UBP serpintiyle geldi ama fırtınalar yaratıyor!
Serpintiyle geldi diyorum çünkü 19 Nisan 2009 seçimlerine girerken UBP, öyle sözler ve vaatler veriyordu ki toplumun her kesimine, neredeyse gökten nur yağdıracaktı!
Doğrudur, büyük beklentileri vardı halkımızın referanduma giderken de, referandum sonrası da. Özellikle çözüm ve AB olguları için halkın büyük bir kesimi tek vücut, tek ses olmuş gibiydi. CTP-BG ise halkın umuduydu. Olmadı ama Rumların “hayır” demesi ile ne çözüme ulaşabildik ne de AB’ye. Rumlar zaten AB üyeliğini çantaya koymuşlardı 1995’te TC’nin Gümrük Birliğine girmesi ve 1999’da Sayın Ecevit’in Helsinki’deki AB aile fotoğrafına girmesi ve ardından da Kopenhag ve Lahey zirvelerinde özellikle Sayın Denktaş’ın Annan Planını zamanında referanduma götürmeyi kabul etmemesi ile. CTP-BG’nin referandum yasasını geçirmesi ve Sayın Talat’ın Burgenstock’taki görüşmelere katılması sonucu referandum hakkı yeniden alınmıştı ancak Kıbrıslı Türklerin “evet” demesi yetmedi. AB de Kıbrıslı Türklere yönelik olarak uygulanan izolasyonlar konusunda somut adımlar atamayınca giderek güvensizlik duygusu yeşermeye başladı Kıbrıs’ın Kuzeyinde. Ancak her şeye rağmen yine de Annan Planı sonrası ekonomide büyük gelişmeler yaşandı. GSMH inanılmaz boyutlarda büyüdü ta ki 2007 dünya ekonomik krizine ve 2007-2008 yıllarının aşırı boyutlarda kurak geçmesine kadar. CTP-BG hükümete geldikten sonra gerek ekonomik yaşamda gerekse alt yapı yatırımlarında oldukça güzel yatırımlara imza atmasına karşın başta istihdam sorununa yeterince köklü çözümleri hayata geçirmeye süresi yetmedi. Ekonomik kriz vurmaya başlamıştı Kıbrıs’ın Kuzeyini ancak UBP popülist politikalarla halkı CTP-BG’ye karşı doldurmaya başlamıştı bir kısım medyayı da yanına alarak. Ekonomik reçetenin ceplerinde olduğunu söylüyordu Sayın Eroğlu ve başta sivil toplum örgütlerine vermiş oldukları imzalı taahhütlerle onları yanlarına çekmeyi başarmıştı. Böyle aldılar seçimleri.
Serpinti vaatlerle geldiler hükümete. “Her şey çok güzel olacak”tı UBP ile!
CB seçimlerine kadar uyaladılar toplumu. Vaatler devam etti, umutlar ötelendi! CB seçimleri bitti, bu kez de yerel seçimlere endekslediler toplumu. Beklentiler uzadı gitti. Yerel seçimlerden sonra UBP kurultayı sonrasına kaldı umutları insanların! Yine olmadı! Olabilir miydi? Nerde görülmüştü ki plansız programsız bir hükümetin başarılı olduğu? Ne elektrikler ucuzladı ne de seyrüsefer ruhsatları! KTHY bile buhar edilip yok edildi. Çalışanlar işlerinden oldular, sokağa atıldılar. Kamuda maaşlar yarıya indirildi yeni işe girecek olanlar için. Eşitsizlik aldı başını gitti. Emekli maaşlarından vergi alınmaya başlandı. Öğrenci bursları yatmaz oldu! 13. Maaşlar ödenmedi. Eşel mobil en az 1 yıl daha ötelendi. KDV’ler artırıldı. Kanun gücünde kararnameler dönemi başladı yoğun olarak. Baskılar arttı insanların üzerinde. 2011 bütçesi tam 320 milyon TL açıkla onaylandı UBP oyları ile. Mebus pazarları yaratıldı ve UBP tam 3 DP milletvekilini transfer ederek hükümet etmeye devam etti. Koalisyon pazarlıkları oyunları sürdü gitti aylarca hükümet istifasını vermeden. Askıda tutuldu bazı siyasi partiler ve UBP hükümet etmeye devam etti sayısı 24 olduğu halde. İşsizlik aldı başını gidiyor. Esnaf ve zanaatkârlar sıfırı tüketmek üzere. Sel mağdurları bir de hükümet mağduru oldular. Emekçilerin ekmekleri her geçen gün daha da küçülüyor. İş sahipleri rekabet edemez duruma geldiler hem Güney Kıbrıs hem de Türkiye ile. Kıbrıs menşeli bankalar TC menşeli bankalar karşısında zor günler geçirmeye başladılar. Yardım Heyeti hükümetin üstüne çıkarıldı UBP’nin Kıbrıslı Türklerin iradelerini yansıtmaması ve kendi kararlarını kendi almaması nedeniyle.
Saymakla bitmez UBP’nin yarattığı fırtınalar sevgili okurlarım. Serpinti ile geldiler ama fırtınalar yaratıyorlar her gün. Ancak bilmelidirler ki bu fırtınalarla yoğurmaya çalıştıkları Kıbrıs Türk halkı UBP’yi sellerle göndermesini çok iyi bilir. Kıbrıs Türk halkı kendi onurunu ayaklar altına almaya çalışanları hiç unutmayacak ve affetmeyecektir.