Bu coğrafyada nefes almak istiyorsak…

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşu, Rum tarafında yine ciddi bir huzursuzluğa neden oldu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşu, Rum tarafında yine ciddi bir huzursuzluğa neden oldu.
Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasında hayata geçirilmek istenen Great Sea Interconnector (GSI) projesi, daha şimdiden siyasi ve hukuki bir çıkmaza sürüklenmiş durumda.
Rum basınının, Türkiye’nin elinde “bir tabanca bulunduğunu” yazması boşuna değil. Ankara’nın elindeki bu tabanca, aslında Türkiye’nin uluslararası hukuktan ve bölgedeki meşru haklarından kaynaklanan güçlü pozisyonudur.
Rum basını, Fransız bayraklı araştırma gemisinin faaliyetleri için Türkiye’den yazılı izin istenmesi ihtimalini bile büyük bir tehlike olarak görüyor. Çünkü böyle bir adımın Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini güçlendirebileceğinden endişe ediyorlar.
Peki neden?
Çünkü yıllardır Türkiye’yi ve Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Doğu Akdeniz’de oldubittiler yaratmaya çalışıyorlar. Kıbrıs Türk halkının eşit haklarını dikkate almadan enerji projeleri hazırlıyor, Türkiye’nin bölgedeki hak ve çıkarlarını görmezden geliyorlar. Sonra da Türkiye itiraz edince uluslararası hukuktan söz etmeye başlıyorlar.
Oysa uluslararası hukuk, işlerine geldiğinde hatırlanacak, gelmediğinde bir kenara bırakılacak bir araç değildir.
Kıbrıs Türk halkı bu adanın eşit ortaklarından biridir. Ada çevresindeki doğal kaynaklar ve bunlardan elde edilecek ekonomik kazanımlar üzerinde Kıbrıs Türklerinin de eşit hakları vardır. Türk tarafının temel itirazı da budur.
Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasından rahatsız olanlar, önce kendi maksimalist harita ve iddialarını sorgulamalıdır. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya yönelik hiçbir girişim, bölgeye istikrar getirmez.
Ankara’nın mesajı açık: Türkiye’yi ve Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Doğu Akdeniz’de oyun kuramazsınız.
Rum basınının tabanca diye nitelendirdiği şey, aslında Türkiye’nin haklarından vazgeçmeyeceğini gösteren iradesidir.
Doğu Akdeniz’de gerçek çözüm, dayatmalarla değil, karşılıklı haklara ve eşitliğe saygıyla mümkündür. Hem Rum hem de Yunan komşularımız bunu anladıklarında bölgedeki bütün devletlerin kazandığı bir yol bulunabilir. Aksi halde bu coğrafya kimsenin rahat nefes alamayacağı bir bölgeye dönüşür. Bizden söylemesi…
Bu haber 17 defa okunmuştur

:

:

:

: