Laiklik ve Laik Eğitim

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst’ün okullarda seçmeli ders olarak okutulan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin zorunlu hale getirileceği şeklindeki açıklamaları özellikle Anayasamızda yer alan başta “Laiklik” ve “Laik Eğitim” kavramlarının tartışılmasını ve Anayasamız ve İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında eşitlik ilkelerini gündeme taşımıştır.

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst’ün okullarda seçmeli ders olarak okutulan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin zorunlu hale getirileceği şeklindeki açıklamaları özellikle Anayasamızda yer alan başta “Laiklik” ve “Laik Eğitim” kavramlarının tartışılmasını ve Anayasamız ve İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında eşitlik ilkelerini gündeme taşımıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasasının 1. maddesinde “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir” denmektedir.
Ayrıca, Anayasanın 9. maddesinde de denmektedir ki 1. madde değiştirilemez ve değiştirilmesi önerilemez.
Anayasamızın 23. maddesi de “Vicdan ve Din Özgürlüğü” ile ilgili olup; herkesin, vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahip olduğunu; kimsenin, ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamayacağını ve dini inanç ve kanaatlarından dolayı kınanamayacağını; Din eğitim ve öğretiminin, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılabileceğini belirtir.
Bunlara ilaveten, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Yasasının 19. maddesinde “Laiklik ve Din Kültürü Eğitimi” başlığında “Milli eğitimde laiklik esastır. Bu ilkeye ters düşmemek koşuluyla öğretim kurumlarında din kültürü eğitimi yapılabilir.”denmektedir.
Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 18. Maddesi ise şöyledir:
“Bu sözleşmeye taraf devletler, ana-babaların ve, uygulanabilir durumlarda, yasalarca saptanmış vasilerin, çocuklarına kendi inançlarına uygun bir dinsel ve ahlaki eğitim verme özgürlüklerine saygı göstermekle yükümlüdürler.”
Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), Türkiye’deki din derslerine karşı açılan bir davada aşağıdaki görüşleri belirtmiştir:
“...Müfredat, bütün dinleri kapsamaktadır ve öğrencilere var olan bütün dinler hakkında bir fikir edindirmek amacıyla hazırlanmıştır. Ancak, birçok kaynakta, bu derslerin çeşitli din kültürleri kapsamaktan ziyade, yalnızca İslamiyet’in ilkelerini öğretmekten ibaret olduğu belirtilmiştir. ECRI, dini azınlık gruplarına mensup öğrencilerin bu dersten muaf tutulabileceğini ve yalnızca Müslüman öğrencilerin bu derslere katılması gerektiğini not etmektedir. ECRI, durumun açık olmadığı görüşündedir: eğer bu gerçekten farklı dini kültürlerle ilgili bir ders ise, bu dersin yalnızca Müslüman çocuklar için zorunlu tutulması için bir sebep yoktur. Bunun tersine, eğer ders yalnızca Müslüman dinini öğretmeyi amaçlıyorsa, bu belirli bir dinin dersidir ve çocuklarla ailelerinin din özgürlüğünü korumak adına zorunlu olmamalıdır...........din kültürü eğitimine yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmelerini istemektedir. Bu dersi ya herkes için isteğe bağlı yapmalılar, ya da bu dersin gerçekten bütün dini kültürleri kapsayacak biçimde ve artık İslamiyet’in öğretildiği bir ders olarak algılanmayacak şekilde içeriğinin düzeltilmesini sağlamalıdırlar.”
Son olarak İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu protokolünün 2. maddesinin ikinci cümlesinde “ Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir” denmektedir.
Laiklik, devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. Laiklik kavramı çağdaşlaşma ve insan hakları ile yakın bağlantılıdır. Laik Devlet, bir dine inanıp inanmama meselesini özel bir problem sayar, fertlerinin sadece maddi yönüyle ilgilenir, kendisi devlet olarak hiçbir dini taşımaz, hiçbir dini ayine iştirak etmez, fakat fertlerin her türlü dini serbestliklerini kabul eder. Laik Devlet, dini esaslara dayanan kanunlar yapamayacağı gibi, bütün dinlere eşit mesafede durur ve hiçbir şekilde dinlerin ibadet hüküm ve kurallarına müdahale edemez. Bununla birlikte dinlerin düzenini bozacak davranışlarını da önlemekle yükümlüdür.Laik bir devlet olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin ya mümkünse seçmeli olarak ve tüm farklı inanışlardaki insanlara yönelik olması ya da zorunlu olacaksa farklı din ve mezheplere inanışlarını içerecek şekilde çeşitlendirecek açılımlar yapılması yerinde olacaktır. Aksi halde gerek Anayasamıza, gerek Milli Eğitim Yasamıza gerekse de Uluslararası Sözleşmelere aykırı olacaktır zorunlu Din Dersi uygulama projesi.

Güzel bir gün dilerim herkese...
Bu haber 96 defa okunmuştur

:

:

:

: