Eğitimde planlama olmadan başarmak mümkün değildir

Bir ülkenin geleceğe yönelik bir yol haritası ve pusulası olmadan çağdaş bir biçimde yaşayabilmesi ve özellikle de giderek daha da küreselleşen dünyamızda kendi ayakları üzerinde durabilmesi artık pek de mümkün görünmemektedir.

Bir ülkenin geleceğe yönelik bir yol haritası ve pusulası olmadan çağdaş bir biçimde yaşayabilmesi ve özellikle de giderek daha da küreselleşen dünyamızda kendi ayakları üzerinde durabilmesi artık pek de mümkün görünmemektedir. Bir ülkenin kendine has dokularını koruyup geliştirerek ve süzme bir biçimde geleceğe taşıyarak var olması elbette ki olmazsa olmaz hedeflerinin en başında gelmektedir. Küreselleşme ile ekonomik ilişki ve yapılanmalar sürekli değişim gösterirken, gelişen yeni teknolojiler de hem küreselleşmeyi hem de ekonomik düzeni dönüşümlere zorlamaktadır. Bu giderek bir döngüsel hal almakta, ekonomi ve teknoloji dünya ülkelerini farklı bölgesel birlikteliklere de götürebilmektedir. Toplumlar artık hem kendi ülkelerini, hem kendi ülke insanlarını hem de içerisinde oldukları birlikleri düşünmekte, küreselleşen dünyamızda ileriye yol alabilmek için bireysel, toplumsal, bölgesel ve küresel değerleri dikkate alan eğitim modelleri geliştirerek insan yetiştirme düzenlerini kurgulayıp hayata geçirmektedirler. Bulunduğumuz noktadan ileri bir noktaya varabilmek için de mutlaka en geniş bir biçimde ve bilimsellikten uzaklaşmadan eğitim planlamaları yapmak ise kaçınılmaz bir duruştur ülkeler için. Bunu başarabilmenin birincil koşulu ise bu değişim ve dönüşüm iradesini gösterebilmekten ve toplumun önüne planlı bir biçimde çıkabilmekten geçer. Her şeyden önce en geniş bir biçimde bir durum analizi yapılmalıdır ülkemizde de böylesi bir yol haritası ve pusula isteminde gerçekçi isek. Yapılacak olan durum analizi için en uygun insan kaynaklarını kullanmak durumundayız. Bu durum analizi sonucunda yapılması gereken stratejik planın tüm unsurlarının belirlenmesi ve bu planın nasıl izleneceğinin ve değerlendirileceğinin de kayıtlanması oldukça önemlidir. Durum analizi yaparken toplumumuzun siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel, teknolojik ve eğitimsel açıdan geçirdiği evreleri analiz etmek ve bugünü anlamaya çalışmak şarttır. Bulunduğumuz noktaya nerden geldiğimizin çok iyi bir analizinin yapılması sürecidir bu. Çünkü bulunduğumuz noktayı iyi analiz edemezsek nereye gitmemiz gerektiğine karar versek bile nerden yola çıkacağımızı belirleyemeyiz. Her şeyden önce varmak istediğimiz nokta ile bulunduğumuz nokta arasındaki farkı iyice etüt etmemiz önemlidir. İşte bu durum analizi sonucundadır ki varmak istediğimiz nokta anlam kazanacak ve işte tam da o zaman eğitim sisteminin misyon ve vizyonu belirlenebilecektir. Temel değerlerimizin dikkate alınmadığı bir misyon ve vizyon hiçbir anlam ifade etmeyebilecektir çünkü. Misyon ve vizyon belirlendikten sonra eğitim sisteminin fotoğrafının bir bütün olarak çekilmesi ve bun uygun bir biçimde kademelere ve türlere ayrılması anlamlı olur, aksi halde parçalardan bütüne gitmeye çalıştığımızda resmin tamamını belki de görmemiz hiç mümkün olmayabilir belirlenen vizyon doğrultusunda. İşte bu biçimde bütünden parçalara inerek her bir kademenin ve alt resmin stratejik planlamalarını yapmak daha manidar bir hal alacaktır. Elbette bu stratejik planların her birinin kendi içerisinde stratejik hedefleri de belirlenecek ve böylelikle izleme ve değerlendirme dediğimiz süreç çalışabilme olanağına kavuşacaktır. Sistemde çalışmayan veya ulaşılamayan herhangi bir birim ya da stratejik hedef olduğunda ise sistemin tamamını değiştirmek yerine yalnızca aksayan yerde yeni durum değerlendirmeleri ile yola devam etme imkanı yakalanabilecektir. Bunun başka da bir daha iyi yolu olduğunu hele ki günümüz şartlarında pek düşünemiyorum. Burada bir diğer önemli olan nokta, durum analizleri yapılır ve stratejik planlamalar hazırlanırken ilgili tüm paydaşlarla ilgili de analizlerin objektif bir biçimde yapılmasını sağlamaktır. Çizilen resim ve çekilen fotoğrafa uygun bir biçimde yapısal düzenlemeler de mutlaka hayata geçirilmelidir çünkü yeni teknolojilerde çekilen bir fotoğrafı kesinlikle eskinin karanlık odalarında temizlenen filmler sisteminde yapamayız. O teknoloji bittiğine göre farklı zeminlerdeki gerekliliklerle yeni teknolojileri kullanarak işimizi yapma yoluna gitmeliyiz. Diğer bir deyişle zemini değiştirmek gerekiyorsa ve değiştirmezsek başarıya ulaşma olanağımız mutlaka minimum düzeye inecektir. Bu yazının son cümleleri olarak da ülkemizde yapılması gereken eğitim planlamasının kurgusu süresinde hem eğitim sistemimizin hem de ülkemizin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsatlar ve tehditlerin çok iyi analiz edilmesi yapılacak eğitim planlamasının başarıya ulaşma şansını artıracaktır diyebilirim. Plansız bir eğitim sistemi ile artık ileriye yürümemizin mümkün olmadığı ve olamayacağı gün gibi ortadayken ülkemizde hala daha resmin bütünü ile değil de çok da gerekli olmayan detaylarla uğraşmak bu toplumun gelişmesinin önündeki engellerin başında yer alıyor kanımca.
Bu haber 38 defa okunmuştur

:

:

:

: