Bugün yaşayan en eski parti durumunda olan CTP, 1970 yılında dönemin en olumsuz koşullarında kurulduğunda bile toplumun vicdanı olacağının sinyallerini daha ilk günden vermeye başlamıştı.
CTP’den korktu hep egemen çevreler daha ilk günden. Korktular çünkü halktan korktular. Korktular çünkü halkın kendi söylemlerinin dışında bir siyasi söylem duymasını ve bilinçlenerek örgütlenmesini hiçbir zaman istemediler.
1970’ten itibaren CTP’liler ve Kıbrıs’ta barış isteyen tüm insanlarımız egemen çevrelerce toplumdan dışlatılmaya çalışıldılar. Barış isteyen insanlarımıza ve tüm CTP’lilere konuşma yasağı getirmeye çalıştılar. CTP’nin yönetim kadrolarına gösterdiği adayları ölümle dahi tehdit ettiler. Bu saldırılar ve tehditler karşısında ise hiç yılmadı CTP’liler, barış mücadelesi her daim daha da yükseltildi.
Kıbrıs’ta yaşanan her türden olumsuzluğa karşın, CTP kurulduğu ilk günden bugüne değin bu baskılardan hiç yılmadan mücadele etmiş, toplumda basın özgürlüğünden sendikal haklara kadar, demokratik pek çok değerin kazanılmasına ve ilerletilmesine, barış düşüncesinin hep canlı kalmasına, halkların dostluğu ve kardeşliği düşüncesinin gelişmesine, Kıbrıs Türk Halkının bu toprakların öznesi olduğunun yerleşmesine ve siyasal tarihinin her döneminde, muhalefette olduğu yıllardan tutun da, yerel yönetimlerde yönetim sorumluluğunu yüklendiği ve kimi dönem koalisyon ortağı, kimi dönem ise büyük ortak olarak partinin sürdürdüğü mücadeleye kadar, özellikle 1990’lardaki politik tezleri ve bu doğrultuda Kıbrıs sorununun çözümüne bakışı, AB vizyonu ve somut olarak da Annan Planı’nın taraflara sunulmasını gerçekleştirebilmek adına, referandum hakkının alınması mücadelesi ile 2002’den itibaren bir siyasi proje olarak doruğa çıkmış, CTP-Birleşik Güçler (CTP-BG) açılımı ile de halkın desteğini alarak 2003 Aralık seçimlerinde %34 oyla Meclis’te birinci parti, 2005 seçimlerinde ise %44 oyla Meclisin yarısına yakınını ve 2006 seçimlerinde boşalan iki milletvekilliğini de kazanarak 50 sandalyeli Meclis’te 25 sayısına ulaştı. Meclis başkanını da seçerek ve hükümetin büyük ortağı olarak Birleşik Federal Kıbrıs’ın kurulması ve ab üyeliği yolunda elde edilen referandum hakkının kullanılması mücadelesini vermekle kalmamış, yapılan referandumda Kıbrıslı Türklerin%65 oranla “Evet” demesine de en büyük katkıyı yapmış ve “evet”i gerçekleştirmiştir.
Ancak, yılların biriktirdiği olumsuz koşullar, sistemsizlik, yapısal bozukluklar ve çözümsüzlük giderek etkilerini toplum üzerinde artırmakta, UBP yönetimlerinin kendi irademizi hiçe havale etmesi ile bugün ülkemizde yaşadığımız anti demokratik gelişmeler, ekonomik çoküntü ve Kıbrıs sorunu ile ilgili gelişmeler, CTP-BG’nin dün ve bugün öneminin daha da anlaşılır olmasına yol açmaktadır.
Ancak her şeye rağmen partimiz CTP, bugün bir yandan bütün ülkenin en büyük, en güvenilir ve çözümü gerçekleştirme mücadelesinde umut beslenen en örgütlü sol partisi konumunu korurken, öte yandan da uluslararası alandaki girişim ve çalışmalarını sürdürmekte, bu girişimlerinin ve sosyalist ilkelerinin bir sonucu olarak Sosyalist Enternasyonal (SI) ve Avrupa Sosyalist Partisi (PES) üyeleri arasında yer almaya devam etmektedir.
CTP’nin 40 yıllık tarihi, ülkemizin içinde bulunduğu ağır şartlar dolayısıyla, normal bir ülkedeki normal bir sol partinin yaşadıklarından çok farklı deneyimlerle doludur. CTP 40 yılın deneyimini 20 yaşın dinamizmi ile birleştirerek yoluna devam etmekte, bu vesileyle bizleri 50. Yıla taşıyacak olan politik tezlerini de tamamlamaya çalışmaktadır.
Bu akşam CTP’nin 40. Yılını kutlayacağız hep birlikte, halkımızla beraber.
Hepimiz 40. Yıl marşımızı söyleyeceğiz büyük bir coşku ile.
“…HEPİMİZ 40 YAŞINDAYIZ/ 20’SİNE BASANIMIZ DA/ 60’INI GEÇENİMİZ DE/ BARIŞ YOLUNDA ÖLENİMİZ DE….”
Haydi bu marşı hep birlikte ve tamamını söylemek için bu akşam 19:00’da Lefkoşa’da HiddenGarden’da buluşalım. Sevgiyle…