Öğrenenlerin yaratıcılıkları ve eğitimsel öngörüde bulunmaları açısından, okullarda seçilip uygulanan program modelleri, öğretme modelleri ve öğretim teknik ve modelleri önemli etkiye sahiptir. Ülkemiz Kuzey Kıbrıs’ta da yaratıcılığı içeren program modellerinin ülkemiz sosyo kültürel yapısına da uygun bir biçimde geliştirilip pilot çalışmalarla desteklenmesi ve uygun koşullar yaratılarak uygulamaya sokulması oldukça önemlidir.
Program modelleri açısından derslere veya belirli konu alanlarına göre düzenlenen programların, öğrenenlerin eleştirici ve yaratıcı özelliklerini geliştirmelerine pek olanak vermediği bilinmektedir. Özellikle derslere göre düzenlenen programlarda, içeriğin etkin bir şekilde öğrenenlere kazandırılması önemlidir.
Öğretmenler etkin bir şekilde konuları açıklamayı ön plânda tutarak; sunuş yoluyla öğretim modellerini tercih etmekte; bu modele uygun aktarım-soru-yanıt gibi öğretmen merkezli yaklaşımları kullanmaktadırlar. Öğretmen konuları yetiştirme kaygısıyla, çabalarını konuların bitirilmesine vermektedir; öğrenenlerin yaparak, yaşayarak öğrenmelerine; üretimde bulunmalarına; bu tarzdaki modeller fırsat vermemektedir.
Öğrenenlerin yaratıcı düşüncelerini geliştirmek için öğreneni sınıfta dinleyen konumuna sokan öğretim tekniklerinden vazgeçmek gerekmektedir. Bağımsız, esnek, akıcı düşünebilen; özgün şeyler üretebilen; geleceğe yönelik kestirimlerde bulunabilen; kendini uygun bir şekilde ifade edebilen bireyleri yetiştirebilmek, eğitimin en önemli görevi ve temel sorunudur.
Bu çerçeve içerisinde okullarda derslere göre düzenlenen programlar yanında pilot programların uygulanması; öğrenenlerin ilgilerine yanıt verme ve onların motivasyonlarını artırma bakımından önem kazanmaktadır. Öğrenenlerin yaratıcılıklarını geliştirebilmek için eğitim sistemi içinde etkilenebilecek, kontrol edilebilecek en önemli değişkenler, öğretim program modelleri, öğretim yaklaşımları, öğretim yöntem ve teknikleri ve öğretmenlerin niteliğidir.
Derslere göre düzenlenen program modelerinin uygulanmasının yanında, pilot program modellerine, pilot modeller içinde de problem çözme odaklı öğrenme yapılarına ağırlık verilmelidir. Öğretmenler, eğitim durumlarını düzenlerken ve uygularken, öğrenenleri harekete geçirici, yaratıcılıklarını ortaya çıkarıcı, bizzat yaşayarak öğrenmelerini sağlayıcı yaklaşım ve teknikler kullanmalıdır.
Öğrenenlerin yaratıcılıklarını öne çıkarıcı en önemli yaklaşımlardan biri ise keşif yolu ile öğrenme yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre, bütün öğrenenlerin içinde öğrenme arzusu vardır. İnsanoğlu merak güdüsü ile dünyaya gelmiştir. Okul örgütü, bu duygudan yararlanmalı ve bu merak güdüsünü kontrol altına almanın alt yapılarını işler hale getirmelidir. Öğrenenin anlama, keşfetme merakını giderme isteği öğretmenler ve öğretim modelleri tarafından istendik olarak yönlendirilmeli ve yüreklendirilmelidir.
Böylesi anlayışların eğitim sistemimiz içerisinde vücut bulabilmesinin ön koşulu ise sistemin öğrenci merkezli bir anlayışla kurgulanması gerekliliğidir. Bu da kesinlikle sınav odaklı ve öğretmen merkezli bir anlayışla tamamen zıt olmakta ve öğrencileri geçici ve sanal öğrenme yollarına itmektedir. İlk iş olarak öğrencileri ilgi ve yeteneklerine göre geliştirmeyi kabul ederek olumlu bir adım atılmış olabilir. Ancak maalesef günümüzde sistem hep bir üst basamağa öğrencileri sınav odaklı hazırlamaya yönelik olarak ve elemeci bir şekilde kurgulanmakta, bu da yaratıcılığın geliştirilmesinin önündeki en büyük engel olmaktadır.
…devam edecek…