Eğitimde duyarlılık, farkındalılık, ve yeni eğitim bakanına bazı sorular

Bilinmektedir ki statik olanı korumak isteyen ve böylesi yapıların devamından yana olup değişimin karşısında duranlarla müzakere olmaz. Bu durumda yapılması gereken değişim yönünde fikirler ortaya koyup mücadele etmektir.

Bilinmektedir ki statik olanı korumak isteyen ve böylesi yapıların devamından yana olup değişimin karşısında duranlarla müzakere olmaz. Bu durumda yapılması gereken değişim yönünde fikirler ortaya koyup mücadele etmektir. Bu yazının temeli de bu fikirden hareketle, hükümetin yeni eğitim programının içeriğinde olan ve olmayan eğitsel yapılara; planlama ile programlamalara dikkat çekme zorunluluğudur. Yüksek okuryazar oranı ve yüksek üniversite mezunu oranıyla haklı gurur duyan Kıbrıs Türk Halkı, gelişime, değişime ve dönüşüme gereksinim duymaktadır. Çünkü bugünkü eğitim yapımız ve kalitesi yarınlarımız için kesinlikle yeterli değildir.

EĞİTİM GEREKSİNİMLERİMİZ ÇAĞIMIZIN GEREKLERİ VE GEREKSİNİMLERİYLE ÖRTÜŞMEMEKTEDİR
Günümüzde eğitim, geçmiş bilinenlerden arındırılarak yeniden ve günün koşullarının gereksinimlerine göre düzenlenmelidir. Bilgi toplumlarının temel gereksinimi, şimdiki sistemlerdeki ezber ve müfredat dayatması değildir; bilgi toplumları; yaratıcı düşünme, düşünceyi yönlendirme, doğru ve gereken bilgiye kısa zamanda ulaşabilme becerileri ve yetkinliğine gereksinim duymaktadır.

SORU: Sayın bakan, bu nasıl yapılacaktır Kuzey Kıbrıs’ta? Planlanmış bir eğitim stratejisi varsa bunu toplumla paylaşmanızı hassaten bekliyoruz.

● “Eğer Güneşe Akıllıca Bakmazsak, Karanlık İçinde Kalırız”
John Milton

BİR TOPLUMUN KALİTESİ YETİŞTİRDİĞİ ÖĞRETMEN KALİTESİ İLE DOĞRUDAN İLİŞKİLİDİR. ÇÜNKÜ TOPLUMA YÖN VEREN ÖĞRETMENLERİMİZDİR
Çağdaş, demokrat, sosyalleşmiş, insan hak ve özgürlüklerine saygılı, çok kültürlü yapılarla uyumlu, geniş yapıda düşünebilen, düşüncelerini yazılı ve sözlü olarak anlamlı biçimde aktarabilen; farklara ve farklılıklara tahammüllü, ulusuna ve kimliğine saygılı ve bu saygısını şovenizme vardırmayacak kadar sağduyulu, temel akademik becerileri edinmiş, meslek seçiminde kararlı, ailesinin ve yaşadığı toplumun değerlerine önem veren insanlar yetiştirme hedefinde hem fikirsek, bu kalitede insan yetiştirme yetkinliğinde öğretmen yetiştirmemiz gereklidir.
SORU: Öğretmen yetiştirmenin temel ilkeleri neler olmalı biliyor muyuz ve var olan öğretmenlerimizi hedefe yöneltmede neler ölçüt olmalı belirledik mi?

● “Gerçek Kurtuluş Ancak Cehaletin Ortadan Kaldırılmasıyla Olur. Cehalet Kaldırılmadıkça Toplum Yerinde Kalıyor Demektir, Yerinde Duran Bir Şey İse Geriye Gidiyor Demektir”
Mustafa Kemal Atatürk
AİLELER (ÖZEL EĞİTİMDE VE GENEL EĞİTİMDE) ÇOCUKLARIYLA BERABER EĞİTSEL SÜREÇLERE DÂHİL EDİLMELİDİRLER
Aile eğitimi denen yapısal süreç, eğitimin ilk aşamasıdır ve çocuğu ilk oluşturan temel yapıdır. Bu anlamda, çocuk sahibi olan kadınlar sürdürülebilir bir eğitim politikası kapsamında öncelikle anne eğitimine ardından babalarla beraber aile eğitimine alınmalıdır. Bu sürecin sağlıklı olarak yaşanması, temel eğitim sürecine gelen veya özel eğitime gereksinim duyan çocuklar anlamında; ister üstün ve farklı yeteneklere sahip bireyler için isterse takvim yaşı ve gelişimsel süreçlerdeki gerilikleri nedeniyle özel eğitime gereksinen isterse genel normlara sahip çocuklar kapsamında olsun, bireysel olarak ailelerin kendilerini, evlatlarını ve kapasitelerini tanımalarına, anlamalarına, kabul etmelerine ve gereken ölçütler sağlandığında baş etmeyi öğrenmelerine ve çocuklarıyla sağlıklı paylaşımlar edinmelerine hizmet eder.
SORU: Aile eğitiminin temel programı nasıl hazırlanacak? Genel eğitim ve özel eğitim için ölçütler neler olacak; yoksa bunları sadece hükümet programına yazıp unutacak mıyız yine?

• “Eğitim, Anne Kucağında Başlar; Her Söylenilen Kelime, Çocuğun Şahsiyetine Konan Bir Tuğladır”
Namık Kemal

YAŞAM BOYU ÖĞRENME İLE GELECEĞİMİZİ OLASI RİSKLERE KARŞI KORURUZ
Yaşam boyu öğrenmenin temel misyonu, süreklilik içindeki bilginin, gelişmelerin, yaşamsal ve meslekî standartların yenilenerek, değişim ve dönüşüm süreçlerinin kapsamındaki güncellemelerle desteklenerek halkın hizmetine sunulmasıdır. Bunun için yaş, cinsiyet, meslek, politik fikir, bireysel koşullar değil yurttaşa ulaştırılması gereken, öğretimsel hedeflerin ve gereksinimlerin yerel ve küryerel saptamalarla belirlenerek uygulanabilir, devamlılık içeren ve sistematik bir kavrayışla yaşatılmasıdır.

• “İnsanlara Eğitim Ve Bilgi Sağla. Barış Ve Düzenin Sağlanmasının Kendi Çıkarları İçin Gerekli Olduğunu Onlara Öğret”
Thomas Jefferson

MESLEKÎ EĞİTİM TOPLUMUN TUTARLI OLARAK İŞLEYİŞİNİN GARANTİSİDİR
Meslekî eğitimde, insan, ekonominin yönlendiricisi ve aynı zamanda da amaca uygun işleticisi durumundadır. İnsan faktörü olmadan ekonominin kendi kendine çalışması ve amaca uygun olarak yönlendirilmesi düşünülemez. Ancak, insanların belli bir amaca göre hareket edebilmesi ve o amaç için eğitilmesi gerekir. Bununla beraber bilimsel ve teknolojik gelişmeler toplum ve birey yaşamını büyük ölçüde etkilemekte; sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda köklü değişimlere yol açmaktadır. Hızlı değişme ve gelişmeler karşısında, bireylerin sahip oldukları bilgilerle yetinmemeleri, gelişmeleri sürekli izlemeleri, gerekli bilgi ve becerilerle donatılmaları gerekmektedir. Yapılan araştırmalar, meslekî eğitimin, toplumda, özellikle iş sahibi olmak isteyen kadınların eğitiminde önemli rol oynadığı, mesleki eğitim sisteminin geneli kapsayacak şekilde genişletilmesi ve halkın eğitim seviyesinin yükseltilerek iş piyasasının ihtiyaçlarını karşılayacak hale getirilmesi gerektiği fark edilmelidir.

• “Bu Dünyada Hiçbir Şey Bilinçli Cehaletten Ve Aptallıktan Daha Tehlikeli Değildir”
Martin Luther King

BİZİM İÇİN ÜNİVERSİTE, “HEVESTEN YOKSUN AKLIN GÖNÜLSÜZ ARAYIŞLARI” (Jack London) HÂLİNE Mİ GELDİ ACABA?

Üniversiteyi yalnızca ya bilim merkezi ya teknolojik gelişim merkezi ya da sanayi üretimine eleman yetiştirme merkezi olarak görmek yanlıştır kanımca; üniversite, bilgiyi edinme ve bilgiyi kullanabilmeyi öğrenme merkezi olmalıdır. Ancak bilimin gelişmesi teknoloji ve sanayi üretimine katkıda bulunmak için kısımlara ayrılmalı ve özelikle bilimdeki gelişme için özel birimlerin kurulması sağlanmalı. Bilimin gelişmesi için birim oluşturamayan veya bu birimi çok iyi kullanamayan üniversitenin bir kurstan farkı kalmaz. Beyinlerin özgürleşmesi ve kişiliklerin gelişmesinde beyinlerin etki oranın artması sağlanmalıdır. Üniversiteler, hayat yolundaki birer ışık gibi toplumun yolunu aydınlatmalıdır.
Peki bizdeki durum nedir diye sorguladığımızda görünen manzara; öğrenci dönütlerinden alınan verilerle toplumun geneline git gide yerleşen “bizde üniversiteye bir şey öğrenmek için değil, mezun olmak için gidilir” algısıdır! İşte, gençlerimizi göçe yönelten ve kendi ülkesinde beklentisizleştiren etkenlerden biri de budur.
SORU: Üniversitelerimiz için neler yapılacak? Yoksa, ülkemizde bilimin tükenişini, bilim insanlarının kaçışını hep beraber seyredecek miyiz?

SORU: Yabancı uyruklu öğrenci gelişlerinde dikkat çekici bir düşüş vardır; turizm ve üniversitelerin ekonomik olarak önemli katkısı olan adamızda, bu konuda nasıl tedbirler alınacaktır? Aslında sormak istediğim, tedbir almaya niyet var mıdır? Eğer varsa, bu nasıl yapılacak, belirlenmiş bir strateji var mı bu konuda?

• “Öğrenme İlkesi İnsanın Temiz Karakterini Ortaya Çıkarmak, İnsanlara Yeni Yaşam Vermek Ve Nihai İyiye Ve Doğruya Ulaşmak Demektir”
Konfüçyüs

TOPLUMLARIN DİRİLİŞİ EĞİTİMDEKİ ULUSAL DURUŞLARIYLA İLİŞKİLİDİR

Bir ülkenin, bir halkın en temel gereksinimi, temel yurttaşlık hakkı olan, eğitim hak ve özgürlüğünün, devlet tarafından, sistemli ve sistematik olarak, ulusal bir eğitim politikası ve ulusal bir eğitim çizgisi ve hedefleri ile belirlenmesidir. Kuzey Kıbrıs’ın, ulusal bir eğitim yapılanışına gereksinimi vardır. Bunu sağlamak için ulusal bir eğitim seferberliği hemen başlatılmalıdır. Bunun en önemli faydası, aynı partiden ve aynı politik görüşten gelen iki kişinin dahi eğitim kapsamındaki ve belki uygulamada da farklı görüşler içerisinde farklı yapılar oluşturması riskini elimine etmektir. Sayın yeni eğitim bakanına teklifim, gelin hep beraber, ulusal bir eğitim politikası oluşturarak, günümüz bilgi çağının koşullarına, halkımızın gereksinimlerine uygun bir yapıyı planlayarak hayata geçirelim.
Sayın yeni eğitim bakanı, üstlendiğiniz sorumluluk gerçekten değerli ve bu ülkenin geleceğini şekillendirmek anlamında oldukça da önemli bir iştir. Her anlamda ve her tür katkıyı yapmak bizlerin ve her yurttaşın görev bilinciyle sahip çıkacağı ulusal bir ödevdir. Bu kapsamda, sizden, hemen bir eğitim seferberliği başlatarak, toplumu eğitim gereksinimleri saptamak, okullar, öğretmenler ve öğrenciler başta olmak üzere her eğitim birimi ve personeli için durum tespit çalışmalarının yapılmasını gerekli görmekteyim. İşte bundan sonra yapılacak, çağdaş ve bilgi çağı normlarındaki plan ve programlamalarla yola çıkabilir ve yürüyeceğimiz yönü belirlemiş olabiliriz.

SORU: Sayın bakanın gerçek zamanlı ve takvime bağlı hazırlatacağı ve/veya hazırlattığı çalışmaları bilmek, incelemek isteriz; sayın bakan bu tarzda hazırlıklar var mıdır?


• “Eğitim kafayı geliştirmek demektir. Belleği doldurmak değil”
Mark Twain
Bu haber 83 defa okunmuştur

:

:

:

: