Eğitimin Yolu Sevgiden Geçer

Yaşadığımız dünyanın baş döndüren hızına, an be an değişen gündemine, değer yargılarına, yaşamsal dayatmalarına, düşünsel politikalarına, medyanın öğretilerine, yaygın internet kullanımlarına,

Yaşadığımız dünyanın baş döndüren hızına, an be an değişen gündemine, değer yargılarına, yaşamsal dayatmalarına, düşünsel politikalarına, medyanın öğretilerine, yaygın internet kullanımlarına, bilgi yoğunluğu ve buna koşut bilgi kirliliğine karşın toplumların eğitimle ilgili arayışları ve eğitime verdiği önem her geçen gün daha da artmaktadır. Kuşkusuz ki bu önem ve arayışlar, yenilenme, değişim-dönüşüm uygulamaları ile yerini bulmaktadır.

 

Geleneksel oluşumların işlevlerini uygulama ve kuram olarak hızla yitirdiği günümüzde, bireylerin yaratıcılıklarını açığa çıkarmak, işlemek ve toplumların yararı doğrultusunda yaygınlaştırmak oldukça önemli bir hal almaktadır. Yaratıcı düşünme; bilgide problemleri ve boşlukları görme; düşünce ve hipotezler geliştirme; özgün düşünce üretimi; düşünceler arasındaki ilişkiyi görme; düşünce parametrelerini geliştirerek yeni bileşimler elde etme; sonuç olarak bir yaratıcı tasarım ve eğitimsel öngörü yaklaşımı olarak açıklanabilir. Yaratıcı düşünme bazında tasarım ve eğitimsel öngörü, her türlü koşullandırmanın ötesinde özgür bir bakış, kalıplardan sıyrılmak, bilinenden bilinmeyene doğru bir arayışı simgelemektedir.

 

Yaratıcı düşünme bağlamında, tasarım ve eğitimsel öngörü odaklı eğitim felsefesi ilkeleri şöyle özetlenebilir:

Ø      Düşünmenin ve öğrenmeyi öğrenmenin; bu işlevlerin, bilimsel, sistematik örgüsünde tasarım ve eğitimsel öngörüye egemen kılınması;

Ø      Kalıcı, özgün ve özelleştirilmiş, işlevsel bilgi yapılanmasının sağlanması;

Ø      Eğitim ortamlarının ve eğitim sistemlerinin yaratıcı düşünmenin, tasarım ve eğitimsel öngörü yeteneğinin oluşumuna ve gelişimine olanak verecek şekilde düzenlenmesi;

Ø      Bireysel düşünce parametrelerinin geliştirilmesinde, bireyin öğrenme gereksinim ve isteminin öne çıkmasıdır.

 

Yaratıcı düşünme süreçleri kapsamında, eğitim stratejisi; hedefi, sisteme yaratıcı düşünme, tasarım ve eğitimsel öngörü yeteneği kazandırmak olan eğitim felsefesine dayalı olarak; nasıl gerçekleştirilebileceğini, ilkeleri, yöntemleri ve uygulama konseptini içeren; eğitim kaynaklarının en verimli ve etkin kullanımını sağlayan bir yapı geliştirme ve onu kullanma düşüncesine dayanmaktadır. Burada önemle vurgulanması gereken, eğitimin odağında sistemin, öğrenimin ve öğrenenin bulunmasıdır. Çünkü günümüzde, yönetim, öğretmen, öğrenen odaklı bir öğrenme stratejisi ile öğreneni eğitim süreçlerine çekebilme ve aktif katılımını sağlayabilme olanaklıdır. Bugüne dek yaygın biçimde uygulanan, öğretmeni merkez alan öğretim stratejilerinin,  yaratıcı düşünceyi açığa çıkarmayı yeterince başaramadığı yolundaki savlar, kuşkusuz ki incelenmeye değer bulunmaktadır. Öğretim stratejilerinin, etkin öğretim yöntemlerinin, etkin öğrenmeye dönüşmesiyle,  esnek ve ufuklu düşünce açılımına olanak verilebileceği; kalıplara bağlı düşünen ve ön yargılı zihinsel duvarların ötesine geçilebileceği düşünülmelidir. Bu bağlamda, yaratıcı düşünme becerileri edinme süreçleri tek başına değil,  sistemin tüm unsurlarıyla nasıl daha iyi öğrenebilecekleri sorusuna yanıt aramalıdır. Söz konusu konuyla ilgili yapılan çeşitli araştırmalardan özetlenerek aktarıldığında, yüksek düzeyde öğrenme aşağıdaki koşullar çerçevesinde gerçekleşmektedir:

Ø      Problem çözme sürecinde;

Ø      Öğrenenlerin ve sistemin tüm unsurlarının, kendi öğrenmelerinden sorumlu olmaları ve bunu kontrol edebilmeleriyle;

Ø      Yönetim, öğretmen ve öğrenenlerin, yaratıcılık, içgörü kazanma (introspection) ve araştırma becerilerini kullanabilmeleriyle;

Ø      Öğrenme süresince kavram, kuram ve uygulamanın bütünleştirilmesiyle;

Ø      Başkalarıyla paylaşım içinde görüş alışverişinde bulunulmasıyla;

Ø      Geçmiş deneyimlerin kullanılması ve bilgi transferiyle;

Ø      Verimli öğrenme ortamının sağlanması biçiminde sıralanabilir.

 

Eğitim felsefesi olarak düşünmeyi ve öğrenmeyi öğrenmek, dayanıklı, özelleştirilmiş işlevsel bilgi yapılanmasının sağlanması, yaratıcı düşünmenin, yaratıcı tasarım ve eğitsel öngörü yeteneğinin geliştirilmesi için eğitim sisteminin düzenlenmesi, sistem yaklaşımı içerisinde bütüncül bir vizyonun oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Eğitim stratejisi olarak, hedefin,  sisteme yaratıcı düşünme ve yaratıcı tasarım ve eğitsel öngörü yeteneği kazandırmak olan eğitim felsefesine dayalı olarak, nasıl gerçekleştirilebileceğini, ilkeleri, yöntemleri ve uygulama kavramını içeren, eğitim kaynaklarının en üst düzeyde verimli ve etkin kullanımını sağlayan bir güç geliştirme ve onu kullanma düşüncesine dayanmalıdır. Bu stratejinin uygulama kavramı, sistemin yüksek düzeyde öğrenmeyi ve hedeflerini gerçekleştirecek şekilde, kaynakların verimli kullanımını motive edici dinamik bir yaklaşımı esas almalıdır.

 

Öyle bir çağda yaşamaktayız ki hiçbir diploma tek başına yeterince iş görmemektedir. Yine bu günlerde diploma sahibi olmak tek başına günlük yaşamımızın gündelik rutinlerini sürdürmemize dahi yetmemektedir. İnsan düşünen ve gelişmelere açık beyniyle her zamanki arayışlarını sürdürecektir. Gelecekte varlığını devam ettirmek isteyen toplumlar eğitime, dolaylı olarak temelde çocuk ve gençlere ve fakat yaşam boyu öğretim kapsamında herkese yönelik eğitsel yatırımlarla geleceklerini garantilemektedirler bir anlamda. Hızla kirlenen dünya yapısında, eğitimcilerin yolu önce sevgiden geçmelidir; unutmayalım ki “dünyayı güzellik kurtaracak/ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey…” Zülfü Livaneli’nin o güzel türküde söylediği gibi...
Bu haber 114 defa okunmuştur

:

:

:

: