Bilindiği üzere, 22 Temmuz 2010 tarihli bakanlar kurulu kararı ile Kıbrıslı Türklerin tek hava yolu şirketi olan KTHY ortadan kaldırılmış, çalışanları da insafsızca işsiz bırakılmışlardır.
Bilindiği üzere, 22 Temmuz 2010 tarihli bakanlar kurulu kararı ile Kıbrıslı Türklerin tek hava yolu şirketi olan KTHY ortadan kaldırılmış, çalışanları da insafsızca işsiz bırakılmışlardır. Halen de işsizlikten ve imkansızlıklar içerisinde yaşamaktan mağdur durumda olan KTHY çalışanları ne İhtiyat Sandığı’ndan paralarını alabiliyorlar, ne işsizlik parası veriliyor kendilerine ne de devletin herhangi bir biriminde işe girmeleri konusunda hükümet tarafından bir adım atılıyor. Tam 347 insan perişan bir durumda bırakıldı UBP’nin “aymazlıkları” sonucu. Hatta CAS şirketine devredilen çalışanların 55 KTHY çalışanının daha işine son verileceği duyumları alınmaktadır son günlerde. Bakanlar kurulu KTHY’yi ATLAS-JET’e bir protokolle devrettiğini açıkladı o güya özelleştirme yapıldı denilen “peşkeş” çekilen günlerde ancak kimse o protokolü de görmedi. KTHY ortadan kaldırılırken UBP tarafından, KTHY’nin “peşkeş” çekildiği bu şirketin ekonomik zorluklar içerisinde olduğu ve KTHY sayesinde sıkıntılarından kurtarıldığı söylentileri her tarafta konuşulmaktadır! Zaten eğer UBP ile bahsi geçen havayolu arasında imzalandığı söylenen ilgili protokol ve devir doğru olsaydı şimdilerde yeni bir şirketin kurulacağı ve sözde THY ile birlikte uçurulacağı konuları gündeme gelir miydi? Sevgili okurlarım, Kıbrıs Türk Halkı için ne denli büyük bir öneme sahip olduğu apaçık ortada olan KTHY’nin böylesi şaşırtmacalar ve çelişkilerle yok edilmesi ne kadar önemliyse, yıllarca bu havayolunda çalışan insanların bugün bir tarafa atılması, kendileri ile hükümetin ilgilenmemesi, -cek ve –caklarla sorunların çözümünün ötelenmesi, her şeyde olduğu gibi bu konunun da UBP kurultayı sonrasına bırakılması ve neredeyse insanlarla alay edilmesi de oldukça önemlidir ve bu konu her şeyin de önündedir özünde insan olduğu için. İşsiz olmak ve iş bulamamak çok önemli ve üzücüdür, ancak bunun daha da kötüsü çalışan bir insanın işten atılması ve işini kaybetmesidir denilebilir. Herkes belli bir düzen içerisinde yaşamaya alışmıştır ve gelirine göre birtakım giderler için taahhüt altına da girmiştir. Çoluğu çocuğu okula gidenler, sağlık sorunları olanlar, taksit ödeyenler ve daha çeşitli yükümlülükler altına giren insanlar ansızın kendilerini sokakta bulmuşlar ve maalesef hükümetin de ilgisizliği altında kalmışlardır. Halbuki hatırlanacaktır, CTP’nin hükümete geldiği ilk günlerde Akdeniz Garanti Bankası çalışanları da benzer bir duruma düşüyordu ancak CTP almış olduğu tedbirlerle bu bankanın çalışanlarını mağdur etmeden bir kısmını Vakıflar Bankası’na bir kısmını da devletin başka birimlerine transfer ederek sorunları çözmüştü. Benzer bir şekilde TÜK’de var olan fazla istihdamın bir kısmı Mağusa’da açılan hastaneye bir kısmı da diğer birimlere aktarılarak yine insanların mağduriyetleri önlenmişti. Ancak bunun için hem insan sevgisi, hem insana değer verme hem de adalet ve sosyal devlet anlayışına sahip olmak gerekmektedir. Bu CTP’de vardı. Peki ya UBP’de de var mı? UBP hükümeti Kıbrıs Türk Halkına KTHY konusunda hem doyurucu bir açıklama yapmak durumundadır hem de özür borçludur; UBP, KTHY çalışanlarından da derhal özür dilemek ve sorunlarını çözmek zorundadır; ve bilinmelidir ki mecliste soruşturulmalarının önünü sayı çokluğu ile tıkayan UBP halkımız tarafından soruşturulacak ve gereken cevabı demokratik yollarla önümüzdeki seçimlerde alacaklardır; Ama ne çare ki 36 yıldır havada uçan KTHY artık yoktur! Ve ne çare ki 347 insanın evine ekmek girememektedir bugün. Bu 347 insan çoluk çocukları ile birlikte borç harç içerisinde bırakılmışlardır. Bu nasıl bir vicdandır anlamak mümkün değil… İşte tüm bu nedenlerden dolayı KTHY çalışanlarının yanında olmak hem siyasilerin hem de tüm insanlarımızın en temel görevlerindendir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile hareket etmek hiçbir insanın davranışı olamaz ve olmamalıdır bu topraklarda. Siyaset eğer insan içinse, ve eğer insan en değerli varlıksa, insanların işlerinden edilmesi ve işsiz aşsız bırakılması karşısında hiç kimse suskun kalmamalıdır…