2011 yılı bütçesi ile UBP sınıfta kaldı

Uzmanlık alanım ekonomi değil benim. Ancak ülkenin bu denli kötü yönetilişi doğrudan uzmanlık alanım olmadığı halde, bütçe değerlendirmesi yapmak için, 2011 yılı bütçesini derinlemesine incelemeye, sorgulamaya ve bilimsel bir değerlendirmeye beni toplumsal duyarlılık adına mecbur etti.

Uzmanlık alanım ekonomi değil benim.

Ancak ülkenin bu denli kötü yönetilişi doğrudan uzmanlık alanım olmadığı halde, bütçe değerlendirmesi yapmak için, 2011 yılı bütçesini derinlemesine incelemeye, sorgulamaya ve bilimsel bir değerlendirmeye beni toplumsal duyarlılık adına mecbur etti. Şimdi sizlerle özet olarak bazı bulgularımı paylaşmak istiyorum.

KKTC 2011 yılı bütçesi içerisindeki gelir ve gider rakamlarını karşılaştırdığımda, UBP hükümetinin 2009 yılından beridir icraatlarında başarılı olamadığını söyleyerek bugünkü yazıma başlamak istiyorum.

Peki UBP hükümetini neden başarısız buluyorum?

Bütçe gelir gider kalemlerine baktığımızda, 2007 yılında 2 milyar 183 milyon TL gelir, 2008 yılında 2 milyar 361 milyon TL gelir, 2009 yılında 2 milyar 509 milyon TL gelir, 2010 yılında tahmini 2 milyar 724 milyon TL gelir elde edileceği öngörülmektedir. 2010 yılı henüz gerçekleşmemiş gelirlere detaylı baktığımızda, 2009 yılı birinci ve ikinci çeyreğinde 883 milyon TL bütçe geliri elde edilirken, 2010 yılının ilk 6 aylık döneminde elde edilen gelir toplamı 1 milyar 54 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Buradaki artış yaklaşık yüzde 16.5’tur. Bunun nedenini araştırdığımda, TC Büyükelçiliğinin girişimleri neticesinde ithalatta uygulanan Fiyat İstikrar Fonu (FİF) tahsilatının toplanma sisteminin değiştirilmiş olmasından kaynaklandığını görüyorum. Yani burada bir ithalat artışı veya ticareti büyütücü herhangi bir etki yoktur. Hatta ve hatta, küresel mali krizden ve UBP’nin icraatlarından dolayı küçülen ekonominin ithallatta azalma yarattığı gerçeğini de dikkate alarak, toplam gelirlerdeki azalışın önüne geçilmesi ve sanal bir büyüme varmış hissini ve görüntüsünü yaratmanın dışında başka bir etki yoktur. FİF gelirleri artırılırken, ülkede pahalılık da yaratılmış olmaktadır.

Giderlere baktığımızda, 2007 yılında toplam 2 milyar 125 milyon TL, 2008’de 2 milyar 364 milyon TL, 2009’da 2 milyar 575 milyon TL gerçekleşmiş, ve 2010 yılında tahmini 2 milyar 825 milyon TL’sı gider öngörülmektedir. Yine 2010 yılının henüz gerçekleşmemiş verilerine baktığımızda, 2009 yılının ilk 6 ayında 1 milyar 114 milyon TL gideri olan UBP hükümetinin, 2010 yılının aynı dönemine göre 1 milyar 122 milyon TL harcadığı görülmektedir. Bu kadar tasarruf tedbiri almış olmasına rağmen (kamu görevlilerinin işe başlangıç maaşlarının düzenlendiği yasa, DAÜ’den, Cypruvex’ten, Devletin diğer kamu kurum ve kuruluşlarından onca insan işten çıkartılmasına ve KTHY’nin tasfiye edilmesi ve yüzlerce kişinin işsiz bırakılmasına rağmen, ayrıca yeni işe girenlerin maaşlarının eskiye oranla yarı yarıya düşmesine karşın, bazı kurum ve kuruluşlarda var olan 14. maaşların kaldırılması, bazı kurumlarda maaşların düşürülmesi, emekli maaşlarından vergi alınması, çalışanlardan da vergi muafiyetlerinde indirime gidilerek ek vergi yükü getirilmesine rağmen) giderlerde hiçbir tasarruf sağlanamaması, ve giderlerin 1 milyar 114 milyon TL’den 1 milyar 122 milyon TL’ye çıkması, UBP hükümetinin başarısızlığı değil de nedir? (Demerk ki UBP, yurt dışı geziler, ve yurt içi yemekler, çay partileri, resepsiyonlar, değiştirilen makam arabaları ve eşe dosta istihdam yarattığı için, bütün bu önlemlere rağmen, harcamalarda azalma değil, belirgin artış görülmüştür. Kaldı ki, 2010’un ikinci yarısında UBP kurultayının gerçekleştiği süreçte, bu türden harcamalar daha da artmış ve dolayısı ile gerçekleşmesi beklenen giderlerin tahminin çok üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. İşte bunun içindir ki, UBP hükümeti ve Maliye’den sorumlu Bakanı gerçek verileri zamanında açıklamamaqkta, bizlere düzenli veri sağlayan KKTC Merkez Bankasına da verileri geç yollamakta, KKTC Merkez Bankası üçer aylık Bültenlerinin geç çıkmasını sağlamaktadır. Şu anda maalesef halen elimizde 2010 yılı 3. çeyreği ile ilgili kesin hesaplar yoktur. Bundan dolayı, UBP Hükümetini ve Maliye Bakanını oldukça başarısız buluyor, sınıf geçme notlarını da kırık not olarak veriyorum. Sınıfta kalmışlardır. (Açıklanmamış hesaplar sanki art niyet olduğuna işaret etmektedir. Eğer gerçekten hesaplanmamışsa, o zaman da beceriksizlik var demektir. Hangi seçeneği seçiyor bu durumda UBP hükümeti? Art niyetliliği mi yoksa, beceriksizliği mi?)

Önümüzdeki günlerde bütçeyi analiz etmeye devam edeceğiz…


Bu haber 138 defa okunmuştur

:

:

:

: