19 Nisan 2009 erken seçimleri geride kaldı.
“Şimdi Ulusal Birlik Zamanı” ve “Tek başına iktidara” diyerek UBP 26 milletvekili kazanarak tek başına iktidara geldi.
11 Mayıs 2009 tarihli Meclis oturumunda Hükümet Programı okundu Sayın Başbakan tarafından.
Bugün de siyasi partiler hükümet programı ile ilgili görüşlerini sunacaklar meclis kürsüsünden.
Bugünkü Meclis oturumunda eğer programla ilgili tartışmalar biterse de 16 Mayıs 2009 Cumartesi günü de Mecliste yeni hükümete güvenoylaması yapılacak. Büyük bir olasılıkla da güvenoyu alması beklenen yeni hükümet artık icraatlarına başlayacak ve seçim propagandası sürecinde kamuoyuna verdiği taahhütleri gerek seçim bildirgelerinde gerekse de hükümet programında da açıkladıkları şekilde hayata geçirmeye çalışacaklar.
2003 Aralık ayından günümüze CTP-BG ağırlıklı hükümetler tarafından sürdürülen iç ve dış politikaların ve halen sürdürülen birçok icraatın yeni hükümet döneminde de devam edeceğinin sinyallerini gördük özellikle de hükümet programında.
Hükümet programında görülmeyen ise bu icraatların CTP-BG döneminde başlatılan uygulamalar olduğunun ve bunlara devam edileceğinin belirtilmemiş olmasıdır. Burada gizlenmeye çalışılan dönem aslında 2003Aralık-2009 Nisan dönemi ve bu dönemde hayata geçirilen doğru politikalardır.
Sanki bu uygulamalar hiç yapılmamış ve doğru giden işler bu yeni hükümet döneminde başlatılmış izlenimi yerleştirilmeye çalışılıyor gibi bir intiba bırakıyor hükümet programı. Hal böyle iken, hazinenin boş olduğu, vergilerle halkın perişan olduğu, ekonominin dibe vurdurulduğu, yeni hükümetin ateşten gömlek giydiği gibi söylemlerin yapılması da manidardır.
Aslında 2009 bütçe tartışmaları yapılırken mecliste, 2009 bütçesinin özellikle daraltılmış olduğu ve 2009’un zor bir yıl olacağı vurgulanıyordu.
Halbuki, bütçenin darlığını bilmesine rağmen, hatırlanacağı üzere UBP seçim propagandalarında vergileri düşüreceğini, maaşlara zam yapılacağını, ilk 100 günde serbest bölgelerle ilgili yasal düzenlemelerin yapılacağını, 10000 civarında tamamlanamayan konutların devlet tarafından gençlere verilecek düşük faizli ve uzun vadeli kredilerle satılacağını, Türkiyeden elektrik ve doğal gaz getirileceğini, yeni istihdamlar yapacağını duyuruyor ve seçmenlerin oyunu talep ediyordu.
Ekonomide verdiği bu sözlerin yanında Kıbrıs’ta süren müzakere süreciyle de ilgili olarak özellikle 2 devletli çözümü konfederal çözüm mantığı ile savunan UBP’nin önümüzdeki süreçte nasıl bir tavır takınacağı da merakla izlenecektir.
Eğitimde tarih kitaplarının değiştirileceği, kolejlerin orta kısımlarının yeniden kolej müfredatları ile açılacağını ve Eylül ayında sınavlarla öğrenci alınacağını, hatta Fen lisesi-Anadolu Lisesi gibi okullara da giriş sınavları ile öğrenci alacağını açıklıyor Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst. Bunların yanı sıra Din İşleri Dairesi ile birlikte Okul Dışında Din Dersleri de verileceğini okuduk Hükümet Programında.
Birkaç gündür hükümet programı ile ilgili çeşitli görüşler tartışılıyor medyada.
Kimilerine göre program eski hükümetin icraatlarının devamı gibi hazırlanmış...
Kimileri halka verilen taahhütlerin programda yer bulmadığını söylüyor...
“Enkaz devraldık”, “ateşten gömlek giydik” edebiyatı yapılarak aslında hiçbir açılım yapılamayacağı belirtiliyor kimi çevrelerce...
Birtakım çelişkileri öne sürüyor insanlar programda yer alan.
Örneğin orta vadede alternatif enerji türlerine yönlenileceği belirtilirken, diğer taraftan da yine orta vadede Türkiye’den enerji getirileceğinden bahsediliyor.
Eğitimde öğrenci merkezli ve oluşturmacı eğitim anlayışlarının devam edeceği vurguları varken, ilk okul sonunda tamamen davranışçı bir eğitim anlayışı ile giriş sınavları düzenleneceğinin sinyallerinin verilmesi de bir çelişki.
Stopaj kalkacak deniyor ama bir süre ve plan belirtilmiyor.
Vergilerin düşeceği ile ilgili somut bir öneri ve plan yok programda.
Büyük vaadlerle hükümete hem de tek başına gelen bir partinin hükümet programının biraz daha planlı-programlı ve kesin projelerle donatılmış olması gerekmez miydi diye soruyor insanlar.
Ekonomik krizden nasıl çıkılacağı ile ilgili projeler belirgin değil.
13. maaşlar, eşel-mobil, emeklilik ikramiyelerinden vergi alınması, memurlara maaş zammı, şans oyunları yasası, asgari ücret, vatandaşlık konuları, çalışanların ve işverenlerin kayıt altına alınması vb konularda halkın merak ettiği sorulara yanıtlar yok programda.
Görülen odur ki yaklaşan yaz mevsimi nedeniyle de meclisin tatilde olacağı dönem sonrası, özellikle de Eylül ayından itibaren hükümet için sıcaklar artmaya ve seçim döneminde verilen vaadler sorgulanmaya başlayacak.
Cumartesi günü hükümet güvenoyu alsın, gelişmeleri hep birlikte izleyecek ve tartışacağız.
Güzel günler dilerim, huzurlu ve sağlıklı...