UBP’de politika tutulması

19 Nisan 2009 erken Parlamento seçimleri sonucunda, tek başına iktidara gelen UBP hükümeti, henüz seçimlerde halka vaat ettiği icraatları hayata geçirecek adımları at(a)madı. Başta seçimlerde UBP’ye oy veren %45 ve tüm halk kesimleri bu icraatların vücut bulmasını bekliyor.

19 Nisan 2009 erken Parlamento seçimleri sonucunda, tek başına iktidara gelen UBP hükümeti, henüz seçimlerde halka vaat ettiği icraatları hayata geçirecek adımları at(a)madı. Başta seçimlerde UBP’ye oy veren %45 ve tüm halk kesimleri bu icraatların vücut bulmasını bekliyor.

Neydi bu vaatler kısaca bazılarını hatırlamakta yarar var.
Elektrik fiyatları en az yarı yarıya düşürülecek dendi, düşürül(e)medi...
Seyrüsefer ruhsatları aşağıya çekilecek dendi, çekil(e)medi...
Tüm vergiler indirilecek dendi, indiril(e)medi...
Stopaj vergisi kaldırılacak dendi, kaldırıl(a)madı...
Kamu görevlilerinin maaşlarına zam yapılacak dendi, yapıl(a)madı...
Binlerce insana kamuda iş sözü verildi.
İşçiye de işverene de çeşitli sözler verildi yaşam standartlarının yükseltileceğine dair.
Daha birçok alanda çeşitli sözler verdi UBP, siyasi konulardan ekonomik konulara, turizmden tarıma kadar, ancak daha henüz hiçbir konuda verilen sözler tutul(a)madı...
Gün geçtikçe halkımız da anlıyor aslında bunların yapıl(a)mayacağını.
Ancak halka verilen sözler yerine getirilmezken UBP hükümeti birşeyler yapmaya ve ne yapacağını söylemeye başladı bile...
Daha ilk Bakanlar Kurulu toplantısında Üç Kuvvetler Ayrılığını hiç dikkate almadan, Sayıştaylıkla istişarede dahi bulunmadan ve teknik komitenin görüşlerini alma gereği bile duymadan Sayıştaylık Değişiklik Yasası’nı Meclise havale etti UBP Hükümeti...
Sayıştay üyesi atanmak için müracaatta gereken 20 yıllık deneyim 18 yıla düşürüldü, gerekçesi açıklanmadı...
Sayıştay Başkanı’nın çalışma yaşı 65’ten 60’a düşürüldü ve diğer bağımsız kurumlarda da var olan 65 yaştaki denge Sayıştaylık aleyhine bozuldu.
İlk Bakanlar Kurulunda bir karar daha alındı ivedilikle hiç kamuoyu ile paylaşılmadan. Bu karar, Lefkoşa’da fuar alanında 30 dönümlük bir arazinin 49 yıllığına anaokulundan liseye kadar olan dönemlerde eğitim verecek çeşitli okulların kurulması için merkezi Ankara’da bulunan Türk Eğitim Derneğine (TED) verilmesi kararı idi.
Kamuoyunda henüz daha yeterince tartışılmadı bu konu. Cevap bekleyen bazı sorular var Sayın Bakan Dürüst’e sorulan. Ancak henüz tatmin edici yanıtlar alın(a)madı bu konuda. Özellikle adının önünde “Milli” sözcüğü bulunan Eğitim Bakanlığı, programları kendisi tarafından denetlenmeyecek, öğretmen atamalarını kendisinin yapmayacağı, giriş sınavlarının nasıl olacağını belirleyemeyeceği okulların açılması konusunda ne düşünüyor?
Bu okullara alınacak öğrenciler nasıl seçilecek?
KKTC vatandaşları da bu okullara gidecek mi, yoksa yalnızca TC vatandaşları mı gidecek?
Bu okullar TC Milli Eğitim Bakanlığı’na mı yoksa KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na mı bağlı olacak?
Öğretmenler KKTC’den mi yoksa TC’den mi seçilecek?
Bu kolejler IGCSE ve GCSE programları mı yürütecek yoksa ÖSS programları ya da Bakelorya mı? TED, IGCSE ve GCSE konularında deneyim sahibi mi?
Her şeyden önemlisi bu okulların kurulmasının amacının ne olduğunun açıklanması kamuoyunu aydınlatacaktır diye düşünüyorum.
Özel Okullar Yasası’nın dahi henüz bulunmadığı ülkemize gelmesi planlanan TED hangi statüde gelecek? Özel bir yasa mı hazırlanacak bu konuda? Bu kuruma verilen bu hak bundan sonra başka kurumların başvurması durumunda onlara da verilecek mi? Bu konularda hükümetin görüşleri nelerdir? Örneğin çeşitli ülkelerde kurulan ve Sayın Fethullah Gülen’in okulları diye bilinen okulların da KKTC’de okul açma girişimleri var mıdır? TED’ten sonra gündeme gelirse tavrı ne olacak UBP’nin?
Bu soruların temel amacı kesinlikle kamuoyunun aydınlatılması için Sayın Bakan’ın açıklama yapmasını teşvik etmektir.
Evet sevgili okuyucular, daha ilk bakanlar kurulunda bu kararları alan UBP hükümetinin Sayın Eğitim Bakanı birçok demeçler daha verdi eğitimle ilgili. Halihazırda seçmeli ders olarak okutulmakta olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olarak okutulacağını açıkladı. Ben bu köşede maddelerini de ortaya koyarak bunun Anayasamızdaki Laiklik ilkesine aykırı olduğunu yazdım daha önce. Çeşitli başka yerlerde başka kişi ve kurumlarca da dile getirildi bu konu ancak nedense Sayın Bakan Laiklik ilkesini dikkate almadan açıklamalarına devam ediyor.
Kıbrıs Tarihi kitaplarının değiştirileceği söylendi bir de Sayın Bakan tarafından. Kitapların basımı dahi durdurulmuş. Yerine ne gelecek? Programlar değiştiriliyor mu? Halkımız bu konuda da belirsizlikten sıkıntılı.
Kolejlerin orta kısımlarına sınavla öğrenci alınması konusu var bir de.
Ne oluyoruz?
Hangi bilimsel verilere dayanarak bu kararlar alınıyor tek başına iktidarda olan UBP hükümetinde?
Sayısal çoğunluk her ne isterse ve herşeye rağmen metazori hayata mı geçirecek aklında olanları?
Evet, %45 oy alarak 26 milletvekili ile hükümeti tek başına kurdu UBP, doğrudur.
Ancak unutmamak gerekir ki %55 halk da UBP’ye oy vermemiştir.
Politikada bunu dikkate almaz ve muhalefetin görüşleri hiç dinlenmezse UBP hükümetince, bu bir Politika Tutulmasına yol açabilecek ki umarız bu tutulma kendini akıl tutulmasına dönüştürmesin yoksa bizleri giderek daha da zor günler bekleyecektir...
Sevgiyle kalın,
Bu haber 132 defa okunmuştur

:

:

:

: