Bilgi çağında eğitim

Tezcan (1985: 4)’a göre eğitim sözcüğü, günümüzde değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Ancak eğitimin daha çok bir amaç doğrultusundaki süreç anlamında kullanıldığı görülür. Buna göre eğitim, bir insanın yaşadığı toplumda yeteneğini, tutumlarını ve olumlu değer içeren diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçler toplamı olarak tanımlanmaktadır.

Tezcan (1985: 4)’a göre eğitim sözcüğü, günümüzde değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Ancak eğitimin daha çok bir amaç doğrultusundaki süreç anlamında kullanıldığı görülür. Buna göre eğitim, bir insanın yaşadığı toplumda yeteneğini, tutumlarını ve olumlu değer içeren diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçler toplamı olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan eğitim tanımlarından birtakım anahtar kavramlar çıkarmak mümkündür. Bunlardan bazıları; kasıtlı ya da amaçlı bir davranış kazandırma, bireyin toplumla bütünleşmesini sağlama, yeteneklerini geliştirme ve bireyin topluma iş gücü olarak katılımını sağlamaktır. Eğitim sürecinden geçen bireyin davranışında değişiklik olması amaçlanmakta ve beklenmektedir. Okullar ise eğitim sürecinin en önemli kısımlarını teşkil etmektedir (Bucak, 1993: 20).

Son çeyrek yüzyıldan bu yana, bir ülkedeki eğitim sistemi ve okullaşma oranları ile o toplumun gelişmişliği ya da geri kalmışlığı arasında doğrusal bir ilişki olduğu, çeşitli yayın ve araştırmalarla ortaya konmuştur. Yine hızla değişen sosyo-ekonomik, siyasal ve kültürel değişmelere uyum sağlamanın en önemli koşulunun iyi bir eğitim düzeyine sahip olmak olduğu ve eğitilmiş olmakla demokratik davranabilme arasında doğrusal bir ilişki olduğu da bilinen bir gerçektir. Eğitimin, geçmişte olduğu gibi bugün de güncelliğini koruması, dünyadaki değişme ve gelişme hızında başlı başına bir etken konumunda olmasından kaynaklanmaktadır (Bucak, 1993: 21–22; Peker, 1995: 31).

Bilginin durmaksızın çoğaldığı ve aynı hızla eskidiği çağımızda, öğrenme, daha yoğun olarak kitle iletişim araçları ve teknolojik araçlarla gerçekleşmektedir. Okulların, öğrenenlerden not ve sınıf geçme anlamındaki başarı beklentileri, öğrenenlerin beklentileriyle örtüşmemektedir. Bu da bireylerin kendi seçtikleri alanlarda, kendi kendilerine bilgi edinmeye çalışmaları gerçeğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, eğitimi günümüz koşullarına göre güncellemek gerekmektedir. Temel olarak öğrencilere bilginin anlamı, önemi, neden gerekli olduğu, edinilmeye değer bir şey olduğu ve çağımızın bilgi çağı olarak adlandırılmasının hangi neden-sonuç ilişkilerine bağlı olarak gerçekleştiği kavratılmalıdır. Çünkü en önemli adım, öğrenenlerin bilgi edinmenin önemini anlamaları ile bilgiye nasıl ulaşacaklarını öğrenmeye heveslenmeleri olacaktır.

Günümüz eğitim plânlamacıları, katı ve merkezî plânlama stratejileri yerine, plânlama kapsamında sürekli veri toplayan, değerlendiren; uygulanan programların etkinliğini ölçen, geniş tabanlı, geleceği keşfetmeye çalışan, ince ayrıntılar içermeyen ve sürekli güncellenebilen esnek eğitim plânları yapmaktadırlar. Eğitimin organize edilmesi, modellenmesi ve plânlanması için hiçbir zaman tek bir yol yoktur. Her hangi bir konuda plânlama yapabilmek için her şeyden önce plânlama yapılacak konuda özellikle yakın geçmişle ilgili var olan bilgi ve verilerin toplanıp gözden geçirilmesi ve bunun neticesinde de içinde bulunulan durumun analiz edilerek belirlenmesi, akabinde gelecekte varılmak istenen noktanın detaylandırılması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, gidilecek yere nasıl gidileceğini belirleyebilmek için her şeyden önce nerede bulunulduğunu belirlemek ve bulunulan noktaya nereden ve nasıl gelindiğini analiz etmek önemlidir. Bir plânlama sürecinde varılmak istenen noktaya nasıl gidilebileceğini belirleme aşamasında olası alternatifleri ortaya koymak kesinlikle çok iyi belirlenmiş bir vizyon gerektirmekte ve bu vizyonun gerçekleşebilme olasılığının artırılması da optimal alternatifin seçilmesi sırasında içinde bulunulan koşullara uygun bir karar verme sürecini öne çıkarmaktadır. Bu süreçte, plânlama çalışmalarını yürütenlerin kesinlikle analitik bir yapıda düşünmeleri ve belirlenen vizyona ulaşma konusunda yaratıcı olmaları özellikle karar verme süreçlerinde çok önemlidir (Carnoy, 1997: 5; UNESCO, 1993: 82; Çağlar ve Reis, 2007).

Anlaşılmaktadır ki plânlama gereksinimleri kapsamında ders içeriklerinden, öğretim metot ve tekniklerinden, öğrenme paradigmalarındaki değişimlere kadar birçok alanda niteliksel değişimler üzerinde durulmalıdır. Bu bağlamda eğitim plânlamaları, eğitsel değişim süreçlerine göre uyarlanma ve uygulama stratejileri olarak düşünülmelidir. Bilgiyi plânlama, stratejik bir öneme sahiptir. Çünkü bilgi çağındaki en önemli değer bilgi ise en önemli beceri de bilgiye ulaşmayı bilmektir. Bilgiye ulaşmak ise problem çözme sürecinin geri dönüşümlü olarak yaşanması anlamına gelmektedir. Zihinsel olarak problem çözme yetkinliğine ulaşmış bireylerin, problem çözmenin pratik dayanaklarının da farkında olduğu söylenebilir. Bireyler, bilgiye ulaşmada problem çözme aşamalarını kullanmaktadır. Ayrıca bu süreçte karşılaşılan problemleri çözmek için de zihinde biriktirilmiş bilgi kaynaklarından yararlanılmaktadır. Geleceğe yönelik açılımlar da göz önüne alınarak bilginin plânlanması, bu plânlamaların da sistemli olarak yapılandırılması, sistematik olarak öğretilmesi çağımızda yaşanan köklü değişimlere alt yapı hazırlamak anlamında yorumlanmalıdır. Yaşamın her aşamasında bilgi ve bilgiye ulaşmak önemlidir. Çünkü en sıradan bir durumda da spesifik bir durumda da bilgi kullanımı söz konusudur. Nitelikli bilginin kazanılması, bilgiye plânlı olarak ulaşılması ile yakından ilgilidir; denebilir. Bu da ulaşılan bilginin, istenen amaç ve hedefler doğrultusunda kullanılması anlamında değerlendirilebilir.

KAYNAKÇA
BUCAK, E. B. (1993). Türkiye’de eğitim politikaları ve siyasal parti ödülleri. Adım Yayınları.
CARNOY, M. (1997). Is Privatization through vouchers really the answer? Washinton, D.C. World Bank.
ÇAĞLAR, M. ve REİS, O. (2007). Eğitimde paradigmal dönüşümler sürecinde çağdaş ve küryerel eğitim plânlaması. Ankara: Pegem A Yayıncılık.
PEKER, Ö. (1995). Eğitimin yerelleşmesi ya da özerkleşmesi. Amme İdaresi Dergisi. Cilt: 28. Sayı: 3.
TEZCAN, M. (1985). Eğitim sosyolojisi. Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları. No: 150.
UNESCO, (1993). Cost and productivity of education.

Bu haber 67 defa okunmuştur

:

:

:

: