Kıbrıs Türk halkının ihtiyacı olan yeni eğitim anlayışları

CTP-BG’nin yeni politik tezleri ve eğitim “Eğitim üretim içindir” olgusu sürekli olarak öne çıkardığımız hem toplumsal hem evrensel anlayışın bir yansımasıdır.

CTP-BG’nin yeni politik tezleri ve eğitim
“Eğitim üretim içindir” olgusu sürekli olarak öne çıkardığımız hem toplumsal hem evrensel anlayışın bir yansımasıdır. Elbette değişen dünya koşullarına, teknolojinin ve küreselleşmenin gereksindiği özelliklere donatılan insanların yetişmesinin koşullarına uygun bir eğitim sistemi kurgulanmalıdır ancak bu sistem toplumsal gereksinimleri ve sosyal ihtiyaçlarımızı göz ardı etmemelidir de… İşte bu anlayış doğrultusunda aylardır sürdürülen katılımcı ve paylaşımcı toplantılar neticesinde CTP-BG yeni politik tezlerinde insan yetiştirme düzeni, eğitim ve istihdam konularında yeni şeyler söylüyor. CTP-BG’nin yaşamın ve politikanın her alanında hazırlamış olduğu politik tezlerini en son 20 Şubat 2011 Pazar günü genişletilmiş parti meclisinde tartışacak ve son şeklini kurultayında oylayacak. En genelinde bu tezler ve özelde de eğitimle ilgili konular toplumumuzun önünü açacak vizyonlara sahip değerli görüşlerdir ve ardından da programların hazırlanması ve stratejik eylem planları ile zenginleştirilip halkımızla ileriye götürülecektir. Bu sayfada sizlerle eğitimle ilgili olan CTP-BG’nin tezlerini özce paylaşmaya çalışacağım.
İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİ
Bir ülkenin sürdürülebilir kalkınması; o ülkenin halkının, kişisel ve toplumsal gelişmesine bağlıdır. İnsan yetiştirme yoluyla geliştirilen ve toplumsal davranışlarla da kullanım amacına uygun olan yeni değer yargıları, ekonomik kalkınmayı hızlandırmak bakımından son derece önemlidir. Kalkınma, sadece maddi gereksinimlerle ilgili olmayıp, insanların toplumsal koşullarının geliştirilmesi ile de ilgilidir. Buradan hareketle CTP-BG insan yetiştirme anlayışını, toplumsal dönüşümün sağlanmasında, demokratik ve özgürlükçü toplumların yaratılabilmesinde; sosyal sınıflar ve kültürler arasında adalet ve kaynaşmayı sağlamada bireylerin diğerlerinin, siyasal ve etnik kimliklerine, cinsiyetine, toplumsal sınıflarına ilişkin önyargılardan uzak ve birbirlerini “öteki”leştirmeyen bir bakış açısına göre şekillendirmektedir. Bu anlayış ışığında CTP-BG insan yetiştirme düzeninin odağına; demokratikleşme ve insan haklarını koymaktadır. Toplumsal yapıda meydana gelen değişimler, bireylerin ilgi, yetenek ve tercihlerini de değiştirmektedir. Bu nedenle insan yetiştirme düzeninin bireylerin sahip oldukları potansiyellerini geliştirmelerine fırsat verme ve ülke kalkınmasında etkin rol oynayabilmesi için, CTP-BG insan yetiştirme düzenini eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, bilimsel düşünme, ilişkisel düşünme ve nihayetinde akıl yürütme ilkeleri üzerine kurgulanmasını desteklemektedir.
EĞİTİM VE İSTİHDAM
CTP-BG, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’ne de bilim ve teknoloji alanındaki değişimler ışığında yön verilmesi gerektiği üzerinde durmaktadır. Bilgi çağı, bilgi üretiminin ve bilgiyi doğru yerde, doğru zamanda kullanarak onu yayabilen birey ve kurumların iş ortamlarında etkinliğinin artmasını beraberinde getirmiştir. Bu yönüyle hem bireylerin hem de kurumların değişim ve dönüşüm olgularını içselleştirebilmesi önemlidir. Küreselleşmeyle birlikte sınırları aşan iş ortamlarına hazırlanabilme ve uyum sağlama becerisi yine bireylerin ve kurumların en önemli ihtiyacına dönüşmüştür. Bilgi çağının bir başka önemli özelliği ise istihdam olanaklarının kamuya ait kurum ve kuruluşlardan özel sektöre kaymış olduğu gerçeğidir. Üretimden tüketime kadar hayatın bütün safhalarına bilgisayarların girmiş olması da eğitim ve istihdamı ele alırken göz ardı edilmemesi gereken bir başka önemli olgudur. Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin günümüz koşullarına uygun bir yapıya kavuşmasıyla birlikte toplumumuzu oluşturan bireylerin bilgi üretme potansiyelinin artabileceğini ve bu sayede toplumsal var oluşun mümkün olabileceği öngörülmektedir. Eğitimimize yön verecek bir diğer önemli konu ise küresel gelişmeler ışığında işgücünün yapısındaki değişimdir. Sanayi toplumunda iş bölümü ve uzmanlaşmaya dayandırılmış, her işçinin bir işten sorumlu olduğu iş ortamları söz konusu iken artık bilgi toplumunda artan düzeylerde aynı işçinin birden fazla işten sorumlu olabileceği iş ortamları oluşmaya başlamıştır. Tam da bu nedenle CTP-BG eğitime büyük önem atfetmekte, insan kaynaklarımızın sürekli gelişimi için hem kamunun hem de özel sektörün eğitime artan düzeylerde bütçe ayırması gerektiği üzerinde durmaktadır. Eğitim ve istihdamı ele alırken, CTP-BG gelişen küresel ekonomi koşullarını göz önünde bulundurarak öncü sektörleri dikkate almak gerektiğinin bilincindedir. Bu açıdan, dünyada olduğu gibi Kıbrıs’ın kuzeyinde de sanayi değil hizmetler sektörü ön plana çıkmaktadır. Hiç kuşku yok ki bu gelişmeler vasıflı işçiliğin önemini daha da artırmaktadır. Bu durum kapitalizmin dayattığı biçimiyle bireysel kurtuluş kültürünü körüklerken, ilk başta örgütlenme motivasyonunu zayıflatıyor gibi görünse de uzun vadede kurumlarda eğitime ayrılan bütçelerin ve hizmet-içi eğitim olanaklarının artırılması, iş doyumunun sağlanması, iş ortamlarında artan düzeylerde gündeme gelen yanlış yönetim uygulamalarının düzeltilmesi, tükenmişlikle mücadele, kurum kültürü oluşturma ve benzeri konulara işçi ve kamu sendikalarının daha fazla eğilmesiyle birlikte örgütlü mücadelenin yeniden tanımlanabileceği aşikârdır. Bundan ötürü iş ortamlarında bireysel kurtuluş kültürünün alternatifi olarak CTP-BG tarafından savunulan “kurtulmak yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” kültürünün gelişerek varlığını sürdüreceğine olan inanç tamdır. İçinde bulunduğumuz geçiş döneminde kurum kültürüne önem veren çalışanların iş ortamlarında artan düzeylerde ötekileştirilmesi CTP-BG’yi kaygılandıran yeni bir sorun olarak gündemdedir. Bu düşüncelerle toplumsal varoluş ve gelişme hedefi olan ülkemizde emek ve iş dünyasının işbirliği ve diyaloğunu içeren yaklaşımlar ilerletildikçe ve kurum kültürü yaygınlaştıkça özel sektörde sendikalaşmanın sorunsuz ve olanaklı hale getirilmesi CTP-BG tarafından savunulacaktır. CTP-BG, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim gören bireylerin okul öncesi eğitimden yüksek öğretime kadar tüm kademelerde sunulan eğitimin yukarıda belirtilen işgücü yapısındaki değişimler ışığında gözden geçirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Temel eğitimden başlayarak işgücüne katılacak bireylerin teknolojik gelişmelere ve bunların yol açtığı değişime uyum gösterebilme ve sürekli olarak kendini yenileyebilme yeteneği; bilgisayar okur-yazarlığı başta olmak üzere ileri teknolojilere aşinalık; sağlıklı yönlendirmelerle seçilecek meslek alanlarında derin bilgi sahibi olmanın yanında fen ve mühendislik alanlarına yönelenlerin sosyal bilimler, sosyal bilimler alanında istihdam edilecek olanların ise asgari düzeyde fen ve teknoloji bilgisine sahip olabilmesi CTP-BG tarafından önemsenmektedir. Anadil yanında en az bir yabancı dil bilme, grup halinde çalışabilme, disiplinler arası çalışma yapabilme, eleştirel düşünerek karmaşık problemleri çözebilme, sözlü ve yazılı iletişimlerle sunumlar yapabilme beceri ve yetenekleri ile donatılmış bireylerin Kıbrıs’ta ve tüm dünyada işgücüne katılımının mümkün olabileceğinden hareketle, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin yeniden yapılandırılması gereklidir. Bu kapsamda CTP-BG yeni iş ortamlarına aktif katılımda özel bir yeri olan mesleki ve teknik eğitim konusuna da büyük önem vermektedir. CTP-BG, sadece Kıbrıs’ın kuzeyine yönelik değil pek çok ülkeden gelen öğrencilere hizmet sunan üniversitelerimizin yeni işgücü yapısı ışığında artan düzeylerde gelişimini de gözetmektedir. Üniversitelerimiz, bilim ve teknolojiye uyum sağlayacak insan yetiştirme misyonu ile geleceğin insanını yetiştiren uluslar arası değere sahip güzide kurumlarımızdır. Üniversitelerimizin evrensel bilime katkı yapabilmesini, Araştırma-Geliştirme (AR-GE) faaliyetlerinin artan düzeylerde devlet tarafından desteklenmesini ve özel sektörümüzün de gelişerek AR-GE harcamalarına yönelmesini önemlidir. Üniversitelerimizin küresel düzeyde yaşanan değişim ve dönüşümlere paralel olarak geleceğin insanını yetiştirirken aşırı bilgi yükleme yerine konusunda derinlik kadar genişlik de kazanabilmiş, değişen teknolojilere uyum sağlama yeteneği olan, ufku geniş ve dil bilen gençler yetiştirebilmesi, bölgemizdeki üniversiteler arasında gelişen rekabet koşullarına uyum açısından da büyük önem taşımaktadır. CTP-BG, en genelde, Kıbrıs’ın özel koşullarında eğitim sistemimizin gelecek nesillere federal bilinci aşılayabilmesi üzerinde de durmaktadır. Barış kültürü eğitim sistemimizin odağında yer almalı, demokratik değerleri savunup geliştirebilecek Kıbrıslı Türk bireyler sayesinde ülkemizde Kıbrıs Rum toplumuyla bir arada yaşama becerisini kalıcılaştırmalıyız. Bunu yaparken, Kıbrıs Türk toplumunun ilerici partisi olarak uluslararası alandaki acımasız rekabet koşulları göz önünde bulundurulduğunda dışımızdaki dünyanın bizden daha hızlı gelişeceği koşullarda sonumuzun yakın olabileceğinden hareketle eğitimin sürekli gelişimi gözeten bir bilinçle yönetilmesi gerektiğine inanmaktayız. Aynı hassasiyetle istihdamın artan önemi ışığında işgücünde aranılan yeni özelliklere uygun bireyler yetiştirilmesi de CTP-BG’nin öncelikleri arasında yer almaktadır.
Bu haber 105 defa okunmuştur

:

:

:

: