Büyük filozof Seneca’nın 'Non accipimus breuem uitam sed fecimus' yani yaşam kısa değil, onu biz kısaltıyoruz sözünü yeniden hatırlama vakti.
Yaşama başladıktan itibaren gittikçe güçlenen ve sağlıklı bireylerken neden belli bir yaş döngüsünden sonra daha sık hastalanıyoruz? İyileşmemiz hızlıyken neden yavaşlıyor? Kronik hastalıkların sıklığı neden artıyor?
Tanısal olanaklar ve sağlığa ulaşma imkânı arttıkça hastalıklarımıza tanı konma oranı artmakta, tanı koyma süresi kısalmaktadır. Son bir yüzyılda modern tıbbın ortaya koyduğu sistematik yaklaşım ve istatistiksel veriler, yaşam süremizi kısaltan ve yaşam kalitemizi düşüren 11 büyük düşmanı tanımladı. Bu, diğer hastalıkların önemsiz ve etkisiz olduğu anlamına gelmez; ancak öncelik verilmesi gerekenlerin bunlar olduğuna vurgu yapar.
Bu hastalıklar:
1. İskemik Kalp Hastalığı (Koroner Arter Hastalığı): Dünyada ve ülkemizde erken ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alır. En önemli risk faktörleri sigara, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve obezitedir.
2. İnme (Felç / Serebrovasküler Hastalıklar): Beyin damarlarının tıkanması veya kanamasıyla oluşur. Ortak risk faktörleri sigara, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve obezitedir.
3. KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı): Akciğerlerdeki hava yollarının daralması sonucu solunumu zorlaştırır; hastayı sürekli ilaç ve oksijen desteğine, ciddi nefes darlığına mahkûm eder. En önemli risk faktörü sigara ve kirli hava maruziyetidir.
4. Alzheimer ve Diğer Demans Türleri: Hafıza, düşünme ve günlük yaşam becerilerini tamamen yok eden ilerleyici nörolojik bir hastalıktır. Risk faktörleri; şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, obezitenin yanı sıra işitme ve görme kaybı, depresyon ve çevre kirliliğidir.
5. Kanser Türleri (Özellikle Akciğer, Meme ve Kolorektal): Hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla organ yetmezliklerine yol açar. En önemli risk faktörleri; sigara, alkol, kötü beslenme, obezite ve çevre kirliliğidir.
6. Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı): Zamanla damar yapısını bozarak böbrek yetmezliği, körlük, uzuv kayıpları ve organ yetmezliklerini tetikler. En önemli risk faktörleri obezite ve kötü beslenmedir.
7. Kronik Böbrek Yetmezliği: Böbreklerin süzme işlevini kaybetmesiyle vücutta toksin birikmesine neden olur ve hastaları diyaliz bağımlısı haline getirir. En önemli risk faktörleri şeker hastalığı, hipertansiyon, glomerülonefritler ve obezitedir.
8. Obezite: Tek başına bir hastalık olmasının yanı sıra kalp, diyabet ve kanser gibi ölümcül hastalıkların ana tetikleyicisidir. Yapılan araştırmalar, genç yaşta başlayan ağır obezitenin yaşam beklentisini 12 yıla kadar kısaltabildiğini göstermektedir.
9. Majör Depresif Bozukluk ve Anksiyete: Zihinsel ve ruhsal sağlığı çökerterek bireyin iş, sosyal ve günlük yaşam fonksiyonlarını azaltır; yaşama isteğini ve öz bakımı zayıflatır.
10. Ağır Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları (Kronik Bel ve Boyun Ağrıları): Genellikle doğrudan ölümcül olmasalar da, sağlıklı geçirilen yıl kaybına (yaşam kalitesinin azalmasına) en çok neden olan hastalıklardır. Sürekli ağrı ve hareket kısıtlılığı yaratırlar; obezite, kötü beslenme ve çevresel faktörler en önemli tetikleyicileridir.
11. Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): 'Sessiz katil' olarak bilinir. Tedavi edilmediğinde organ hasarlarına, kalp yetmezliğine ve inmeye doğrudan zemin hazırlayarak ömrü kısaltır. En önemli risk faktörleri kötü beslenme, olumsuz çevresel koşullar, obezite, sigara ve alkol kullanımıdır.
Saygıdeğer okuyucularım, fark etmişsinizdir ki bu 11 ölümcül hastalığın/bozukluğun altında yatan ana risk faktörleri benzerdir:
“Sigara, alkol, kötü çevresel faktörler, kötü beslenme, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve obezite.”
Sonraki yazımda bu düşmanları daha iyi tanımamızı sağlamaya çalışacağım. Yazımı Sun Tzu’nun sözü ile bitireyim:
'Eğer hem düşmanı hem de kendini tanıyorsan, yüz savaşın sonucundan bile endişe etmezsin.'
Sağlıcakla kalın.