilemiştir. Okullarda, küresel düşünen öğrenenlerin yetişmesi, küreselleşme sürecindeki hedeflere ulaşılması anlamında önem kazanmıştır.
Küreselleşmenin ve küresel değerlerin hızla toplumlara hâkim olduğu günümüzde, bireyleri eğitimsel ortamlardan, fırsat ve olanaklardan eşit düzeyde yararlanmalarını sağlayan eğitimsel politikalar ve eğitimsel uygulamalar geliştirilmelidir. Çünkü öğrencilere kazandırılması gereken beceriler, birey ve toplumun her alandaki gereksinimlerine yanıt verebilmelidir. Bu becerilerde hedef, birey ve toplum ilişkilerinin düzenlenmesi, uyumlu ve işlevsel hâle getirilmesi, kişinin önce kendisi olmak kaydıyla bütün toplum ve dünyayla barışçıl yaşaması için gereken sosyal, kültürel ve psikolojik yeterliliklerin kazandırılması olmalıdır.
Bilgi çağında, eğitim okulla sınırlı kalmamaktadır. İçeriği ne olursa olsun her kurumun bir anlamda öğretmenlik yapması gerekir. Eğitim kurumları ile diğer kurum ve kuruluşlar arasında iş birliği kurulmalıdır. Sanayi toplumunda salt üst düzey yöneticilerin ve sermayeyi denetleyen kapital sınıfların bilincinde ve denetiminde olan bilgi, küreselleşme ile birlikte bilgi toplumunun koşulları dâhilinde erişim olanağına sahip olan herkesin elinin altındadır. Bilgi toplumunda bilgisel süreçleri taşıma, özümseme ve kullanma, sanayi toplumlarına göre ülke, bölge, toplum, grup, din, sınıf ve fikir üstü konumdadır. Çünkü içinde yaşadığımız bilgi toplumu teknolojinin son olanaklarıyla dünya toplumlarının tarihsel süreçlerinde hiçbir dönemde olmadığı kadar bilgi ağlarıyla sarmalanmaktadır.
Bilgi Toplumu Eğitim Modeli yaşam boyu öğretimi, yetişkin eğitimi olarak algılayarak, bireyleri takvim yaşlarından bağımsız ve akademik düzeylerini görece dikkate alarak, okul ortamlarına, kurs yapılarına sıkıştırmadan, her an her yerde, kendi istediği saatlerde ve mekânlarda, teknolojinin tüm verilerini kullanarak sayısal (dijital) öğrenme ortamlarındaki zenginliklerden faydalanabilir hâle getirmeye çabalamaktadır. Çünkü bu model, nitelikli, donanımlı, üreten, hızlı düşünüp hızlı kararlar alabilen bireylerin yaşam boyu öğretim merkezlerinden yetişeceğini, bunun da küresel yapılanışın gereği olduğu yönünde değerlendirmeler yapmaktadır.
Bilgi toplumunun temel karakteristiği öğrenen birey ve öğrenen toplum olarak şekillenmektedir. Bu gerçeklikten hareketle bilgi toplumuna ulaşabilmek, bilgi insanı ve bilgi organizasyonlarını, bu ise öğrenen birey ve organizasyonları gerektirmektedir. Sürekli öğrenme ve kendini geliştirme, yaşadığımız yüz yılın temel karakteristiği ve insan modelinin başlıca özelliğidir. İnsanlık, her şey insan içindir dedikten sonra insanî değerleri yeniden keşfetme aşamasına gelmiştir. Çünkü yüksek teknolojinin otomatikleştirdiği, hızlı yaşanan değişimler karşısında, insan, çıkış noktası aramaktadır. Bu çıkış noktası, bilgi; hedefi, insanî değerler, olmalıdır. Bu çağ insanının fikrî yönünü zenginleştirmesi ve zihinsel kapasitesini harekete geçirmesi gereklidir.
Bu nedenlerle öğretim, yaşam boyu süren bir etkinlik olmalıdır. Hızlı değişen teknoloji ve artan bilgi birikimine uyumlu yaşayabilecek insanlar yetiştirebilmek için öğretimin yaşam boyu devamı sağlanmalıdır. Eğitim süreci içerisinde sadece belirli bilgilerin aktarılmamasına dikkat edilmeli, bireyin öğrenme becerileri ve öğrenme kapasitesi güçlendirilerek geliştirilmelidir. Çünkü öğretim, her zaman her yerde ve yaşamın her alanında, sistemli ve düzenli olarak yer alan bir kendiliğindenlik olmalıdır. Evde ve iş yerinde, ilgili alanlarda ve kişilere özel alanlarda öğretim imkânları sağlanmalı, sınıflarda olduğu kadar internet ve televizyonda da eğitim etkili şekilde yapılmalıdır. Bireylerin, sürekli öğrenme kapasitelerini geliştirmek için eğitim kurumları ile toplumun diğer bütün kurumları iş birliği içinde çalışmalıdır. Eğitim, sürekli öğrenmeyi, bilgiyi bilmeyi, bilgili olmayı, bilgiyi üretmeyi, bilgi ile yaşamayı sağlayan bir süreç olarak küresel yapılanışta yerini bulmaktadır. Bu sistemdeki eğitimcilerin ve eğitim yöneticilerinin ise birey-toplum-çevre uyumunu gözeten, güven ilkesini benimseyen yapıda olmaları ön görülmelidir.
Bu yargılardan hareketle, sanayileşmiş toplumlar ile bilgi toplumlarının başarı ölçütleri ve bu ölçütleri belirleme, değerlendirme, kullanma ölçütleri farklılıklar gösterecektir. Çünkü devam eden bir süreç olan küreselleşme kapsamında sınırları çizilmeye çalışılan, özellikleri algılanmaya çalışılan bilgi toplumu hâlâ tarım ve sanayi topluluklarındaki toplumsal yapıları değişmeye ve dönüşmeye zorlayarak kendini kurgulamakta, kendine özgün yapılanmalar tasarlamaktadır. Dolayısıyla kendinden önceki toplum yapılarındaki aşamalarda olmayıp bilgi toplumu sürecinde var olan bu özellikler, bilgi toplumunun kendine dönük/içkin özelliklerini oluşturmaktadır. Günümüzde, bilginin önemi daha çok sorgulanmakta ve nitelikli, kaliteli, kalıcı ve işlevsel bilgi kaynaklarına nasıl ulaşılacağı, edinilen bilginin hangi yönde kullanılacağı önem kazanmıştır. Küreselleşme kapsamındaki değişim ve dönüşümler, özellikle eğitim alanındaki yenileşmelerde kendini daha hızlı göstermektedir. Geleneksel yapıdaki okul ve öğrenci kavramları, her yerde eğitim ve yaşam boyu öğrenme olarak güncellenmiştir.
Salı günü devam konuyu tartışmaya devam edeceğiz.
Seçimlerin de yapılacağı bu hafta sizlere huzurlu ve mutlu bir hafta sonu dinlencesi dilerim...