Yeni solda örgütlenme ve örgüt yapısı

“Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir” (Francis Bacon) .

“Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir” (Francis Bacon) .

Halkla iletişim ve diyalog perspektifiyle devrim “asgari temel olarak iki insan arasındaki devrimci ilişkiyle başlar” bakış açısından yola çıkıldığında, bu ilişki; derin insan sevgisine, insana inanç ve güvene, birbirine karşı etik duyarlılık ve sorumluluğa; birbirinden öğrenmeye açık, alçak gönüllülüğe dayanmalıdır. Halkla iletişim ve diyalog ilişkisi, bu temelde uygulamada ortaya çıkacak olan karşılıklı güven ve eleştirici düşünce üzerinde yükselir ve böylece var olanı sorgulama yoluyla alternatif bilincin, alternatif insan ilişkilerinin ve alternatif toplumun önünü açabilir.

Devrimci bakışın özünde, iktidarın ele alınmasıyla başlayacak bir süreç hırsı yoktur. Çünkü muhalefette olmak iktidarda dahi kimi durum ve olaylara şerh koyabilmek, zaten devrimseldir. Bu kapsamda mücadele, öncelikle bir güç olma mücadelesi değil; halkla iletişim ve diyalog temelinde, örgütlü ve bu örgütlülüğü genele yaygınlaştıracak kapasitede halka hizmet edebilme düsturuyla hareket eden, devrimci ilişkiler yaratma mücadelesidir. Tam da bu bakış açısına sahip çıkma ve bu fikri yerleştirme anlamında, bir devrimci hareket haklı, doğru ve tutarlı olmayı güçlü olmaktan daha önemli görmelidir; deme gücümüz olmalıdır. Çünkü CTP iktidarı, iktidar olduğu dönemde en çok bu yargıya yönelik eleştiriler almamış mıdır? İlkeli, kararlı, tutarlı, için için kendini kemirmeden, anlamlı, nitelikli ve yapıcı eleştirilere açık, elemanlarına sahip çıkan ama dogmatik hareket etmeyen, vefalı ama vefalı olmayı yenileşmeye engel olarak görmeyen devrimci örgüt; devrimci hareketin göz bebeğidir. Bu tanımdaki gibi bir örgütte yoldaşlık ilişkisi, partililik ilişkisi yukarıda belirtiğimiz halkla iletişim, diyalog ilişkisine denk düşer. Çünkü halkla diyalog ve iletişim, devrimci mücadelenin hem koşulu hem de amacıdır.

Yeni sol algı anlamında devrimcilik ve bu yapı içindeki örgütlülük kavramına yeni bir yorum getirilmek istendiğinde, bir örgütteki temel hareketlerin; hatta iki inisiyatifli insan arasındaki yoldaşlık ilişkisinin; öğrenmek ve mücadele etmek-mücadele etmek ve öğrenmek diyalektiği ile toplumu zenginleştirerek, derinleştirerek ve yayarak gelişmesi ile başlar denebilmelidir. Bu anlamda solda birlik, ancak solda yapılandırılacak, yenilenme yoluyla ulaşılabilecek bir hedef olarak görülmelidir. Çünkü sol, kullandığı yanlış araç ve yöntemler yüzünden, birçok ülkede kendi amacına yürüyemeyecek durumdadır. Günümüzde, solda örgütlenme ve mücadele manipülasyona dayanmaya itilmeye çalışılmaktadır koşulların zorlamaları ile. Yeni sol anlamında, birliğin dinamizmi, manipülasyona (kendini özne başkalarını ise nesne görmeye, başkalarını kendi hedeflerine alet etmeye dayanan tek yanlı iletişime) karşı halkla iletişim ve diyalog olabilir. Toplumların yapılarına bakıldığında, ezenlerin eğitimi manipülasyon ve baskıya; ezilenlerin ve sol mücadelenin eğitiminin ise diyaloga dayandığı söylenebilir. Bilinmektedir ki örgütler, düşünceler, kararlar, mücadele araçları ve yöntemleri vb; hepsi insanlığın özgürleşmesi, iş-emek ve ekonomik gelir anlamında daha refah içinde yaşama kaygılarının oluşturduğu, mücadele araçlarıdırlar. Kuşkusuz bu anlamda her şeyin daha iyisini, daha gelişkinini aramak, asla var olanla yetinmemek gerekir. Zaten sol duruş denen ve Yeni Sol diye bir anlamda yeniden tanımlayarak geliştirmeye çalıştığımız bu hareket, bu kapsamda daha gelişkine, daha iyiye ve doğruya ulaşma mücadelesidir.

Burada önemle dikkat edilmesi ve ısrarla sahip çıkılması gereken, devrimci kültürün gereği olan eleştiriden korkmanın özgürlükten, başka türlü düşünebilmekten, değişmekten ve gelişmekten korkmak olduğu bilincidir. Son zamanlarda gelişmemizi engelleyen en önemli nedenlerden biri içimizdeki bireyciliktir. Zor bir süreçten geçtik; geçmekteyiz. Yıkıntının, toz ve dumanın içinden yeni bir temel attık. Bu süreçte, fikirsel olarak birbirimizle karşı karşıya geldiğimiz, hatta birlikte yürümeyi başaramayıp göreceli olarak ayrı düştüğümüz de oldu. Kişisel özellikler önemsizdir, diyemeyiz ancak sorunlara kişisel değil politika temelinde bakmalıyız. İnsanı kirleten bir ortamda mücadele ediyoruz ve en zorunu başarmaya, temiz kalmaya çalışıyoruz. İnsanın olduğu her yerde, bencillik, kariyerizm ve benzeri hastalıklar olacaktır. Olsun, bu da yaşamın ve mücadelenin direncini artırır. Yaşadığımız sorunların, zorlukların, yılgınlık yaratmadığını tam tersine yüreklere daha çok dayanışma ve daha çok yenilik isteği getirdiği bir gerçektir. Şimdi, örgütlenme yapımızdaki olası sorunlara, eksiklere odaklanmalı ve Yeni Sol algı içinde, Yeni Sol tanımda yeni örgütlenmenin yapı taşlarını saptayarak hemen uygulamaya dökmek gereklidir.


Bu haber 111 defa okunmuştur

:

:

:

: