“Seçimlerde parayla oy satın alındı” tartışması tırmanıyor
Misli Kadıoğlu
Demokrat Parti Genel Başkan’ı Serdar Denktaş’ın ‘oy için kelle başı 100 liraya pazarlık eden insanlar vardır. Biz de oy satın aldık…” sözleri ülkede büyük yankı uyandırdı. Diğer siyasi partilerin önde gelen isimlerinden Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, bunu ‘demokrasi ayıbı’ olarak değerlendirirken, Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Sekreteri İzzet İzcan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Nazım Çavuşoğlu ‘halkın iradesini çarptırma’ olarak değerlendirdi. Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Özçelik, bu olayı ‘‘parlamento üzerine düşen gölge’ olarak adlandırırdı. Partilerin önde gelen isimleri, bu konunun savcılık tarafından da araştırması konusunda talepte bulundu. 19 Nisan milletvekilliği genel seçimlerinin hemen arkasından gündeme gelen para karşılığı oy satıldığı iddialarının ilk defa bir siyasi parti lideri olarak Serdar Denktaş tarafından söylenmesi vatandaşlar arasında pek de yeni bir olay olarak karşılanmazken, siyasilerin tepkileri büyük oldu.
İrade ayaklar altında
Mehmet Çakıcı (Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı)
Oy satın almaları duyuyorduk. Bu bizim gibi partilere büyük haksızlık. Keşke elimizde bir şey olsa da bu şike yapan partiler hükmen mağlup olsa. Her yol mübahtır diyen ve şike yapan partiler vardır. 100–200 TL’ye, parayla oy alan, Para dağıtan partiler. Böyle bir durumda demokrasiden ve halkın iradesinden nasıl söz edeceğiz. Bu partilerle yarışmak mümkün bile değil. Aldığımız oya şükrediyorum. Bütün bu oyunlar içerisinde mücadele gerçekten kolay değil. Hiçbir şekilde bizim partimizde böyle oyunlar olmadı. Ancak görüyoruz ki başka partilerde yapıyorlar. Bu da demokrasinin ciddi ayıbı. Mümkün olsa da hukuki bir şeyler yapılabilse ve bu kişiler demokrasi dışına atılabilse.
Bizim parayla pulla işimiz yok
Nazım Çavuşoğlu (Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri)
Bizim parayla pulla, menfaat karşılığı oy kazanma gibi hiçbir girişimimiz olmamıştır. Ancak son günlere kadar Cumhuriyetçi Türk Partisi seçimin son gününe kadar elektrik bağlatmaya çalışması gibi davranışlar demokrasi açısından ayıptır ve kabul edilemez. Partimiz bu tarz düşüncelere şiddetle karşıdır. Bundan sonra iradeyi çarptırmaya yönelik benzer davranışların önüne geçmek için her türlü tedbiri alacağız.
Savcılık devreye
Ömer Kalyoncu (Cumhuriyet Türk Partisi Genel Sekreteri)
Oy satın alma konusunda Serdar Denktaş’ın yaptığı açıklamalar ilginç. Savcılık ve yetkililerin gerekli girişimleri başlatması gereklidir. Yasada oyunu satma konusunda bir boşluk var. Oyunu satmak isteyen kişileri biz de tespit ettik. Bu gibi olaylar her zaman olmuştur. Hoş değildir. Bizim parti olarak oy satın alma gibi bir girişimimiz olmadı.
Parlamentoya gölge düştü
Ramazan Özçelik (Özgürlük ve Reform Partisi Genel Başkan Yardımcısı)
Bir siyasi partinin genel başkanının söyledikleri çok dikkat çekici. Parlamenter yemin etmeden parlamento üzerine gölge ve şaibe düştü. Savcılığın ve Yüksek Seçim Kurulu’nun bu konunun üzerine gitmesi ve araştırılması gerekir. Demokrasi ve seçim sonuçları yaralanmıştır.
Eğer biz de böyle bir yolu denemiş olsaydık birkaç seçmenle Mağusayı kaybetmezdik.
Alana sorsunlar
İzzet İzcan (Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri)
Bizim aldığımız oylar satılık değildir. Oy satın aldım diyenlere bu konu sorulmalıdır. Bu gibi olaylar bu ülkedeki çürümüşlüğü gösterir. Bir takım partiler bu yola girdilerse bu utanılacak bir şeydir. Önceden bu tür çalışmalar içerisine girilmişse bunu ayıplıyor kınıyorum. Bu davranış Kıbrıs Türk halkının iradesine karşı yapılmış bir harekettir. Bu bir suçtur ve gerekli birimlerin ve savcılığın, ‘oy satın aldım’ diyenlerin veya oy satın aldığı bilinenlerin soruşturulması gerekir. Özünde iradeye büyük bir saygısızlıktır.
Bu bir suç
Ahmet Yönlüer (Halk İçin Siyaset Partisi Genel Başkanı)
Demokrasi açısından engel olunmuştur. Bu da bizi üzmüştür. Duayen bir siyaset adamı bunu açık bir şekilde halkın iradesi sandığa doğal yansımasına söylemiştir ve bu çok anlamlıdır. Bizim de tespitlerimiz vardı. Ancak biz ulu orta söylemeyi tercih etmedik. Eğer biz söyleseydik düşük oy aldığımız için mazeret diyeceklerdi.
Yargı harekete geçmeli. Bu bir suç teşkil etmektedir. Bir an önce ifadeleri alınmalıdır.