HÜLYA ŞEHİR RÜYA OLDU

Ev sahibi olma umuduyla birikimlerini 5 yıl önce Herpa Limited’e kaptıran müteahhitzedeler devletten yardım bekliyorlar.

Ev sahibi olma umuduyla birikimlerini 5 yıl önce Herpa Limited’e kaptıran müteahhitzedeler devletten yardım bekliyorlar.

Haluk Doğandor

Geçtiğimiz yıl gündeme taşıdığımız, Herpa Limited Şirketinin Girne Boğaz bölgesinde yapmayı taahhüt ettiği Hülya Şehir için para veren mağdurlar çok zor şartlar altında yaşamların sürdürmeye devam ediyorlar. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiçbir şeyin değişmediğini, aksine borcun yükseldiğini ama çözüm yollarının tıkandığını söylediler.
Bazı mağdurlar Lefkoşa surlar içinde derme, çatma evlerde yaşam sürüyorlar. Ellerindeki tüm birikimlerini müteahhit Hakan Büyükköroğlu’na veren mağdurlar, ev sahibi olamadıkları gibi, kiralarını dahi zor ödüyorlar. Ev sahibi olma umuduyla göz ameliyatı için biriktirdiği parayı da müteahhide veren Hatice Cemiloğlu aradan geçen zaman zarfında ameliyat olamadığı için görme kaybı yaşamaya başladı. STAR KIBRIS’a konuşan mağdurlar, hükümetin sorunları ile ilgilenerek, çare bulmasını istedi.

Mustafa Sayar: Evimiz için ilk başvuruyu yapıp, paramızı verdiğimiz an 18 ayda evleri teslim edeceklerini söylediler. Aradan 5 yıl geçti daha evlerimize kavuşamadık. Annemin ameliyat parasını götürüp, Herpa Ltd. sahibi Hakan Büyükköroğlu’na verdim. Son taksiti ödemezseniz dairenizi iptal ederiz dedi. Annem ameliyat olamadığı için bir de üzüntüden gözleri görmez oldu. Tüm mağdurlar da bizim gibi perişan, ama müteahhit elini kolunu sallayarak dolaşabiliyor. Şu anda kaldığımız eve sağlıkçılar gelse inanın mühürlerler.

İlkay Çelik: Herpa mağdurları komitesi sözcüsü olarak 5 yıldan beri bu mücadeleyi veriyoruz. Başlangıçta peşinatlarımızı verdik. Aylık rutin taksitlerimizi vermeye devam ederken, müteahhit binalarını bitiremeyeceğini battığını söylemesine rağmen iflasını açıklamadı. Ve halen Müteahhitler Birliğine üyeliği devam ediyor. Başka firmalarla iş yapıyor, ben de mağdurum iş yapacak param yok diyor. Bu olayda cevapsız birçok soru var.

Seydi Avşar: 2005 yılında Herpa Ltd. sahibi Hakan Büyükköroğlu ile konuşarak, daireyi 46 bin sterline satın almak için anlaştık. Dört çocuğum var, biri üniversiteye, biri meslek lisesine, diğerleri ortaokul ve ilkokula gidiyor. Kaldığım ev viraneden farksız ve kira ödüyorum. Tek başıma çalışıp, iş yerime de kira öderken, harcamalarımızdan kısıp, çoluk çocuk açıkta kalmamak için bir ev sahibi olmak isterken müteahhit Hakan Köroğlu’na giderek 15 bin sterlin peşin para ödedik. Sonra öğrendik ki, Vakıflar Bankasına olan borç yüzünden evlerimiz ipotek altına alınmış. Yaklaşık beş yıldan beri de sefalet içinde yaşıyoruz, kaldığımız evlere ev bile denemez.


Şemsettin Erdem: Ben bu ülkede işçi olarak çalışan bir insanım. 2005 yılında ihtiyat sandığı birikimlerimi çekerek yatırdım, tek amacım başımı sokabileceğim bir ev satın almaktı. Müteahhit bize olayı bildirdikten sonra, Müteahhitler Birliğine gittik, o zaman Cafer Gürcafer birlik başkanıydı. Bize yardım edeceğini söyleyerek 3 bin sterlin para istedi, 102 kişi 3’er bin sterlini Cafer Gürcafer’e teslim etti. Geçen zaman içersinde bizim lehimize bir iş yapılmadığı için, Müteahhitler Birliğine tekrar gittik. Başkan değişmişti ve bize şunu söyledi: ”Sizin verdiğiniz para birliğin hesaplarında yer almıyor”. Böylece o verilen paralar da ortadan kayboldu. Ben şu anda aldığım paranın yarısını kiraya veriyorum. Bize yazık değil mi? Hükümet edenler hangi yüzle gelip bizden oy isteyecekler. Çoluk çocuğumun rızkını yatırdım ve açıkta kaldım.

Mehmet Özen: Ben 34 yıldır burada yaşıyorum. Kardeşim yurt dışında çalışıyor, buraya geldiğinde halimize acıyarak size bir ev alayım rahat edin dedi. Mütahite peşin para vererek, ev sahibi olma hayali içine girdik. Müteahhit tüm hayallerimizi yok etti. Şu anda kaldığımız ev resmen baraka, aldığımız maaş ancak kendimize yetecek miktarda, ne yapacağımızı bilemiyoruz. Tek isteğimiz, yetkililerin bu beş yıldır süren olaya el atarak, mağduriyetimiz bitirmeleri.

Fazlı Doğan: Bir devlette vatandaşları zor durumda kalırsa, devleti ona arka çıkar. Devlet onun yanında olur. Bu beş yılda hükümetler değişti. Her hükümete de gittik, bizi dinlediler, çare bulacağız dediler ama şu ana kadar yardımcı olan kimse çıkmadı. Biz elektrik paramızı ödemezsek, cereyanımız kesilir, karanlıkta kalırız. Peki bu müteahhit 102 kişiden para toplayıp dolandırıp kaçarsa, kim bunun peşine düşecek, devletin, polisin, savcının yapacağı işi biz mi yapalım. 102 kişi şu anda çok perişan durumda, insanın kalamayacağı yerlerde yaşamlarını sürdürüyorlar, ama kimsenin umurunda değil. Ben toplam 105 bin sterlini üç daire için Hakan Köroğlu’nun eline saydım. Müteahhit elini kolunu sallayarak dolaşıyor, kimse kılına dokunamıyor, bizler de sefalet çekiyoruz. Ne yazık ki devlet yanımızda değil.


Hatice Cemiloğlu: Bütün paramızı toplayarak bu ev için yatırdık. Göz ameliyatımı dahi olamadım, gözlerim görmüyor. Çoluk çocuğumuz açıkta kaldı, Devletimizin bizim gibi olanlara yardım etmesini istiyorum. Benim ne günahım vardı, tutup paramı o müteahhide verdim. Hepsi bir ev sahibi olmak içindi. Şimdi ne yapacağımızı şaşırdık. 5-6 kişi bu daracık barakada yaşıyoruz, ev sahibi olamadığımız gibi gözlerimi de kaybettim.

Bu haber 1428 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER