Zoraki başlatılan kuran kursları

3 Ağustos günü sabahleyin bazı okullarda din görevlileri eşliğinde 'yaz dönemi din bilgisi kursları' adı altında küçücük çocuklara yönelik kuran kurslarının başladığı haberleri duyulmaya başlandı.

3 Ağustos günü sabahleyin bazı okullarda din görevlileri eşliğinde 'yaz dönemi din bilgisi kursları' adı altında küçücük çocuklara yönelik kuran kurslarının başladığı haberleri duyulmaya başlandı.
TAK'tan gelen bir habere göre KTÖS yetkililerinden bir grup 'Kuzucuk' köyü ilkokulunda başlatılan kuran kurslarını araştırmaya gitmişler.
Öğrenildiğine göre okul müdürünün okulda kurs başladığından haberi yokmuş!
Bir din görevlisinin yürüttüğü kurslar varmış okulda!
Okulda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığından bir yetkili de yokmuş!
Bu arada Sayın Bakan Dürüst de birtakım görüşmeler yapmak üzere 02 Ağustos tarihinde Ankara'ya gitmiş.
Sayın Bakan 'Kuran kursları'nın Bakanlığın denetiminde gerçekleştirileceğini açıklamış ve kendi ifadesi ile hiçbir sorun olmadığını ve kursların 'tamamen bilimsel' çerçevede sürdürüleceğini belirtmişti.
Ancak daha ilk günden denetimlerin olmadığı 'Kuzucuk'ta görüldü.
KTÖS yetkilileri pedagojik formasyonları dahi olmayan din görevlilerinin kursları sürdürdüğünü açıkladılar.
Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz...
Bu arada geçtiğimiz hafta 'Hacı Bektaş-ı Veli Derneği' Başkanı Sayın Özdemir Gül'ün Sayın Bakanı ziyaretinden sonra yaptığı açıklamalar yer aldı basında. Sayın Gül, özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasında herhangi bir sorun görmediklerini belirtmişti. Bunun yanı sıra bu derslerde her din ve inanışa yönelik bilgilerin de yer almasının uygun olacağını açıklamıştı. Ancak şu anki uygulanmaya çalışılan pratik dikkate alındığında, gerek okullardaki derslerin seçmeli halden zorunlu hale getirileceğinin Sayın Bakan ve UBP tarafından açıklanması, gerekse de Kuran Kurslarının uygulamaya geçmesi Devletin laiklik ilkesi ile ters düşer bir durum ortaya çıkarmıştır. Bu da laik devlete inanan vatandaşlarımız arasında tedirginliğin artmasına neden olmaktadır.
İktidara gelir gelmez UBP'nin uygulamaya çalıştığı ekonomi politikalarının yetersizliği ve seçim bildirgelerinde yer alan vaatlerinin tam tersi uygulamaları hayata geçirmeleri halkımız tarafından sorgulanır ve eleştirilirken, UBP bunları örtbas edebilmek için birtakım 'Milliyetçi' propagandaları hayata geçirip insanlarımızın milli duygularından nemalanmaya çalışıyor. Diğer taraftan UBP, 'din' propagandası yaparak ve insanların inançları üzerinden politik kazançlar elde etmeye çalışmakta ve aslında kim bilir belki de bir yerlere mesaj vermeye çalışmaktadır diye düşünülebilir. Baktı ki ekonomik tedbirler alma konusundaki yeterlilikleri çok zayıf, UBP milliyetçilik ve din öğelerini kullanarak bir yerlerin aferinini almaya çalışıyor. Ancak bu türden hassas konularda politika yapmanın toplumun geleceğiyle oynamak olduğunu ve tamir edilmez yaralar açacağını insanlarımızın yaşantılarında ve sosyo-kültürel geleceklerinde sanırım öngöremiyorlar. Ve bu öngörüsüzlük iktidara gelirken boş vaatler veren bir partinin geleceği biçimlendirmede de iktidarda kalmak uğruna topluma nelere mal olabileceğinin hesabını ve mukayesesini dahi yaptırmaktan alıkoyuyor.
Sayın Dürüst'ün, Kuran kursları konusundaki bu adımlarının kendi hükümetlerinin diğer bazı bakanlarının dahi desteğinden yoksun olduğu basında yer alan açıklamalardan ve röportajlardan okunmakta, bu da bu konularda alelacele işler yapıldığının göstergesi olmaktadır.
Sayın Bakan'ın Ankara ziyaretinin tam da Kuran kurslarının başladığı güne denk gelmesi de manidar görünmektedir. Önümüzdeki günlerde bu parçacıkların pratikte de birleştirileceğinden hiç kuşkunuz olmasın. Bu konu üzerinde yazmaya ve Bakanlığın bu toplumdan kopuk adımlarını bilimsel ve sosyolojık çerçevede eleştirmeye devam edeceğiz...
Sevgiyle kalın.
Bu haber 155 defa okunmuştur

:

:

:

: