Kuzey Kıbrıs kalkınma devleti

Ülkemizde 30-35 yıl öncesinden başlayarak bugünlere kadar gelen başta UBP hükümetlerinin halkın yararına olmayan projeksiyonları ile bugün hem insanlarımız üretemez bir duruma sokulmuş hem devlet hantallaştırılmış hem de hem de devlet kurumlarındaki yapısal bozukluklar tüm ülkeyi hareket edemez bir duruma getirmiştir.

Ülkemizde 30-35 yıl öncesinden başlayarak bugünlere kadar gelen başta UBP hükümetlerinin halkın yararına olmayan projeksiyonları ile bugün hem insanlarımız üretemez bir duruma sokulmuş hem devlet hantallaştırılmış hem de hem de devlet kurumlarındaki yapısal bozukluklar tüm ülkeyi hareket edemez bir duruma getirmiştir.

CTP, ülkemizin normalize olabilmesi için bir taraftan federal temellerdeki çözüm ve barışın gerçekleşmesini olmazsa olmaz olarak görürken, diğer taraftan da üretimin artırılması ve ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesini de toplumumuzun kendini geleceğe taşıyacak bir halk olabilmesinin ön koşulu olarak değerlendirmektir. İşte bu nedenlerle CTP politik tezlerini yeniden tartışmaya açmış ve tüm toplumumuzun değerlendirmelerine sunmuştur. Bu günkü köşemde CTP’nin tezlerinden bir bölümünü sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

DÜNYAMIZDAKİ DEĞİŞİMLERİN YANSIMALARI

Son yıllarda yaşadığımız ekonomik değişim ve dönüşümlerin yanı sıra, dünyamızda sanayi toplumundan bilgi toplumunun oluşma sürecinin içerisinde olduğumuz son çeyrek yüzyılda yaşanan teknolojik, siyasal, ekonomik ve toplumsal değişimler, oldukça önemli yapısal, düşünsel, duyuşsal, teorik ve pratik alandaki paradigmal dönüşümlerin birer yansıması olarak da kabul edilmektedir.

Tüm dünyada farklı düzey ve şiddetlerde yaşanmakta olan bu dönüşümlerin, ülkemizde de yaşamın her alanında etkili olmaya başladığını, siyasal, toplumsal ve ekonomik açılardan değişim ve dönüşümleri yaratacak ve bundan etkilenecek olan insanı temel alan, ekonomik, siyasal, demokratik ve hukuksal değişim ve dönüşümlerin gerekliliğinin, halkımızın kendi kendini yönetme deviniminin gelişmesinin temel özelliği olduğunu görmek ve dikkate almak önemlidir.

Bu değişim ve dönüşümlerin barış ve çözüm mücadelesi ile bütünleşmesinin, insan hak ve özgürlüklerinin vücut bulması ve geliştirilmesinin en önemli temeli olduğu gerçeğine bağlı olarak siyasal, ekonomik ve her alandaki mücadelemizi sürdürmeye devam etmeliyiz.

Günümüz dünyasında küresel bir niteliğe bürünen ekonomi, bilgiye ulaşma yolları ve yeni teknolojiler, başta tek tek ülkeler olmak üzere, ülkeler arası etkileşimle de insan odaklı ve sosyalist anlayış temelinde demokratik bir denetim altına alınabilirse, tüm dünya insanlarının birlikte ve işbirliği içerisinde yaşayabilecekleri bir dünya toplumu ya da küresel bir toplum yaratılması hedefine temel oluşturabilecektir.

KALKINMA HAREKETLERİ

Yeni teknolojilerden dolayı verim gücü hızla artarken, çalışma yaşamını da yeniden tanımlamak gerekmektedir. Amaç, uygun üretim teknolojileri ve işçi katılımı yoluyla, çalışma koşullarını insancıllaştırmak olmalıdır. Toplum hizmetlerine ve çevrenin yeniden oluşturulmasına yönelik yatırımlarla ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve altyapının iyileştirilmesi için yapılacak kamu harcamaları ile yeni iş ve ticaret alanları yaratılmalıdır. Bu altyapı yatırımlarının gerçekleşebilmesi için “aşağıdan yukarıya doğru yaklaşımı” ile “yerel yönetimlerden kaymakamlıklara” kadar yatırım projeleri hazırlanmasının teşvik edilmesi, bu projelerin fizibilitelerinin yaptırılması, fayda maliyet dökümleri ve proje takvimlemeleri hazırlanması sağlanmalıdır. İşte bu projelerin yer alacağı Kalkınma Hareketi¸ bundan böyle vizyonu konacak ve bu ekonomik vizyonla anılacak olan KKTC’nin, KALKINMA DEVLETİ’ne dönüştürülmesi, CTP’nin önümüzdeki dönemle ilgili en temel tezleri olacaktır. Bu vizyon ışığında yapılacak altyapı ve yatırım projelerinin YATIRIM BÜTÇESİ içerisinde yer alması sağlanacak ve YATIRIM BÜTÇESİ, KKTC BÜTÇESİ dışında tutulacaktır. Hükümetlerin, herkes için iş sağlama sorumluluklarını uygulamada görev üstlenmeleri birinci derecede önemlidir.

Yatırım Bütçesi çerçevesinde yapılacak altyapı yatırımlarının, “Kuzey Kıbrıs Kalkınma Devleti”nin ekonomisine katma değer yaratabilmesi için, tarım sektörünün, hayvan üreticisinin, turizmcinin ve üniversiteler sektörünün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde altyapı yatırımlarına öncelik verilmesi, katma değeri yüksek üretim yapılması sağlanarak, reel sektörün desteklenmesi CTP’nin öncelikli projeleri arasında olacaktır.

CTP, Kuzey Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne birleştirilmiş Federal Kıbrıs çatısı altında tam üye olmasını misyon edinerek, Avrupa Birliği müktesebatına uyumlaşma sürecinde yer almasını savunur ve Avrupa Birliği yaşam biçimine hızla geçilebilmesi ve Güney Kıbrıs ekonomisi ile yakınsamanın ve Kıbrıs’ta ortak bir ekonomik yaşamın ortak çıkarlar temelinde gelişmesine yardımcı olur ve savunur.

Ayrıca, KOBİ’lerin de desteklenmesine oldukça önem verilmelidir. CTP, ekonomik kaynakların doğru değerlendirilmesi, iç ve dış yatırımcının sağlıklı alanlara hızlı yatırım yapması ve gerek bürokratik engellerden gerekse rüşvet gibi kötü özelliklerin hedefi olunmaması için YAGA’nın geliştirilip etkinliğinin artırılmasından yanadır. CTP ayrıca, Özerk Kıbrıs Türk Turizm Örgütü’nün yasalaşarak kurulmasını, örgüt yönetiminde ağırlıklı olarak turizm sivil toplum örgütü temsilcilerinin yer alacağı, yenilenmiş ve ileriye dönük Turizm anlayışı ile turizm faaliyetlerinin yürütülmesini savunur. Aynı zamanda, başta kamu bankaları olmak üzere, sanayi bölgeleri ve kırsal kesim arsaları dahil kamu kaynaklarının dağıtımı ve dağıtımından sonra da sevk ve iadesinde siyasi hakimiyetin kırılması ve ilgili sivil toplum örgütleri, esnaf ve zanaatkar odaları ve sanayi odaları gibi kuruluşların her adımda etkin katılımcı olmasını gerçekleştirmenin, ekonomik demokrasinin gelişmesine ve statükonun kendini yeniden üretme ve kaynak savurganlığını sürdürmesine dönük en önemli engel olacağına inanmaktadır.
Bu haber 142 defa okunmuştur

:

:

:

: