Öğretmen Münhalleri

Geçtiğimiz cumartesi 22.08.2009 tarihinde Kamu Hizmetleri Komisyonu tarafından yapılan öğretmenlik kamu sınavlarına 1700’ün üzerinde öğretmen katıldı.

Geçtiğimiz cumartesi 22.08.2009 tarihinde Kamu Hizmetleri Komisyonu tarafından yapılan öğretmenlik kamu sınavlarına 1700’ün üzerinde öğretmen katıldı.
Sınava katılanların ancak %10’unun öğretmen olarak atanabileceği bilinmekte, bu da çok boyutlu insan kaynağı planlamasının önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Son günlerde özellikle Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Öğretmen Sendikalerı arasında daha bundan bir ay öncesinde varılan mutabakat gereği kadrolu alınması gereken öğretmen sayısından tam 103 öğretmen eksik alınacağı açılan kadrolardan öğrenilmiştir.
İhtiyaç duyulan öğretmen sayısından 103 öğretmen eksik almak demek öğretimde öğretmen sıkıntısı ile okulların açılacağının habercisi olmaktadır.
Bu arada bu 103 öğretmen ile ilgili olarak birtakım başka sorular da gündeme getirilmekte, bu açığın Türkiye’den öğretmen getirilerek ya da sınavsız geçici öğretmen alımları ile kapatılabileceği ileri sürülmektedir ki bu iki yöntemin ikisi de toplumda huzursuzluklara neden olmakta, gerek genç ve işsiz öğretmenlerimizi gerek aileleri gerekse de duyarlı halkımızı rahatsız etmektedir.
Halkımıza verilen vaadlerle tek başına iktidara gelen UBP hükümeti, vaad ettiklerinin tam tersini yaparak zaten her geçen gün kan kaybederken, seçim sonrasında da öğretmen sendikaları ile mutabık kaldıkları konularda da sözlerinde durmamaları bu hükümetin genel karakteristiğini oluşturmakta ve hükümet hemen hiçbir konuda halka güven vermemektedir.
Milli Eğiti, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın öğretmen alımları konusunda öğretmen sendikaları ile mutabık kaldıkları sayıdaki öğretmen alımları için objektif olarak yapılan sınavları kullanmasını, dosya ve mülakat yöntemleri ile partizanca öğretmen atamalarını kesinlikle gündeme getirerek toplumda yeni bir yara daha açmamasını, hele ülkemizde bu kadar öğretmen fazlası varken Türkiye’den öğretmen getirerek öğretmen açığını kapatma yoluna gitmemesini bekler, bu konuda toplumun ilgili tüm kesimleri tarafından en geniş duyarlılığın gösterileceğini hatırlatmak isteriz.
Zaten asgaride bir sayı üzerine öğretmen alımları yapıldığını, ancak sağlıkta olduğu gibi eğitimde de kısıtlamaya gidilemeyeceğini belirterek, özellikle nüfusumuzun hareketliliğinin mümkün olduğunca artık kontrol edilmesinin önemini hatırlatır, sağlık ve eğitim politikalarının daha sağlıklı belirlenebilmesi için demografik yapı sorunları ile ilgili acil önlemlerin alınması ve standartların belirlenmesi gerektiğini vurgulamak isteriz..

İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASIZLIĞI
Ülkemizde var olan üniversitelerimizin yanı sıra özellikle Türkiye’deki üniversitelerden de çeşitli branşlarda öğretmen mezun olmakta ancak bunların denetimi, ihtiyaç analizleri, nüfus yapısı ve nüfus büyüme hızı benzeri değişkenler dikkate alınmadan mesleklere rasgele yönlenildiğinden çeşitli meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlik mesleğinde de yığılmalar yaşanmakta ve bu da toplumda derin yaralar açmaktadır.
Yapılması gereken tüm mesleklerde toplumsal ihtiyaç analizleri ile birlikte kısa-orta ve uzun vadede hangi meslek alanlarında ve ne kadar ihtiyaç olduğunun belirlenmesi, bu ihtiyaçlar gözönünde tutularak mesleki yönlendirmelerin ortaokul-lise çağlarından itibaren hayata geçirilmesidir..
Elbette mesleki yönlendirme zorla yapılamaz.
Mutlaka aile eğitimi ile birlikte düşünülmelidir yönlendirme çalışmaları.
Günümüzde öylesine ciddi bir noktaya gelinmiştir ki, aileler çocuklarının bazı geleneksel ve bildik meslekler dışında bir bölümde okumalarını düşünmemekte, özellikle tıp, mühendislik, hukuk, öğretmenlik vb bölümlerde eğitim almalarını tercih etmektedirler. Bunun da ötesinde teknik eleman olma ve meslek yüksekokullarında okuma isteği hemen hemen ortadan kalkmış, böylelikle de belli mesleklerde yığılmalar yaşanırken birçok alanda da işgücü ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
Sonuç böyle olunca, üniversite mezunu gençlerimiz ya devlette herhangi bir işe girmeye çalışmakta ya da göç etmekte, ihtiyaç duyulan mesleklere de dışarıdan göç alınmaktadır.
Tam bir kaos.
Tam bir toplumsal belirsizlik ve belki de travmatik bir durum bu.
Rastlantısal bir şekilde insan yetiştirme politikası.
Toplumsal dokuları oluşturan ve sıklaştıran çeşitli meslekler vardır toplumda ve bugün bakıldığında bu meslek gruplarında neredeyse çalışan KKTC uyruklu insan bulmak imkansız hale gelmiştir.
Çalışma yaşamında alınması gereken önlemler bir an önce alınmalı ve gençlerimizin girişimcilikleri maddi manevi desteklenmelidir.
Kamu dışında çalışan insaların büyük bir çoğunluğunun ülkemize dışarıdan gelip çalışma izinleri ile çalışması ve birçok meslek alanında KKTC vatandaşlarının yetişmemiş ve çalışmamış olması giderek içinden çıkılamaz bir şekilde devletten iş bekleyen insanlarımızın yığılmasını doğurmuştur.
İnsanlarımız çeşitli diğer nedenlerin yanı sıra insan kaynağında planlamanın olmaması ve bu konuda insan yetiştirme politikasızlıkları günden güne büyümüş ve bugün bir kangren haline gelmiştir.
30 yılı aşkın bir süredir sürdürülen bu politikasızlığın acı sonuçları elbette ki akılcı politikalarla ortadan kaldırılabilir. Bu akılcı politikalar ise ancak ve ancak toplumsal düşünmekle ve katılımcı-paylaşımcı yaklaşımlarla yürütülebilir.
UBP’nin seçimler öncesinden bugüne kadar yürütmüş olduğu politikalar ve attığı adımlar ise maalesef bu konuda geleceğe dair hiçbir güven vermemekte, yıllardır sürdürdükleri toplumsallıktan uzak politikalarına devam edeceklerinin sinyallerini vermektedir.
Ancak bilinmelidir ki ne toplumumuz ne de içerisinde bulunduğumuz Kıbrıs eski toplum ve eski Kıbrıs değildir. Türkiye de aynı Türkiye değildir: Demokratik açılımlarla, AB uyum politikalarını hayata geçirmeye çalışmakla, Kıbrıs sorununun çözümü için gösterdikleri motivasyonla, Ergenekon dosyası ile, enerji politikalarıyla ve daha birçok çağdaş proje ile değişmektedir Türkiye de. Değişmeyen bir tek eski zihniyetlerde kalan ve dünyanın değiştiğini bir türlü algılayamayan bazı UBP yöneticileridir ki onlar da değişimin karşısında duramayacaklar ve ya değişecekler ya da değişim isteyen toplumun önünden çekileceklerdir.
Sevgiyle ve dostlukla kalınız...
Bu haber 203 defa okunmuştur

:

:

:

: