“Bu dünyada herkes ne ekerse onu biçer. İyilik yaparsan iyilik bulursun,
kötülüğünün neticesi ise yine kötülüktür. Buğday ekilen yerde arpa biter mi
hiç? O halde şuna buna bahane bulma, iyi kötü her ne biçiyorsan bil ki kendi
ektiğinden başkası değildir. Gönül kazanmak istiyorsan sevgi tohumu ek, cenneti
kazanmak istiyorsan yollara diken serpmekten vazgeç.” Mevlana.
Şimdi sizden ricam şu, seçimlerden bunaldık biliyorum ama hafıza tazelemeye ihtiyacımız var. Geçen yılki 19 Nisan seçimlerini anımsıyor musunuz? Verilen sözleri, vaatleri, kandırmacaları, uydurma işleri, asılsız kredileri… Bunlar aklıma ilk gelenler. Ama içinde acı reçete yok! Kimse size KTHY satılacak demedi, pardon pardon yeni söylemle el değiştirecek (elden ele mi gezecek?) demedi! DAÜ için işten çıkarmalar var sonra denmedi! Maaş kesintileri ile ilgili bir şey de anımsamıyorum… Kolej sınavları, sınavlarda usulsüzlükler, rüşvet, adam kayırma, tezgâh, iltimas, önceden sınav sorularını çözdük diyen sınav birincisi müdür çocukları, değiştirilebilir diploma notları olasılığı, huzursuzluk, yılgınlık, çöküş de var yaşayacağınız demedi kimse size… Size dediler ki CTP-BG yolsuzluk yaptı; ispatlayamadılar. CTP-BG usulsüz işe aldı insanları; ispatlayamadılar. CTP-BG şunu yaptı bunu yaptı paranoyası dışında, tek bir açılmış ve/veya sonuçlanmış dava yoktur bu konuda! İsim, cisim yoktur! Olsaydı, durur muydu UBP’nin şekerli basını yazmadan, teşhir etmeden, yüklenip bezdirmeden bırakır mıydı?
Şimdilerde TV kanallarında izliyoruz zaman zaman; iktidarda olsaydı bunu CTP-BG yapacaktı veya ÖRP veya DP, ama yapılacaktı bunlar mutlaka diyorlar… Yapmayınız Beyler! Kimse inanın bu kadar kalitesiz ve halkın zararına bir şey yapmazdı çünkü yapmak istemezdi. Yeniden seçilme kaygısından değil; bu kadar aleyhte kararlara bu halkın vekilleri, başbakanı olarak imza atıp da tarihin içindeki süklüm püklüm yere oturmak istemediği için! Vay anam vay şu koltuk denen şey ne kudretliymiş; ne kıymetliymiş, kaybetmemek uğruna insan neler verebiliyor kendinden şu hale baksanıza…
Yönetimlerin başarısı, halk için halka hizmetin kalitesinin, halka ulaşmasıyla ilgili değil midir? Ya da olması gereken bu değil midir? UBP iktidarı, bu kadar başarılı yönetimleri (!) içinde dönüp hala CTP-BG için geçmiş iktidar anlamında “onlar da yapacaktı” diyecek kadar çocukça ve temelsiz bir iddia ortaya atıyor; bu kadar abes bir söylem nasıl yanıtlanır ki? Ben dikkate aldım çünkü bizim gönlü temiz halkımız, insanımız ola ki inanır, ola ki doğru sanır… Lütfen inanmayınız; bunlar aşınıza, işinize, emeğinize, biriktirmek için ömür verdiğiniz güzel değerlerinize göz dikenlerin yalanlarıdır! Dünya görüşümüz ister uyumlu olsun ister farklı olsun, biliniz ki biz sahip çıkarız halkımıza da ulusumuza da. Bu ulus kolay elde etmedi şimdi sahip olduklarını; kolayca da teslim etmez. Bu halk bir yolunu bulup her zaman direndi kendini ezenlere, sömürenlere, yok etmek isteyenlere karşı… Devletler iyi yönetilmezlerse kaybedebilir ama halklar kaybetmez!