UBP tek başına iktidara geldiği daha ilk günden itibaren kamuoyunda sürekli olarak tartışmalı konulara imza atmaya başladı.
Bakanlar Kurulunun ilk toplantısında daha, Sayıştaylığın yaş konusunda ve Lefkoşa Fuar alanındaki 39 dönüm arazinin TED Vakfına devredilmesi konusunda acil kararlar almıştı UBP.
Siyasi bir kararla, diğer tüm muadil kurumların emeklilik yaşı 65 iken, UBP Sayıştayın emeklilik yaşını 60’a indiriyor, mecliste yapılan tüm yapıcı eleştiri ve önerilere rağmen, hatta Cumhurbaşkanlığı yasa yeniden görüşülsün diye meclise iade etmesine karşın tek bir kelimesini bile değiştirmeden yeniden 26 sayısı ile meclisten geçiriyor.
TED Vakfına anaokulundan liseye kadar kolejler açması için arazi tahsis ediliyor. Sayın Dürüst’e defalarca bu konu hakkında açıklama yapması istendiği halde kamuoyunu tatmin eder açıklamalarda bulunmuyor bugüne kadar. TED Vakfı neden Kıbrıs’ta kolej açmak istiyor? TED Kolejinin müfredatları KKTC mi yoksa TC Eğitim Bakanlığı olacak? Öğretmenler KKTC’den mi yoksa TC’den mi seçilecek? Bu okula gidecek öğrenciler kimler olacak ve nasıl seçilecek? TED Vakfı yönetim kurulu üyeleri kimlerdir ve eğilimleri nedir? Bu ve benzeri sorular hala cevap beklemektedir.
Bununla da kalmadı, çeşitli görüşler hiç dinlenmeden, 2005 yılı şüra kararları hiçe sayılarak ve hele son 5 yıllık deneyimler hiç değerlendirilmeden acil bir kararla kolej giriş sınavları yapılarak kolejlerin orta kısımları eski anlayışlarla yeniden açılma yoluna sokuldu! Yabancı dilde eğitim mi, yabancı dil eğitimi mi tartışmaları sürerken ve bilimsel olarak anadilde eğitimin önemi vurgulanırken Eğitim Bakanlığı bunları hiç duymamaya özen gösterdi ve çizdiği yolda yürümeye devam etti ve ediyor halen.
Bütün Avrupa ve Dünya ülkelerinin olumlu tepkilerini alan ve 4 yıldır okullarımızda yeni tekniklerle verilmeye on olarak kendi yazdığımız tarih kitaplarını değiştireceğini açıkladı Sayın Eğitim Bakanı ve kullanılan kitapları baskıya vermedi. Merakla ve endişe içerisinde bekliyor tüm ilgililer bu konudaki gelişmeleri ancak bu alanda da henüz doyurucu ve olumlu açıklamalar yok!
Seçim döneminde UBP seçim bildirgelerinde elektrik ve seyrüsefer ruhsat ücretlerinin düşürüleceği üzerinde durulmuş ve halktan bu şekilde oy toplanmıştı. Önce elektrik fiyatlarının düşürülemeyeceği açıklandı ve fiyatların CTP hükümeti döneminde olduğu gibi petrol fiyatlarına endekslenerek belirleneceği duyuruldu. Geçtiğimiz hafta ise mecliste seyrüsefer ruhsatları UBP’nin halka söz verdiği şekilde %50 düşürülecekti ki 15 Temmuz günü tam bir şaşkınlık yaşandı. UBP önce 10 dakika ara istedi oturuma ancak bu 10 dakika tam 2 saat sürdü. 2 saatin ardından genel kurul salonuna giren UBP indirimleri geri çekti! Bu tam bir işbilmezlik örneğiydi UBP adına ve halka seçim dönemlerinde vaad edilenlerin duvara çarpmasıydı. Bir aldatmacaydı halka karşı yapılan vaadler açısından.
Halka istihdam sözleri veren, asgari ücreti artıracağını vaad eden UBP geçtiğimiz günlerde asgari ücretin işyerlerinin gelirlerine göre kendileri tarafından belirlenmesinden söz ederek bir başka kargaşa ve endişe yarattı.
Yine geçtiğimiz hafta TC Cumhurbaşkanının daveti ile Türkiye’ye giden Sayın Talat’ın yanında kendisi ile birlikte davet edildiği halde Ankara’ya gitmeyen Sayın Özgürgün’ün açıklamalarından duyulan rahatsızlık ve ilk kez böylesi önemli bir görüşmeye KKTC Dışişleri bakanının katılmaması halkımız arasında endişe ile izleniyor. Ve son yıllarda ilk kez ne Sayın Gül ne de Sayın Erdoğan 20 Temmuz için gelmiyorlar KKTC’ye!
Hele Sayın Eroğlu’nun 2 farklı demeci görüşme sürecine yönelik kafaları tamamen karıştırdı. Önce görüşme sürecini desteklediği demecini veren Sayın Eroğlu ardından da görüşme sürecinin devleti ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu açıklayarak kamuoyunda bir kez daha şaşkınlık yarattı. Son olarak Eğitim Bakanlığının Din İşleri Dairesi ile birlikte imzaladığı açıklanan Protokole de değinelim Kuran Kursları ile ilgili. Ülkemizde yıllardır Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri okullarda verilmekteyken bu yıl bu derslerin hem zorunlu hale getirilmeye çalışılması hem de yaz ayları boyunca okullarda, muhtarlıklarda ve camilerde kuran kurslarının düzenlenecek olması endişe ile izlenmekte. Bu konuda da Sayın Dürüst kendi aldığı kararları acilen uygulamaya sokmaya çalışarak gerçekten de endişe ve kaos yaratmaya devam ediyor.
Lefkoşa Kermiya’daki büst ile ilgili olarak o kadar çok şey yazıldı ve eleştirildi ki gerek trafik, gerek mesleki gerekse de psikolojik açıdan türlü eksikler taşıyan büst hakkında, ve ilgililer hiçbir şey olmamış gibi devam ederek tamamladı aslında kendi çalışma hedefleri içerisinde olmayan bu büstü, diğer tüm konular gibi bunu da göz ardı ve kulakarkası etti UBP hükümeti.
Daha 100 günleri bile dolmadan UBP hükümeti beceriksizlikle suçlanmaya başladı bile ve halk içinde “UBP nereye koşuyor?” sorusunun sorulmasına erken vesile oldu. Bu yaz gerçekten de sıcak geçeceğe benziyor dostlar.
Sevgiyle kalınız.