Yönetici mi, lider mi?

Drucker (1994), “Etkin Yöneticilik” adlı çalışmasında, etkili bir yönetici olabilmek için elde edilmesi gereken beş zihin alışkanlığını şöyle sıralar:

Drucker (1994), “Etkin Yöneticilik” adlı çalışmasında, etkili bir yönetici olabilmek için elde edilmesi gereken beş zihin alışkanlığını şöyle sıralar:
1. Etkin yöneticiler, zamanlarının nereye harcandığını bilirler. Denetimleri altında tutabildikleri en asgari zamanı bile sistematik olarak kullanmaya çalışırlar.
2. Etkin yöneticiler, kendilerine somut hedefler koyarlar. Çalışmaktan çok, sonuç elde etmek için çaba harcarlar. İşe, “benden ne yapmam bekleniyor?” sorusuyla başlarlar.
3. Etkin yöneticiler, sahip oldukları güçlere dayalı olarak çalışırlar, yani elinden gelen şeylere yönelirler, yapamayacakları şeylere işe girişmezler.
4. Etkin yöneticiler daha yüksek bir performansın olağanüstü sonuçlar vereceği birkaç büyük alan üzerinde konsantre olurlar. Kendilerine öncelikler koyar ve önceliğe ilişkin aldıkları kararları korurlar.
5. Etkin yöneticiler, nihayetinde etkili kararlar almak durumunda olan kişilerdir. Bunun her şeyden önce bir sistem işi olduğunu bilirler. Etkili bir kararın olgular üzerinde uzlaşmadan çok, birbiriyle çelişen düşüncelere dayanan bir yargıdan kaynaklandığını bilirler.
Etkili yöneticilerin kişisel özellikleri ile ilgili olarak Greenfield (1982) tarafından yapılan bir araştırmada etkili yöneticilerin: Çok fazla enerjiye sahip, saatlerce çalışan, iyi bir dinleyici ve gözleyici, yetenekli bir bilgi aktarıcı, insanlar arası ilişkilerde başarılı, strese karşı hoşgörülü bireyler oldukları bulunmuştur. Tanrıöğen’ in aktarmalarına göre Clark ve Lotto (1972) etkili okul yöneticilerinin özelliklerini saptamaya yönelik “Principals In Inservetionally Effective Schools” adlı Delphi türü araştırmalarında, etkili okullarda çalışan yöneticilerin rollerine ilişkin 53 maddelik bir liste hazırlamışlardır. Daha sonra bu özellikler önem sırasına konmuştur. Sıralama sonucunda etkili okullarda çalışan yöneticilerin en önemli özellikleri şöyle ortaya çıkmıştır:
- Okulun temel ürünü ve eğitim öğretim programının temel sonucu olarak öğrenci başarısını kabul ederler.
-Öğrenci ilerlemesini izler ve değerlendirirler.
-Okulun amaçlarını açık olarak okuldaki herkese iletirler.
-Okulun en temeldeki eğitsel hedefinin, temel yeterliklerinin kazandırılması olduğunu, kabul ederler.
-Öğrenciler ve öğretmenler için yüksek performans standartları koyarlar.
- Öğrenci davranışı ve başarısı için yüksek beklentilere sahiptirler.
-Öğretmenlerin sınıf içindeki performansları için yüksek beklentilere sahiptirler.
Özmen’ in aktarmalarına göre Clark (2000) ve Palmer (1997)’den özetlendiğinde; okul yöneticilerinin etkili liderler olabilmeleri için, olmak, bilmek ve yapmak sözcükleriyle tanımlanan birtakım özelliklere sahip olmaları gerekmektedir:
Olmakla ilgili olarak:
-Profesyonel olarak (sorumluluk yüklenmek, örgüt yararına ve tarafsız çalışmak, zamanında doğru kararlar almak, teknik ve mesleki açıdan yeterli olmak, vb.),
-İyi karakter özelliklerine sahip olmaktır (dürüst, bütünleştirici, cesaretli, içten olmak).
Bilmekle ilgili olarak:
-Liderlikte rol oynayan etkenleri bilmek (izleyenler, lider, iletişim, durum),
-Kendini bilmek ( güçlü ve zayıf yanlar, bilgi ve yeterlikler),
-Mesleğini bilmek (mesleğinde ehil olmak ve diğerlerini görevleriyle ilgili olarak eğitebilmek),
-İnsan doğasını bilmek (insanların ihtiyaçları ve istekleri, insanların stres karşısındaki durumları, vb.),
-Örgütü bilmektir (kimden yardım alınabileceği, örgüt iklimi, kültürü vb.).
Yapmakla ilgili olarak:
-Yönlendirme yapmak(amaç oluşturmak, sorun çözmek, karar almak, planlamak),
-Uygulama yapmak (iletişim, eş güdümleme, denetim, değerlendirme vb.),
- Güdüleme yapmaktır (örgütte morali geliştirmek, eğitmek, yönlendirmek vb.).
Yönetici; başkaları adına çalışan, önceden belirlenen amaçlara ulaşmak için çaba harcayan, işleri planlayan, uygulayan ve sonuçları denetleyen kişidir. Yönetici ve lider arasındaki temel fark buradan kaynaklanmaktadır (Sabuncuoğlu , Zeyyat; 1998 s.174). Yönetici, başkalarının saptadığı amaçlara hizmet etmektedir.
Lider´in yöneticiden ayrıldığı temel nokta bir otorite ve yöneten figürü olmaktan çok iletişime açık, çevresindekilere kendi motivasyonu ile esin kaynağı olan, yönetmek yerine kendisini de sürecin içine katarak çevresindekileri peşinden sürükleyen kişiliğidir.
W. Bennis yöneticilerin işleri doğru yaptığını, liderlerin ise doğru işleri yaptıklarını belirtmiştir. Yönetici gücünü yasa, yönetmelik, tüzük gibi biçimsel yapıdan almakta, lider ise gücünü kişisel özelliklerinden ve ortamdan alır. İyi bir yönetici olabilmek için aynı zamanda liderlik yeteneğine de sahip olmak gerekmektedir.

Bayrak’tan özetlendiğinde (1997: 356) sosyal bir olgu olma özelliği gösteren 'liderlik' ,bütün sosyal öğeler gibi değişimden etkilenmekte ve yenilenmektedir. Özellikle üzerinde sistematik olarak yoğun bir şekilde çalışılan 'liderlik' olgusunun gelişim göstermesi ve yeni yaklaşımların literatüre kazandırılması oldukça normal karşılanmaktadır. Buna bağlı olarak bilgi çağının özelliklerine uygun bir liderlik anlayışının oluşturulması çalışmaları da yeni liderlik yaklaşımlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Geleneksel olarak tanımlanan liderlik anlayışı; belirli bir grup insanı, belirli amaçlar etrafında toplayabilmek ve bu amaçları gerçekleştirebilmek için onları harekete geçirme yönünde gerekli, nitelik, yetenek ve tecrübeye sahip olmakla ilgili özelliklerin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Ancak günümüzde liderlik, insanları etkileme ve yapıyı harekete geçirme süreçleri ile sınırlı değildir. İnsanlığın günümüzde bilgi, beceri, yetenek düzeyleri yönetimi anlama ve algılama tarzı, başarıyı bir gereksinim olarak görme eğilimi, lideri artık “düşünce oluşturan kişi”, izleyeni de “işi yapan kişi” olmaktan çıkarmıştır. Rekabetin yoğunlaştığı, hatta yok edici hâle dönüştüğü, çalışanların moral ve tatmin duygularının örgütsel verimlilik ve etkiliğe yansıdığı, insanlığın sahip olduğu bilgi, beceri ve yetenekten yararlanmanın en değerli kaynak olduğu günümüzde toplumlarda, liderin varlığı ve fonksiyonu geçmişin basit lider-izleyen ilişkisinden çok daha kompleks hâle gelmektedir.

Görülmektedir ki yöneticilik ve yönetim ile liderlik ve lider vizyonu arasında her anlamda ve her alanda önemli farklar vardır ve yönetici liderin; lider de yöneticinin işleviyle ve iç içe değildir. Siyasal oluşumlar özelinde, son bir söz anlamında vurgu yapmak gerekirse, siyasal akımlar, ortamların ve koşulların olumlu ya da olumsuz yanlarına karşın, genelde kendi liderlerini yaratmışlardır ve bu liderler ile fikir ve çalışma ortamlarında önemli kararlar almışlardır. Örgütlerin, kurumların veya yönetimlerin, kendilerine ölçüt belirlerken, liderlik vizyonunu enine boyuna düşünmesi ve bu anlamda alınan kararların hangi sonuçlara gebe olabileceğini ön görülebilmesi önemlidir. Çünkü özcesi, önce neyin tartışılması gerektiği saptanmalıdır; eğer sorun açık ve anlaşılır olarak tanımlanırsa, düşünsel ve eylemsel çözümler oluşturmak, kalıcı ama güncellenebilecek biçimde değiştirilebilir dönüştürülebilir yapılara ulaşmak mümkün kılınabilir.




KAYNAKÇA
Drucker, P. F.,Etkin Yöneticilik. 2. Baskı (Çevirenler: Ahmet Özden ve Nuray Tunalı), İstanbul: Eti Kitapları, 1994.
Sabuncuoğlu , Zeyyat;Örgütsel Psikoloji 1998 s.174
Tanrıöğen, A.(1988) “Okul Yöneticilerinin Etkililiği ile Öğretmen Morali Arasındaki İlişkiler” , Yayımlanmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 1988. Ankara.

Bu haber 111 defa okunmuştur

:

:

:

: