En son emeklilerden ve çalışanlardan ek vergi alınmasını düzenleyen yasa için sabaha kadar süren meclis oturumunda toplanan ve ardından kısaltılmış süresi ile tatile çıkan meclis bugün yeniden toplanıyor.
Bilindiği üzere milletvekilleri kendisi karar alıp kısaltmadığı takdirde meclis tatili 1Temmuz-1 Ekim tarihleri arasında yapılmaktadır. Aslında ben 14 Aralık 2003 tarihinde milletvekili olarak seçildiğimden beridir hiç böyle bir tatil de yapmadı meclisimiz. Genellikle 3 aylık tatil 1, 1.5 veya en çok 2 ay tatil yapıldı en azından benim milletvekili olduğum 3 dönemdir.
2000 yılında UBP iktidarda iken TC ile imzalanan ve halkımızın “yıkım paketi” diye adlandırdığı ekonomik önlemler paketi, bankalar krizinin yaşanması ve toplumsal tepkilerin öne çıkması hasebiyle uygulanamamış; 2004 referandumu sonrası CTP hükümeti döneminde ekonomide yaşanan pozitif gelişmelerle gündemden kalkmış; 2007’de dünyada başlayan ekonomik krizin Kuzey Kıbrıs’a da etkileri ile CTP hükümetinin önüne yeniden getirilmiş; CTP seçim bildirgelerinde ve hükümet programında yer almaması nedeniyle bu önlemleri uygulamasının mümkün olamayacağını bildirmiş; ülkemizde alınması gereken ekonomik önlemlerin halka anlatılması ve kendi toplumsal yapımıza uyarlanarak projelerle desteklenebilmesi ve ekonomik kalkınma planlarının halkla paylaşılabilmesi amacı ile erken seçimlere gidilmesi kararı almış; seçim süresince CTP projelerini halka anlatırken; UBP ise ekonomik kriz olmadığını, yaşanan sıkıntıların CTP hükümetinden kaynaklandığını, ekonomik reçetenin Sayın Eroğlu’nun cebinde olduğunu söylerken , sendikalara ve sivil topluma yazılı imzalı taahhütlerde bulunmuş, ekonomik pakette olan noktaları yasalaştırmayacağının sözlerini vermiş ve tabiri caizse halka her konuda yalan vaadlerde bulunmuş ve %44 oy alarak tek başına iktidara gelmiştir.
19 Nisan seçimlerinin ardından halka söylediği ve vaad ettiği konuların tam tersini hayata geçirmeye başlayan UBP, diğer taraftan da Cumhurbaşkanlığı seçimleri için insanların iş ve aş kaygılarını sömürerek ve korku politikalarını uygulayarak Sayın Eroğlu’nu CB seçene kadar birçok yasayı ve özellikle de ekonomik paketi halktan gizlemeyi sürdürmüştür. Bugün ise gündemde olan ekonomik paketin aslında 2000 yılında yine Sayın Eroğlu döneminde imzalanan protokol olduğu, CB seçimlerinden önce de paketin uygulanacağına dair yine Sayın Eroğlu’nun 5 Ocak 2010’da imza koyduğu ancak bunu da halktan gizlediği ortaya çıkmıştır.
Nihayetinde CB seçimleri ile de Sayın Eroğlu’nu sraya taşıdıktan sonra UBP, düşen maskesini daha da gizleyememeye başlamış ve gerçek yüzünü ortaya sermiştir. KTHY olayı, çalışanlardan ve emeklilerden ek vergi kesilmesi meclisin kapanması öncesi yaşanan son durumlardı.
Son günlerde KYHY ile ilgili olarak ortaya çıkan bazı anomaliler; ATLAS-JET’in sözleşmemiz 31 Ekim’de bitiyor açıklamaları; halbuki eğer bu doğru ise bunun halktan gizlenmiş olduğu ki zaten ATLAS-JET ile yapılan anlaşma henüz halkımızla paylaşılmamıştır!; Sayın Bakanın THY ile ortaklık kurma çalışmaları ve açıklamalardaki çelişkiler hepsi mecliste birer araştırma konusu olacağa benziyor…
Şimdi meclis açılıyor ve ekonomik paketin içerisinde olan daha birçok konu sıra ile meclisin gündemine taşınmaya başlayacaktır. Burada önemli olan toplumsal duyarlılıkla bu yasaları tartışmak ve halkımızın geleceği açısından yapılması gereken muhalefetin demokratik yollarla hayata geçirilmesini örgütlemek olmalıdır.
Ülkemiz ekonomik zorluklar yaşamakta ve bir dar boğazdan geçmektedir, doğrudur; ülkemiz siyasal sıkıntılar da yaşamaktadır yıllardır; üretimden kopartılmıştır insanlarımız ve tam bir tüketim toplumu yaratılmıştır yıllar içerisinde; özel sektör cılız bırakılmış, kamu sektörü ise özellikle UBP iktidarları dönemlerinde hantallaştırılmış ve yapısal anlamda çağdaşlaştırılmamıştır; bütün bunlar gerçeklerimizdir içerisine sürüklendiğimiz, hepsi doğrudur; ancak doğru olan bir şey daha vardır ki biz Kıbrıslı Türkler ve KKTC vatandaşları olarak hepimiz kendi kendimizi yönetmek ve çağdaş bir yapıya kavuşmak, ekonomik önlemlerimizi kendimiz alabilmek, TC’den alacağımız kredi olanaklarını en acil ihtiyaçlarımız için kendimiz karar verip kullanmak; demografik yapımızla ilgili kararlar üretmek; TC ile siyasal ve ekonomik alanlarda karşılıklı saygınlık çerçevesinde ilişkiler yürütmek; çözüm ve barış konularında Kıbrıs Türk Halkının gailelerini ve geleceğini dikkate almak ve herşeyin başında demokratik bir ülkede kendi kararlarımızla ve kendi ayaklarımızın üzerinde durarak yaşamak ve kendi kendimizi yönetmek istiyoruz…
Evet, bugün meclis açılırken, halkın çözüm, barış ve ekonomik kalkınmaya olan ihtiyaçları doğrultusunda kendimizin vereceği kararlarla halkımızın iradesini temsil edebilmek oldukça önemli ve hayatidir diye vurgulamak istedim bugünkü yazımda. Yoksa mecliste milletvekili olmanın da hükümette bakan olmanın da ne anlamı olur ki Kıbrıs Türk Halkının iradesini yansıtamadıktan ve halkımızı çağdaş dünyanın bir parçası yapamadıktan sonra!...