Bugün “toplumsal varoluş mitingi” adıyla çok önemli ve anlamlı bir mitinge sahne olacak Kuzey Kıbrıs.
Lefkoşa’da birçok sendika ve siyasal partinin de destek verdiği bu miting gününde ayrıca geniş de bir grev yapılacak son dönemlerde UBP’nin meclisten geçirdiği ve daha da geçirmeye çalışacağı yasalarla ilgili olarak.
UBP’nin çalışanlar ve emeklilerden alacağı ek vergilerle ilgili meclise getirdiği yasa Cuma günü meclis genel kuruluna geldi ve muhalefetin uzun süreli eleştirilerine, çözüm önerilerine ve uzlaşma çağrılarına rağmen UBP hükümeti neredeyse hiçbirini dikkate almayarak Cumartesi sabaha kadar süren tartışmalar sonucunda sabah 7’de yasayı ÖRP ve Sayın Tahsin Ertuğruloğlu’nun da desteğiyle 27 oyla geçirdi.
Bir tek öneriyi dikkate almak durumunda kaldı hükümet ve Sayın Ferdi Sabit Soyer’in emekli ikramiyelerinden ve avanslarından vergi alınmaması önerisi oybirliği ile kabul edildi.
Sırada daha çok yasa tasarısı var bekleyen, ki belki de geçtiğimiz Cuma/Cumartesi gün geçen yasa bunların içerisinde en hafifidir.
Mesela bir emlak vergisi yasası var ki bu yasa gündeme gelirse mecliste günler ve haftalar süren tartışmalar yaşanacak. Bu yasa UBP tarafından geçirilirse Kıbrıslı Türkler de Türkiye de özellikle mülkiyetle ilgili süren müzakere sürecini de kaybedebilecek ve ödeyemeyecekleri bir tazminatın altına imza atmış olacaklar.
UBP hükümeti ve milletvekillerinin artık sağduyulu davranarak ve Kıbrıslı Türklerin kendi kendilerini yönetme istek ve iradesine destek çıkarak ve kesinlikle Sayın Ferdi Sabit Soyer’in kendilerine önerdiği “ekonomik ve sosyal konsey” olgusunu hayata geçirerek kendi halkının yanında olduğunu göstermelidir.
Kuzey Kıbrıs 36 yılda kendi ayakları üzerinde duracak bir duruma getirilemediyse eğer bunda sorumlu olanların, ister KKTC’den ister TC’den olsun, şapkalarını öne alıp düşünmelerinin zamanı gelmiştir.
Kıbrıslı Türkler 1974’e kadar sürdürdükleri mücadele yıllarında hiç de böyle edilgen bir toplum olma amacını gütmemişlerdi!
Üretimden kopma gibi bir niyetleri de yoktu Kıbrıslı Türklerin…
Evlatlarının ülkeden göç etmelerini de hedeflememişlerdi…
Hantal bir kamu yönetimini de kendileri yaratmadılar insanlarımız.
Türkiye’den 1975’te tarımsal işgücü adı altında Kıbrıs’a getirilen ve yerleştirilen insanlar da bugün geldiğimiz noktayı hayal ederek gelmemişlerdi ülkemize.
Doğduğu yer neresi olursa olsun emeğini verdiği ve terini akıttığı topraklardan göç etmek durumunda kalan insanlar bizim insanlarımızdır.
Yıllarca üretimden koparılan ve ürettiklerini dahi Türkiye’ye bile satamayan insanlar bu toprakların evlatlarıdır.
Ne sağlık sistemi, ne eğitim sistemi ne de diğer sistemler adam gibi çalışamıyor maalesef…
Ülke insanlarımız hep “yavrucuk” muamelesi gördüler, hep birileri gelip “öğretmen” oldular onlara, ve ülkemizdeki bazı siyasiler de bunu kullanarak yıllarca ülkeyi tarumar ettiler!, kamuya istihdam yaptılar, sürekli vatandaşlık verdiler yıllarca ve bugünlere gelindiğinde de Kıbrıslı Türklere “tembeller” dendi! İnanılmaz yanlışlar yapıldı ve halen de yapılıyor. Demografik yapı ile o kadar fazla oynandı ki değerler alt-üst oldu, kültürel savrulmalar yaşanmaya başlandı, planlama yapılamaz oldu…
Bir köşeye sığdırılamayacak o kadar olumsuz şeyler yaşandı ve yaşanıyor ki ülkemizde, bugün bunlara topyekun bir ses verilecek Lefkoşa’da bir kez daha. Bu ses KKTC vatandaşları tarafından verilecek topyekun sorumlu olan herkese yönelik olarak. Kendi kendimizi yönetmek istiyoruz denecek, vatandaşlıklar artık dağıtılmasın istenecek, üretmek istiyoruz satmak istiyoruz diye bir yerlere gönderme yapılacak, insanları giderek göçe zorlayan dayatma paketlere ve yasalara hayır denecek…
Dileğimiz tüm yetkililerin ve ilgili yönetimlerin grevden ve mitingden yükselecek almaları gereken mesajları almaları ve mitingin olaysız bir şekilde gerçekleştirilmesidir…
Sevgi ve dostlukla kalınız…