BİLGİ TOPLUMUNDA EĞİTİM
Bilginin durmaksızın çoğaldığı ve aynı hızla eskidiği çağımızda, öğrenme, daha yoğun olarak kitle iletişim araçları ve teknolojik araçlarla gerçekleşmektedir. Okulların, öğrencilerden not ve sınıf geçme anlamındaki başarı beklentileri, öğrencilerin beklentileriyle örtüşmemektedir. Bu da bireylerin kendi seçtikleri alanlarda, kendi kendilerine bilgi edinme gerçeğini oluşturmaktadır. Sınıf ortamında edilgen, sessiz, katılımcı olmayan kimi öğrencilerin, kendi ilgi alanları söz konusu olduğunda lider, başkan, danışman gibi nitelikli özelliklere sahip, kendi ortamında saygı duyulan kişiler olduğu görülebilmektedir. Bu bağlamda, eğitimi günümüz koşullarına göre güncellemek gerekmektedir.
Anlaşılmaktadır ki plânlama gereksinimleri kapsamında ders içeriklerinden, öğretim metot ve tekniklerinden, öğrenme paradigmalarındaki değişimlere kadar birçok alanda niteliksel değişimler üzerinde durulmalıdır. Bu bağlamda eğitim plânlamaları, eğitsel değişim süreçlerine göre uyarlanma ve uygulama stratejileri olarak düşünülmelidir. Bilgiyi plânlama, stratejik bir öneme sahiptir. Çünkü bilgi çağındaki en önemli değer bilgi ise en önemli beceri de bilgiye ulaşmayı bilmektir. Bilgiye ulaşmak ise problem çözme sürecinin geri dönüşümlü olarak yaşanması anlamına gelmektedir. Zihinsel olarak problem çözme yetkinliğine ulaşmış bireylerin, problem çözmenin pratik dayanaklarının da farkında olduğu söylenebilir. Bireyler, bilgiye ulaşmada problem çözme aşamalarını kullanmaktadır. Ayrıca bu süreçte karşılaşılan problemleri çözmek için de zihinde biriktirilmiş bilgi kaynaklarından yararlanılmaktadır. Geleceğe yönelik açılımlar da göz önüne alınarak bilginin plânlanması, bu plânlamaların da sistemli olarak yapılandırılması, sistematik olarak öğretilmesi çağımızda yaşanan köklü değişimlere alt yapı hazırlamak anlamında yorumlanmalıdır. Bu bağlamda insanların kendini geliştirme, gerçekleştirme, benlik algısı, benlik saygısı ve toplumsal saygınlık anlamında ciddi öneme sahip olan kariyer edinme süreçleri rastlantıya, kadere, ilgisiz kişi ve/veya kurumların tercihlerine bırakılmayacak kadar önemlidir.
BİLGİ EDİNME SÜRECİ
Bilgi yönetimi tanımından hareketle, ulusların kendi eğitimsel politikalarını gözeterek okul öncesi dönemden itibaren öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve gelişimsel düzeyleri göz önünde bulundurularak, hangi bilgilere nasıl ulaşacaklarının sistemli ve sistematik olarak plânlanması ve öğretilmesi gereklidir; sonucuna ulaşılabilir. Eski stil öğrenme-öğretme yöntemleri ve teknikleri, günümüz koşullarını ve gelecekteki koşulları karşılamaya yeterli değildir. Çünkü müfredatlar öğrencilerin tümünü aynı düzeyde, aynı öğrenme hızında, aynı ilgi, algı, istek ve yetenekte kabul etmektedir. Ayrıca müfredatlar, öğretmenleri de öğretim anlayışı, algısı ve uygulama kapasitesi anlamında aynı var saymaktadır. Bilgi çağındaki yapılanış ise farklılıklara vurgu yaparak bilginin gücünü ve etkisini öne çıkarmaktadır. Aynı kabul etme, aynı var sayma hızla anlamını yitirmektedir. Çünkü bilginin derin ve yoğun olarak çoğalması, çoğaldığı oranda ve hızda farklı kitlelere, bireylere ulaşabilme ortamının olması, yeni, farklı, sıra dışı fikirlerin anlamlı ortamlarda değer bulmasına hizmet etmektedir. Bilginin yaygınlaşmasıyla, kalıpçı, dar, şablon zihniyetlerde bile esneme, gelişme, değişme görülebilmektedir. Bu aşamada yapılması gereken, üretilen bilgiye ulaşmanın plânlarının hazırlanarak işlevsel olarak öğretilmesine ortam hazırlamak olmalıdır. Hangi bilginin hangi öğrencilere verileceği ile belirlenen bilginin nasıl edinileceği süreci özenle plânlanarak, ele alınmalıdır. İzlenebilecek aşamalar, öneri olarak şöyle verilebilir: 1. Ne tür bilgi? 2. Neden? 3. Kimlere? 4. Nasıl ulaşılacak? 5. Nasıl ve nerede kullanılabilir? (Edinilen bilgi) 6. Tartışma ve değerlendirme.
EN YENİ (!) HÜKÜMET PROGRAMINDA EĞİTİMİN SON HALİ
Yukarıdaki açıklamalar, bilgi çağı toplumundaki günümüz insanının gereksinimlerinin eğitim penceresindeki çok genel bir özetidir. Buradan bakıldığında, bize sunulan, hükümetin eğitim programının yeterliliği ve güncel gereksinimleri karşılayabilme gücü net ve temiz olarak anlaşılabilir. Geçen hükümetin eğitim programında belirlenen hedeflerde neler vardı ve bunlardan ne kadarı gerçekleştirilebildi? Bu yazının ana izleği budur ve amacım da bunu sorgulamaktır. Çünkü yeni (!) denen bu hükümet 2009, 19 Nisandan bu yana görevdedir ve yeni kabinede yer alan vekil bakanlar dün de mecliste olan vekillerdir sonuç olarak. Bu yeni programda çıkarılan temel eğitsel hedeflerin yanı sıra eklenen birkaç yeni hedef ve amaç da bulunmaktadır. Tek tek bu maddeler incelendiğinde, anlaşılan şudur ki çıkarılan maddelerin neden çıkarıldığı eklenen maddelerin neden eklendiği konusu tamamen belirsizdir. Zaten geçtiğimiz hükümet programında eğitim 7 sayfada yer alırken şimdiki programda programın 3 sayfaya düşmesi de manidardır! Eğitimde saptanan temel hedeflere bu buraya yakıştı bu burada şık durmadı diye aksesuar muamelesi mi yapılmaktadır acaba?
DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM GEREKSİNİMLERİ
Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminin en temel ve acil çözüm gerektiren sorunları; eğitim sistemi paradigması; öğretmen eğitimi; yükseköğretim politikaları; sınav endeksli eğitim; nitelikli programlar, nitelikli eğitim, nitelikli donanım; bilgi toplumu; bilgi çağı gereksinimleri; yönlendirme sorunları; özel eğitim yasası; çok kültürlü eğitim; öğrenci merkezli eğitim; ileri eğitim teknolojileri olarak sıralanabilir. Bunlar ise bu yeni programda da yer almamaktadır ve zaten programda yer alsaydı bile uygulama ve sistem oluşturma anlamında bu gereksinimlere uyumlu ve bize uygun sistem çalışmaları maalesef geçtiğimiz hükümet döneminden beridir hiç yapılmamaktadır. Bu bağlamda vakit kaybetmeden belli bir takvime göre gerçek zamanlı hedef ve amaçlar belirlenmelidir. Yoksa sürgit program ve gerçekleşmeyen hedeflerle uğraşılacaktır; buna da bu toplumun tahammülü yoktur.
Sistemde değişim oluşturabilmek için sistemde dönüşüm oluşturmak gereklidir. Dönüşümün ön koşulu ise gerçekleştirilebilir, zamanlı ve temelde küryerellikle paralel, esnek eğitim modellerinin ulusal eğitim kimliği ve halkın gereksinimleri doğrultusunda yapılandırılmasıyla olanaklıdır. Bu hayal midir? Hayır. Bu uygulanabilir, programlanabilir ve ölçülebilir bir sistemin alt yapısının oluşturulması ile geçiş aşamasına dahi mutlak bir gereksinim olmadan yaşama geçirilebilecek bir sistemdir.
Yeni eğitim bakanımıza görevinin hayırlı olmasını bir kez daha dile getirdikten sonra diyorum ki eğitim alanında yapabileceğimiz her türlü destek ve yardıma dün olduğu gibi bugün de hazırız. Amaç Kıbrıs Türk Halkının geleceği olan gençlerimiz ve çocuklarımız için en iyisini en güzelini sağlamaktır çünkü. Hükümet programına bir şeyler yazmakla, var olarak gösterip üstünde ve içerikte çalışmamakla olmaz kuşkusuz ki. Bu bakış açısında dün yazdığınızı bugün çıkarırsınız! Niye yazıldı niye çıkarıldı tartışamazsınız bile! Bilmediğiniz ya da inanmadığınız hele hele vizyonunuzda olmayan bir şeyi nasıl açıklayabilirsiniz ki? Bizim eğitim sistemimizin uzman ellerde, bilimsel, toplumsal ve evrensel değerlerle yeniden yapılandırılmaya, değişim ve dönüşüme gereksinimi vardır. Unutulmamalıdır ki tırtılın dünyanın sonu dediğine usta kelebek der!