Yeni hükümet dönemi

Kıbrıs Türk Halkı tarihsel zaman ve toplumların gelişimi tarihleri referans alındığında çok hızlı sosyal değişimler yaşamaktadır.

Kıbrıs Türk Halkı tarihsel zaman ve toplumların gelişimi tarihleri referans alındığında çok hızlı sosyal değişimler yaşamaktadır.

1878’de Ada’nın İngiltere’ye kiralanması ile hızlanmaya başlayan bu süreç, 1924 yılında adanın İngiliz kolonisi olması, 1930’lu yıllarda adada yaşanan ekonomik krizler, 1. ve 2. paylaşım savaşları, 1950’li yıllarda EOKA ve TMT’nin kurulması ve toplum üzerindeki etkileri, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanı ve 1963 yılında yaşanan toplumlararası çatışmalar, Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi dönemi, 1974 müdahaleleri, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve nihayetinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dönemleri, Kıbrıslı Türklerin 141 yıldır yaşadıkları siyasi değişim dönemlerinin etkilerini sosyal değişimler olarak da ağırlıkla hissettirmekte ve Kıbrıs Türk Halkının önünü berrak bir şekilde görememesini de etkilemektedir.

2000li yıllarda yaşanan ve bankalar krizi ile şekillenen ekonomik krizler, Annan Planı ile hızlanan çözüm süreci, AB etkileri ve 2004 sonrası yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeler, son 2 yıldır bütün dünyayı kasıp kavuran dünya ekonomik krizinin Kuzey Kıbrıs’a yansımaları, Orams Davasındaki gelişmeler, 23 Mayıs 2008 liderler deklarasyonu ve 11Eylül 2008’den beridir devam eden müzakere süreci Kıbrıs Türk Halkını derinden etkilemekte ve sosyal değişimlerin yaşanmasına neden olmaktadır.
Sosyal değişimlerin yaşanmasını etkileyen yukarıda bahsedilen gelişmelerin yanı sıra nüfus artışı, demografik yapının hızla değişmesi, teknolojik gelişmeler ve siyasal kararlar sosyal değişimi tetikleyen diğer etkenler arasında sayılmaktadır.

Giderek çıkar gruplarının eskiye nazaran daha fazla bütünleştiği, işveren ve işgörenlerin moralinin iş verimliliğine yansıdığı ve ağır aksak da olsa zenginleşen ekonominin çeşitli kesimlere pek çok seçenekler sağladığı, ancak Kıbrıs sorunu nedeni ile de tıkanıklıklar ve belirsizlikler yaşanan toplumumuzda, gerek siyasi parti yöneticilerinin gerekse de resmi ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapan tüm yöneticilerin görevleri de geçmişin basit komuta ilişkilerinden çok daha karmaşık bir hale gelmiştir. Hele hükümet edenlerin görevleri giderek daha da karmaşıklaşmakta ve liderlik özelliklerini kullanma konusunda ihtiyaçlar giderek daha bir önem kazanmaktadır.
Günümüz yönetim bilimlerinde lider kendisini izleyenlerin kendisine yaptığı etkiden daha fazlasını onlara yapabilen kişi olarak kabul edilmektedir.
Liderlik bir insanın bir başka insanı veya topluluğu eyleme geçirme ve etkileme süreci olarak da kabul edilmektedir. Etkileme sürecinin oluşabilmesi için, etkileyen kişinin etkisi, etkilenen kişi veya topluluk tarafından benimsenmeli ve algılanmalıdır. Etkilenen kişi veya topluluğun etkiyi algılaması ve benimsemesi, etkileyene karşı geliştirdiği ruhsal ve yazılı olmayan sözleşmeden kaynaklanır. Bunda elbette etkileyen kişinin etkilenen kişi ve topluluğa vaat ettiği birtakım sonuçlar da etkili olmakta ve etkilenenler bu sonuçlara gidilip gidilmediğini sürekli olarak kontrol etmektedirler.
Etkilenmenin derecesine göre etkilenen kişi ve topluluklar, etkileyenin istediği eylemleri yapar.

Bir lider kendisine verilmiş olan yetkiyi, ancak etkisinde olması beklenen ve yönettiği toplulukları önceden onlara söz verdiği, ikna ettiği ve olacağına inandırdığı sonuçlar doğrultusunda yürür ve önceden planladığı sonuçları elde etmeye başlar ve toplulukları iş yaparak etkileyebilirse kazanılmış yetkiye dönüştürebilir. Elbette ki seçilmiş olmak kazanılmış bir yetkidir ve kullanılır ancak burada bahsedilen kazanılmış yetki süreç içerisinde etkilenen toplulukların lidere vermiş oldukları yetkiyi liderin yapacağı işlerle topluluk vicdanlarında da yürekten kazanmasını ifade etmektedir.
Dün güvenoyu alan hükümetin almış olduğu yetkiyi gerçek anlamda kazanılmış yetkiye çevirebilmesi gerek seçim bildirgelerinde gerekse de hükümet programlarında ortaya koydukları projelerini yapmaları ile mümkün olacaktır. Bunun ne derecede hayata geçebileceğini ise önümüzdeki aylarda hep birlikte göreceğiz.
Yeni hükümet döneminin Kıbrıs Türk halkı için hayırlı olmasını dileriz.
Sevgiyle kalın.
Bu haber 129 defa okunmuştur

:

:

:

: