Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst’ün uygulamaya çalıştığı eğitim politikalarının, tam da UBP hükümetinin diğer konularda uyguladığı böl ve yönet politikaları ile bire-bir örtüştüğü söylenebilir.
100 günlük hükümet döneminde UBP hükümetinin uyguladığı politikaların sonucunda hangi kutuplaşmalar ve sorunlar yaratılmış kısaca özetlemeye çalışalım:
Kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları karşı karşıya getirilmiş,
Kamu çalışanları Ek mesai alanlar ve ek mesai almayanlar diye bölünmüş,
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin seçmeli ders olmasını isteyenler ve zorunlu olmasını isteyenler karşı karşıya getirilmiş,
Din siyasallaştırılmaya çalışılmış,
Kuran kursları isteyenler ve istemeyenler diye toplum bölünmüş,
Laik eğitimi destekleyenler ve desteklemeyenler diye bölünmeler yaratılmış,
Dr. Küçük Spor Oyunlarını kimin düzenleyeceği konusunda Milli Olimpiyat Komitesi ve KKTC Milli Olimpiyat Komitesi sorunu ortaya atılmış,
Kanun gücünde kararname ile Eşel Mobil uygulaması değiştirilmiş ve sendikalara verilen yazılı taahhütler hiçe sayılmış,
Kendi öğretmenlerimiz ve uzmanlarımız tarafından yazılan ve okutulan Tarih kitapları değişsin diyenler ve kalsın diyenler grupları yaratılmış,
Alevilik-Sünnilik tartışması yaratılmış,
Milliyetçilik siyasallaştırılarak milliyetçi ve anti milliyetçi sıfatları yaygınlaştırılmış,
Büst krizleri yaşatılmış,
UBP’nin kutuplaştırma politikalarından etkilenerek durumdan vazife çıkaran bazı kişiler kitap yakma operasyonu ile toplumda huzursuzluk yaratmış,
Halkımıza verdikleri seçim vaatlerini, örneğin elektrik ve seyrüsefer ruhsatları fiyatlarını düşürmeyerek, yerine getirmemişler ve halkı sükût-u hayale uğratmışlardır.
UBP Hükümeti toplum içerisinde sürekli olarak yaratmaya çalıştığı bu türden bloklaşmalarla ve sorunlarla kamuoyunda artan bir huzursuzluğa neden olmakta, istikrar arayan halkımızı giderek daha da tedirgin etmektedir.
Deyim yerindeyse UBP hükümeti ve özellikle de Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst katı bir “böl ve yönet” politikası uygulamakta ve kendi yetki ve sorumluluklarından tabiri caizse kaçmaktadır.
25 Ağustos günü çocuklarının Din Kursu almasını isteyen bir grup insan Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gitmek yerine siyah çelenklerini KTÖS binasına bırakmışlar ve KTÖS yöneticilerini kurslara karşı çıkmalarından ötürü protesto etmişler. Bunun üzerine de KTÖS yetkilileri, siyah çelengin adresi olarak kendilerinin olmadığını açıklayarak, binalarına bırakılan çelengi kendi protestoları ile birlikte doğru adres olarak gösterdikleri TC elçiliği önüne bırakmışlar.
Bir konuda farklı düşüncelere ve inançlara sahip olan iki farklı kesim böylelikle karşı karşıya getirilmiş. Peki kim sebep olmuş bu insanların karşı karşıya gelmelerine acaba? İnsanların veya grupların farklı düşüncelere sahip olmaları elbette doğaldır da hiç yoktan yaratılan bu sorunun yaratılması ve daha sonra da kenara çekilip insanları karşı karşıya getirmek doğal da değildir doğru da.
Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dürüst geçtiğimiz Haziran ayında okullarda seçmeli ders olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olacağını açıklamış; Temmuz ayında da Din İşleri Dairesi Başkanı Sayın Suiçmez ile bir protokol imzalayarak yaz aylarında Din İşleri Daire Başkanlığı tarafından yaz dönemi dini bilgiler kursları açılmasının önünü açmıştır. Kamuoyu arasında kuran kursları diye de anılan bu kursların açılmasına laik devlet ve laik eğitim ilkelerini ileri sürerek karşı çıkan çevrelerin tüm uyarılarına kulak tıkayan Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı, farklı düşünen iki grubu karşı karşıya getirmeyi “başarmıştır”. Tam bir “böl ve yönet” politikası.
Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na atandığı daha Mayıs ayının ilk günlerinden beridir almış olduğu kararlarla, toplumda sürekli olarak kutuplaştırmalar yaratılmasına fırsat vererek toplumda tedirginlik yaratılmasına neden olan Sayın Bakan Kemal Dürüst, kolej sınavları, tarih kitapları, din dersleri, öğretmen münhalleri, kuran kursları,
Dr. Küçük spor oyunları ve daha birçok konuda takındığı tavırlarla çeşitli istenmedik olayların yaşanmasını tetiklemekte ve yaşanan olayları sessizce seyretmektedir.
UBP yönetimi ve özellikle Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst uyguladıkları “böl ve yönet” politikaları ile gerek laik insanları, gerek inanç özgürlüğüne inanan ve gerekse de inançlarını uygulamak isteyen insanları tedirgin etmekte ve birbirlerine düşürmeye çalışmaktadır.
Kendi inançları nedeniyle din bilgisi derslerini ve kursları talep edenlerle laik eğitim olgusunu gündeme getiren kesimleri karşı karşıya getirmek tamamen bir “böl ve yönet” politikasıdır.
Sayın Dürüst ihtiyaç analizleri yolu ile ihtiyaçları bilimsel yollarla belirleyip, laik eğitim ilkeleri temelinde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin çağdaş program geliştirme çalışmaları neticesinde okullarda seçmeli ders olarak okutulması konusundaki görevlerinden kaçmamalıdır.
Siyah çelenkin bırakıldığı adres olan KTÖS yaratılan bu durumun sorumlusu değildir.
Çelenkin bırakılması gereken doğru adres bu sorunu yaratan ve akıl yolu ve bilimsel temellerle çözmek durumunda olan Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığıdır.
..............................................................................................................................................
NOT: Uzun bir süredir Star Gazetesindeki “Vizyon” başlıklı köşemde siz değerli okuyucularla salı ve perşembe günleri, “Eğitişim” başlıklı sayfamda da pazartesi günleri birlikte olduk, çeşitli güncel konuları paylaştık.
1 Eylül’den itibaren salı ve perşembe günleri YeniDüzen gazetesinde de yazmaya başlayacağımdan, Star Gazetesinde bundan sonra yalnızca pazartesi günleri siz sevgili okuyucularla buluşabilecek, “eğitişim” sayfamda “vizyon” adlı görüşlerimle de sizlerle birlikte olmaya büyük bir zevkle devam edeceğim.
Sevgi ve dostlukla kalınız.