Olacak o kadar…

Cumhurbaşkanlığı seçimleri bitti; devir teslim töreni yapıldı ve akıllarda kalan, bir devrin kapanışına gölge düşüren, yenilerin (!) gelirken gidenlere karşı devlet erkânına yakışmayan tavır ve tutumlarıyla bunlara yanıt vermek zorunda bırakılan 2. Cumhurbaşkanı’nın kırgınlığı oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri bitti; devir teslim töreni yapıldı ve akıllarda kalan, bir devrin kapanışına gölge düşüren, yenilerin (!) gelirken gidenlere karşı devlet erkânına yakışmayan tavır ve tutumlarıyla bunlara yanıt vermek zorunda bırakılan 2. Cumhurbaşkanı’nın kırgınlığı oldu. Olacak o kadar, çünkü devir değişti…
Sayın Eroğlu seçimlerin sonuçlandığı ve kesinleştiği saatlerde, ilk konuşmasını kendini destekleyen halka ve desteklemeyen halkın diğer %43+’lık kısmına yaparken, vurgu yapmayı tercih ettiği en önemli konu, müzakerelere devam edeceği ve Türkiye ile iş birliğini bozmayacağı yönündeydi. Bu pek de seçim kazanan bir adayın coşku dolu konuşma üslubuna benzememekle beraber, elbette ki Sayın Cumhurbaşkanının tercihidir; aklımızda kalan genel temayüller doğrultusunda, genelde seçim kazanan kişi, halkına, herkese eşit mesafede olmaktan ve geneli kucaklayan tavır ve tutumla, ülkedeki huzur ve güven ortamlarının devamından söz eder. Vardır bir kaygı anlaşılan ayağının tozuyla insan “valla billa ben de müzakerelerin devamından yanayım, Türkiye ile iş birliği içinde çalışacağım” demez! Olacak o kadar…
Bu seçimlerin hemen sonrasında Sayın Baba Denktaş açıklama yaptı. Mehmet Ali Talat’ın zaman zaman dünyaya verdiği mesajın kendisini tedirgin ettiğini söyledi. Ve “Biz devleti, egemenliği ve Türkiye’nin garantörlüğünün devamını destekleyen tarafın kazanmış olmasından memnunuz. Şimdi hiç olmazsa Kıbrıs Türkü dünyaya devletine sahip çıktığını ve çıkacağını göstermektedir. Ondan sonrası artık Sayın Cumhurbaşkanının kendi uzmanları ve Türkiye ile yapacağı temaslar sonucunda yapacağı çalışmaya bağlıdır ama bu sözler verilmiştir. İnşallah tutulur ve Türkiye inşallah bunları destekler” dedi. Bizler de merakla beklemekteyiz; eee olacak o kadar…
Gazeteci-Yazar Erdal Güven, yeni Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ile görüştü. Bu görüşmeden satırlara yansıyan çok şey tartışmaya açık ama beni en çok etkileyen seçimler süresince kendisine sorulan BM parametreleri ile ilgili hiçbir soruyu yanıtlamayan Sayın Eroğlu’nun bu konuda nihayet konuşmaya başlamasıdır. “Peki ya parametreler? İşte o noktada Sayın Eroğlu, Sayın Talat'tan 'fark'ını ortaya koyuyor: 'BM parametreleri tartışılmaz diye bir kural yok. Allahın kelamı değil ya! Kaldı ki önemli olan, o parametrelerin içinin nasıl doldurulacağı. Nasıl bir iki toplumluluk, nasıl bir iki bölgelilik, nasıl bir siyasi eşitlik? Tüm bunları tartışıp içini doldurmamız lazım.' Hadi bakalım kolay gelsin! eee olacak o kadar…
Devir teslim töreni sonrasında Cumhurbaşkanı Eroğlu, saat 18.00’den itibaren eşiyle birlikte tebrik kabul etmeye başlıyor. Sıra Cumhurbaşkanı Talat’a destek veren ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı’ya geldiğinde Sayın Eroğlu tokalaşıyor ancak dikkat çeken bir tokalaşmama hadisesi de yaşanıyor. Bu tutumun önemsenmesi, basında haber değeri taşıması ve bu yazıya konu olması, davranıştaki satır arası öfkenin tebrik kabulde bile ortaya çıkmasıdır. Çünkü burada ya bizdensin, ya değil denmektedir; böyle bir yapı söz konusu ise ya dostsun ya düşmana gelir durum. Oysaki demokrasilerin en önemli özelliği tahammüldür. E olacak o kadar, dedik ya devir değişti…
Şimdi kıssadan hisse diyeceğim: 'Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. Isınma gereksinimi, onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana dek... (Arthur Schopenhauer )
Hepimizin gereksinimi demokratik olarak ve demokrasi ölçütlerinde, fikrimiz ve duruşumuz ne olursa olsun birbirimize katlanabileceğimiz uygun mesafeyi bulmaktır özcesi. Yeni seçim süreci başlıyor; yeni bir demokrasi sınavı başlıyor bizler için… Olacak o kadar demeyelim ve saygının erdemli özelliği olan farklılıklara tahammül etmenin insan-ı kâmil olmak anlamına geldiğini bilelim…
Bu haber 205 defa okunmuştur

:

:

:

: