Ülkemizde yaşayan göçmen çocuklar için alınması elzem olan kurumsal önlemlerin bugüne değin alınmış olmaması ve rehberlik, yönlendirme ve uyum hizmetlerinde ev sahibi ülke olarak deneyim ve kaynak eksikliğimiz, temel eğitim sorunlarımız arasında gösterilebilir.
Temel Sorunlar
Göçmen çocuklara odaklı temel eğitim sorunları; okul öncesi eğitime devam oranlarının düşük olması; birçok göçmen çocuğun kendi anadilleri özelinde dil becerisinden yoksunluk nedeniyle iletişim sorunları ve ülkemizde kültürel çelişkiler yaşamaları; çoğunluğu göçmen öğrencilerden oluşan okullara devamın bir sonucu olarak toplumsal uyumda başarısızlık ve akademik yönlenmede eksiklik; çoğunlukla kapalı ve demokratik olmayan aile yapısından kaynaklanan iletişim ve davranış problemlerinin gelişmesi ile okul yaşamında toplumsal dışlanma ve özel eğitim veren okullarda yüksek oranlarda temsiliyet; ev sahibi ülke olarak Kuzey Kıbrıs’ta erken yaşlarda yapılan kolej sınavları itibarı ile erken yaşlardaki seçme uygulamalarının ortaya çıkardığı başarısızlık sonucu okul terklerindeki artış, buna paralel gelişen suç ve suça yönelmede potansiyel yatkınlık; mesleki eğitime yönlendirilmediği için çıraklık veya iş eğitiminden yoksun işsiz gençler; çevresel ve toplumsal dönüşümlerin içindeki yoğunluğa bağlı olarak kendi vatanlarıyla ilgili hoş olmayan ifadeler nedeniyle öz saygı ve kendine güven duygularında tahribat ve değersizlik duyguları; kültürel diyaloğa açık olmayan ve göçmen öğrencilerle ilgili yüksek beklentisi olmayan öğretmen ve yöneticilerin olumsuz etkisi; okullarla ilgili anne-babaların düşük ilgisi ve bilgisizliğidir.
KİMLİK
Kültürel kimlik edinimi ve bireysel anlamda yeterli hale gelebilmek için anadilinin en yetkin haliyle öğrenilmesi önemli olduğundan eğitimin bütün seviyelerinde, yeterli donatılmış uygun ortamlarda uzmanlar tarafından verilen ana dili öğretimi garanti altına alınmalıdır. Göçmen çocukların eğitimi ve genel anlamda çok kültürcü bir eğitim odağında neler yapılabileceği, ne tür önlemler alınarak sorunlara temel çözümler üretilmesi gerektiği bilimsel ortamlarda tartışılmalıdır. Göçmenlerin sağlıklı bütünleşmeleri ve çok kültürlü ortama uyumları konusunda, diğer gereklilikler arasında en önemlisi sağlıklı kişilik gelişimidir. Bu nedenle göçmenler kendi kimliklerini muhafaza ederek uyum sürecine dâhil edilmelidir.
Yaşadıkları ülkelerde kendi kimliklerini de koruyarak bulundukları ülkenin kültürel, sosyal ve ekonomik değerleriyle uyum sağlamış başarılı göçmen rol modellerin özellikle çocuklar ve gençler olmak üzere zaman zaman göçmenlerin gündemine getirilmelerinin sağlanması, isteklendirme kaynağı olacaktır. Göçmen çocukların anneleri, eğitim programları aracılığıyla erken çocukluk bakımı ve eğitimi konusunda bilgilendirilmeli ve teşvik edilmelidirler ve gereken durumlarda desteklenmelidirler. Öğretmenlerin idealde çok kültürlü diyaloga açık, hoşgörülü ve önyargısız olmaları beklenmektedir ancak buna rağmen aralarında çok kültürlü diyaloğa daha açık ve olabildiğince ön yargısız öğretmenler, özellikle göçmen öğrencilerin bulunduğu okullarda görevlendirilmelidir. Başarılı ve başarısız göçmen öğrencilerin başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini ortaya koymak üzere sistematik olarak araştırma ve analizler yapılmalıdır.
UYUM SORUNLARI
Kültürel farklılıklar ve bu farklılıklara hoş görü, akılcı, çağdaş yaklaşımlar özellikle öğretim amacıyla hazırlanan her tür eğitim materyallerinde vurgulanmalıdır. Göçmen gönderen ülke(ler) ile birlikte göçmen alan ülke olarak Kuzey Kıbrıs, AB fonlarından da yararlanarak göçmenlerle bütünleşme üzerine ortak projeler hazırlamalıdır. Okul ilişkileri zayıf olan göçmen öğrenciler göç nedeniyle aile bireylerinden bir veya birkaçıyla ayrı düşerken, yaşadıkları topluma da yabancılık duydukları için hızla hem kendi ailelerine ve sahip oldukları değerlere hem de uyumlaşamadıkları topluma yabancılaşmaktadırlar. Yaşam boyu öğrenme ilkeleriyle yetişkinleri de içerecek şekilde göçmenlere ev sahibi ülkeye uyum, yaşamsal pratikler ve mesleki eğitimle ilişkili kurslar verilmelidir. Göçmen öğrencilerin yoğunlaştığı okullar aşamalı olarak kapatılmalı ve göçmenlere yönelik yerleşim politikaları uygulamaya konulmalıdır. Uyumlaştırma kapsamında göçmen öğrencilerin bulundukları okullarda belirli bir oranı aşmamasını sağlayacak bazı önlemler alınmalıdır. Çünkü göç sonrasında performans düşüşü yaşayan ve başarısız olan öğrenciler, göreceli olarak “kaliteleri daha düşük okullara” gitmektedirler; genelde maddi sorunlar ve ailevi sıkıntılar da yaşamaktadırlar.
Göçmen eğitiminin, çok kültürlülüğün yapılanışları içindeki önemi her geçen gün artmaktadır ve günümüzde dünyadaki uzaklıklar küçüldükçe insan ve insani değerlerin dolaşımı daha da önemli ve belirleyici hal almaktadır. Eğitimde göçmenlere yönelik uygulanacak “Eğitim, Uyum ve Öğretim Politikaları” oluşturmak önemsenmelidir. Böylece çocukların ve gençlerin, göçmen olarak veya vatandaş olarak yaşadıkları ülkenin değerlerine saygılı, uyumlu, bilinçli ve özgür irade sahibi olarak yetişmeleri sağlanabilir. Bu, o toplumun en önemli kazancı olacaktır.
BİZDEKİ SORUN
Kuzey Kıbrıs’ta göçmen eğitimi ile ilgili en önemli sorun, göçlerin belli bir plan program çerçevesinde yapılmamış olması, göçmenlerin genellikle kayıt dışı çalışmaları, kayıtlı olsalar dahi bunun sayısının sağlıklı bir biçimde açıklanmamış olması ve ülkenin demografik yapısını etkileme limitlerinin çok üzerinde göçmen nüfus olması en önemli sorunlardan sayılmaktadır. Öyle ki, 1974 öncesi vatandaş nüfus, 1974 sonrası vatandaş nüfus ve göçmen nüfus sayıları bilinmediğinden, önlemler alınamamakta, projeksiyonlar yapılamamakta, kültürler arası çalışmalar sağlıklı olamamakta, sermayenin kendini korumaya almak istemesi ve düşük maliyetli insan çalıştırmak istemesi ile de göçmen nüfus giderek artmakta ve siyasi irade tarafından da önlenememektedir.