Bilgi üretiminin ve tüketiminin alabildiğine hızlandığı çağımızda, genel eğitimin temel hedeflerinden biri; öğrenenlere, nitelikli ve bilimsel ölçütlere sahip bilginin önemini kavratmak ve bu standartlara uygun bilginin edinilmeye değer bir şey olduğuna onları ikna etmek olmalıdır. Okul yaşamı, sadece öğrenenlerin yaşama hazırlandığı bir yer olarak değil, aynı zamanda yaşamın önemli bir bölümü ve hatta kendisi olarak düşünülmelidir. Kendi yaşam deneyimlerimize baktığımızda gördüğümüz, okul ortamlarının sürekli sınavlara ve daha üst okullara öğrenci hazırlayan ortamlar olarak yaşandığıdır. Oysaki okullar, öğrenenlerin yaşamlarının bir bölümünü yaşadıkları doğal ortamlar olarak görülmelidir. Bilgi yönetimi; bilginin edinilmesi, paylaşılması, ve etkili bir biçimde kullanılması sürecidir (Davenport et al., 1998). Günümüzde örgütsel bilgi, bir organizasyonun en önemli varlığı olarak kabule edilmektedir. Ancak örgütsel bilginin sunduğu avantajlardan yararlanmak için onu etkin bir şekilde yönetmek gerekmektedir. Bilgi yönetimi temelde, bireylerin bilgisinin nasıl örgütsel bilgiye dönüştürüleceği ile ilgilenir ve genel olarak, örgütsel bilginin örgütün amaçları doğrultusunda etkin biçimde kullanılabilmesi için yapılması gerekenleri içerir (Kalkan, 2006).
İlgili literatürden özetlendiğinde, öğrenen örgüt olarak yapılandırılmış bir okulda, okul yöneticisine düşen en temel görev; illaki entelektüel bir lider olmak değil, okulda var olan entelektüel potansiyeli harekete geçirmek ve bunun gerçekleşebilmesi için çalışanlara gerekli fırsat ve desteği sağlamak olmalıdır. Yönetici, kurumunda çalışan personelin öğrenme ve kendilerini gelişme ihtiyacını karşılamak için onlara kaynak, bilgi teknolojileri, kütüphane, internet, bilimsel toplantılar, hizmet içi eğitim, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim, yurt içi ve yurt dışı geziler vs alanlardaki imkân ve fırsatları sunmalıdır. Ayrıca örgütsel öğrenmeyi sağlayıcı koşulları hazırlamalıdır. Bir eğitim kurumunu öğrenen örgüte dönüştürecek ve bilgi yönetimini kolaylaştıracak bazı koşullar ve etkinlikler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Koşullar
Esnek, katılımcı ve sorumlulukların paylaşıldığı bir yapılanma modeli,
Bir vizyon ve bu vizyon çerçevesinde oluşturulmuş bir stratejiye sahip olmak,
Sağlıklı ve etkin bir iletişim ortamının sağlanması,
Üretkenliği, gelişmeyi ve risk almayı teşvik eden bir kurum kültürü oluşturulması,
Gerekli doküman, teknoloji ve kaynağın sağlanması,
Öğrenmeyi hızlandırıcı organizasyon ve faaliyetlerin gerçekleştirilmesi,
Etkinlikler
Sağlıklı bir idari ve akademik yapılanmaya gidilerek, gerekli birimlerin oluşturulması,
Tüm birimlerin görev ve sorumluluklarının belirlenerek yetkilendirilmesi,
Düzenli bir kayıt ve arşivleme sistemi oluşturulması,
Etkin bir bilgi paylaşım sistemi kurulması,
Profesyonel bir kişi ya da ekibe kurumsal kimlik çalışmalarının yaptırılması (Kurumun adı, logosu, WEB sitesi, kullanılan formlar, vizyon, misyon ve ilkeler vs)
SWOT analizi yapılarak, kurumun misyon, vizyon ve stratejik hedeflerinin belirlenmesi, (Strengths, Güçlü yanlar; Weaknesses, Zayıflıklar; Opportunities, Fırsatlar: Threats, Tehditler).
Her yıl bir akademik takvim hazırlanarak, yapılacak etkinliklerin ilgili herkesçe paylaşılması ve gerekli planlamaların yapılması,
Kurumu tanıtıcı bir brifing (bilgilendirme) dosyası hazırlanması,
Etkin bir hizmet içi eğitim programının uygulanması (eğiticilerin eğitimi),
Düzenli beyin fırtınası ve kalite çemberi toplantılarının düzenlenmesi,
Kuruma zengin bir kütüphane kazandırılması ve periyodik yayınların takip edilmesi,
Proje tabanlı bir eğitime geçilmesi ve proje ekipleri oluşturulması,
Tüm uygulamaların sonuçlarının görülebileceği bir dönüt sistemi kurulması,
Kişilik gelişimi, dostluk, üretkenlik ve okuma yazma alışkanlığı kazandırmaya yönelik projeler uygulanması,
İnceleme ve gözlem ağırlıklı geziler düzenlenmesi,
Kurumun sadece müdür ve müdür yardımcıları tarafından yönetilmesi yerine tüm birim temsilcilerinin katıldığı ve haftalık düzenli toplantılar yapan bir kurul tarafından yönetilmesi,
Elde edilen başarıların en azından bir belge ya da plaketle ödüllendirilmesi,
Çalışanlarda aidiyet duygusunu geliştirici faaliyetler düzenlenmesi, olarak aktarılabilir.
Hangi örgüt yapısı olursa olsun, esnek, katılımcı, sorumlulukların paylaşıldığı ve ekip çalışmasının esas alındığı, ast-üst ilişkisi bağlamında iletişimin kesintilere uğramadan ve gerekli seviyede devamlılığının sağlandığı bir çalışma ortamının oluşturulması çok önemlidir. Korku ve tehdit altında olma duygusuyla, yaptırım uygulamaya dayalı bir çalışma ortamında, insanlar sorun çözmek için değil, sorun üretmek veya var olan sorunları çoğaltmak için bir araya gelirler. Sert bir hiyerarşik yapılanmaya sahip, formaliteler içinde boğulmuş, aşırı disiplinli ve tehditkâr yapılanıştaki bir örgütü, öğrenen örgüte dönüştürmek neredeyse olanaksızdır. Modern, çağın gereklerine uygun, insana ve iletişime karşı duyarlı, bilginin, bilgi edinmenin, okuma ve araştırmanın, öncelik kullanmanın teşvik edildiği bir kurum kültürü oluşturmak çok önemlidir. Böyle bir kurum kültürü, mevcut çalışanları olumlu etkilediği gibi kuruma yeni katılanları da kısa sürede bu kültüre uyumlu hale getirecektir.
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin de işaret ettiği gibi, bir insan öncelikli temel ihtiyaçlarını karşılamadan, bir üst ihtiyacı karşılamaya yönelmez. Bu hiyerarşik yapılanış; fizyolojik ihtiyaçlar (yeme, içme, barınma), güvenlik ihtiyaçları (geleceği garantiye alma, iş garantisi, sigorta vs), aidiyet ihtiyacı (bir gruba ait olma ve sevilme), değer ihtiyacı (saygı görme, prestij, başarı), kendini gerçekleştirme (hedeflerine ulaşma, kişisel gelişim, yaratıcılık, icat, keşif, buluş, limitlerine ulaşma, entelektüel birikim) şeklinde bir sıralama izler. Okuma, araştırma, üretkenlik, sürekli gelişim, icat ya da buluş yapma ve entelektüel birikim ve benzeri ihtiyaçlar, söz konusu hiyerarşide piramidin tepesini oluşturan “kendini gerçekleştirme” alanıyla ilgili ihtiyaçlardır. Açıktır ki, daha alt düzeyde yer alan ama insani anlamda daha öncelikli temel ihtiyaçlar gerçekleştirilmeden üst ihtiyaçlar tam olarak gerçekleştirilemez. Bu anlamda Maslow’un piramidine baktığımızda, “içinde bulunduğu organizasyonu öğrenen örgüte dönüştürmek isteyen her yönetim, öncelikle çalışanlarını söz konusu temel gereksinimler konusunda tatmin etmelidir;” diyebiliriz.
Çağımızın temeli olan bilgi yönetimi kapsamında; okullarımız, sınıflarımız, öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz için Eğitim Bakanlığı, yenileşmeleri yaşama geçirmek ve bunları uygulanabilir, denetlenebilir ve ölçülebilir hale getirebilmek amacıyla neler yapmaktadır?
KAYNAKÇA
Davenport, T. H., De Long, D. W., and Beers, M. C., 1998. Successful Knowledge Management Projects”, Sloan Management Review, Vol. 39, No. 2.
Kalkan, V.D., 2006. Örgütsel Öğrenme ve Bilgi Yönetimi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com ISSN:1304-0278 Bahar-2006, C.5
Aksu, M., 2002. Eğitimde Stratejik Planlama ve Toplam Kalite Yönetimi. Anı Yayınları.