Odaların bölünme girişimleri

UBP hükümetinin 2011 yılı bütçesi oy çokluğu ile 315 milyon TL açıkla geçti.

UBP hükümetinin 2011 yılı bütçesi oy çokluğu ile 315 milyon TL açıkla geçti.
2009’da reçete cebimde diyerek seçimlerden birinci parti olarak çıkan UBP, hükümet ettiği 2009 ve 2010 yıllarında ortaya toplumu ekonomik krizden çıkaracak bir ekonomik reçete koyamadığı gibi, hükümet etme ve ekonomik-mali programlar uygulama iradesini toplumsal dengeleri koruyarak gerçekleştirememiş, halkımızın günden güne hem ekonomik ve sosyal sıkıntılarla yüz yüze gelmesini, hem de ülkenin geleceği ile ilgili güvenlerini kaybetmesini sağlamıştır maalesef.

UBP’nin uygulamış olduğu politikalar neticesinde özellikle iç konularımızda tamamen bir keşmekeş yaşanmaktadır. UBP hükümeti 2009’dan beridir öngörülerinde başarısız olmakta, uygulamalarında beceriksizlik göstermekte, toplum adına irade göstermekte de endişe verici boyutlarda güçsüz kalmaktadır. UBP, bırakın halkın iradesini gösterebilmeyi, kendi iradelerini dahi ortaya koyamamaktadır. UBP’li insanlarımız dahi bu durumdan rahatsızlıklarını her geçen gün artarak dile getirmektedirler. Öyle ki, artık 2009 iradesi diye bir irade olmadığı tüm sektörlerin UBP’den şikayetleri ile apaçık ortaya konmaktadır.

Kıbrıslı Türkler hem Türkiye’den hem de Güney Kıbrıs’tan yükselen ekonomik rekabetin ağırlığını taşıyamayacak bir konuma sürüklenmiştir. Çözümsüzlük koşullarının uzamış olması bu rekabetin giderek Kıbrıslı Türkler aleyhine gelişmesine yol açmaya devam etmektedir. Dünyada yaşanan ekonomik kriz de üstüne tuz biber ekmekte, UBP’nin ekonomik öngörüsüzlüğü nedeniyle ikiye katlanmaktadır. UBP ekonomik önlemler alarak gelirleri artıracağına ve işsiz insanlarımıza istihdam alanları yaratacağına sürekli olarak Türkiye’den para istemek ve zevahiri kurtarmaya çalışmakta diğer taraftan da çalışan insanlara ve emeklilere ek vergiler yüklemektedir. Bütün bu gelişmelerden dolayı da ülkemizdeki yaşam kalitesi giderek daha da aşağıya kaymaktadır.
Bunları yaparken farklı sektörleri karşı karşıya getiren UBP yönetimi, maalesef geçmişte İngiltere tarafından ülkemizde uygulanan böl ve yönet politikalarını kendi halkı üzerinde uygulamaktan hiç de hicap duymayacak kadar kendini kaybetmiştir.
Özellikle son günlerde gelişen yeni bir esnaf-zanaatkarlar odası kurdurma girişimleri bu ülkeye yapılabilecek en ağır kötülüklerden biri olmaya adaydır.
Düşünebilir misiniz sayın okuyucular, böylesi bir adımda ısrar edilir ve bakanlar kurulu bu felaket senaryosunun da önünü açarsa ülkemizde hayatın her alanında kutuplaştırmalar yaratılacak, ticaret odasından sanayi odasına, tabipler birliğinden barolar birliğine, mimar mühendis odalarından esnaf ve zanaatkarlar odalarına kadar yaşamın içerisinden her oda bölünmeler yaşayacak ve içinden çıkılamaz ve kontrol edilemez bir kaotik ortam yaratılacaktır.

Ekonomik daralmalardan ve krizlerden dolayı zaten büyük sıkıntılar yaşayan, 13. Maaşların bugüne kadar süren belirsizliğinin ardından şimdi ödenmeyeceğinin açıklanması ve ne zaman ödeneceği konusundaki belirsizlik, eşel mobilden dolayı 6 aylık ödenecek yaklaşık %2’lik ödeneklerin de ödenip ödenmeyeceğinin kuşkuları vb belirsizlikler insanlarımızı çarşıdan uzaklaştırmış ve başta esnaf ve zanaatkarlar olmak üzere tüm sektörler iş yapamaz duruma gelmişlerken bir de üzerine Bakanlar Kurulunun yeni bir esnaf ve zanaatkarlar odası kurulması konusunda attığı adımlar ülkeyi tamamen kaosa sürükleyebilecek bir gelişmedir. UBP hükümetini bu adımdan geri dönmeye ve esnafa ve topluma artık güven vermeye çağırmak istiyorum.
Bu haber 80 defa okunmuştur

:

:

:

: