Zenci ve Salamon

Kıbrıslı Türkler 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2 ortağından biridir ve bu Cumhuriyet’te yasal ve anayasal hakları vardır; ancak Cumhuriyet ve haklarımız Kıbrıslı Rumlar tarafından 1963-64’ten beridir gasp edilmektedir.

Kıbrıslı Türkler 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2 ortağından biridir ve bu Cumhuriyet’te yasal ve anayasal hakları vardır; ancak Cumhuriyet ve haklarımız Kıbrıslı Rumlar tarafından 1963-64’ten beridir gasp edilmektedir. 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı BM kararının arkasına sığınan Kıbrıslı Rumlar Kıbrıslı Türklerin iradesini ve kendi kendini yönetmeyle birlikte toplumsal haklarını yok saymakta, Kıbrıslı Türklerin üzerinde hegemonik davranmaya çalışarak Kıbrıslı Türklerin iradeleri olmadan uluslar arası kuruluşlara üye olmakta ve bizlerin temsiliyetlerini de hiçe sayarak sanki bizleri bir azınlık toplum olarak görmektedirler. Örneğin Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan AB üyesi olmuşlar ve Türkçe anayasal dillerden biri olduğu halde Türkçeyi AB dilleri arasında göstermemişlerdir. Ya da son dönemlerde münhasır ekonomik alanla ilgili anlaşmalar yapmakta bir beis görmemekte ve Kıbrıslı Türklerin hakları yokmuş gibi davranmaktadırlar. Kısacası Kıbrıs Cumhuriyeti anayasası bizatihi Kıbrıslı Rumlar tarafından yıllardır ihlal edilmekte ve Kıbrıslı Türklere yönelik olarak ayrımcılık yapılmaktadır. Hatta bir kısım şoven örgütler tarafından ırkçı hareketler gelişmekte ve günümüz koşullarında tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Eğitim sistemlerinde var olan yurttaşlık eğitimi, tarih eğitimi vb derslerde de Kıbrıslı Rumlar Kıbrıs’ın tek sahibiymiş gibi gösterilmekte ve Kıbrıslı Türkler sanki azınlıkmış gibi tarif edilmektedirler. İşte tüm bu durumlar bir taraftan derin endişelerimizi yükseltirken diğer taraftan da 2 bölgeli, 2 toplumlu, 2 kurucu devletli, eşit siyasi haklarla donatılmış, tek egemenlikli, uluslararası tek kimlikli Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyetinin önemini ve ivedi bir çözümü zorlamamızın zaruriyetini de gözler önüne sermektedir. Kıbrıs Türk halkı ne besleme bir halktır ne de himaye edilmeyi hak etmektedir. Şimdi sizlerle ırkçılığın ve bencilliğin ne denli kötü durumlara yol açabileceğini gösteren bir kıssadan hisse fıkra ile ticaretin tekniklerini öne çıkaran bir başka fıkrayı paylaşacağım. Yorumlar sizindir:

Beyazlaşan Zenci

“Bir gün Smith ve John adında iki zenci New York sokaklarında dolaşırken bir tabela görürler: 'Zenciler beyazlaştırılır. Fiyat 100 dolar.'

Smith'in 101 doları, John'un ise 99 doları vardır.

John, Smith'e:

'Sende fazla olan 1 doları bana ver birlikte girelim' der.

Smith ise:

'Önce ben gireyim. Eğer beyazlaşırsam sen de girersin' der ve içeri girer.

Az sonra içerden beyaz bir şekilde çıkar Smith.

John: 'Smith ne kadar beyazlaşmışsın. Şu 1 doları ver de ben de girip beyazlaşayım.'

Smith cevap verir:

'Defol burdan pis zenci!'


Roma’da Ticaret

“Roma'da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi'nde büyük bir pazar ayini... Görkemli bir dinsel tören... Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi. Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor. İkisinin de boynunda kocaman birer levha asılı. Birinde 'Ben koyu bir Hıristiyanım, lütfen bana yardım ediniz' yazılı. Ötekinde ise sadece 'Ben koyu bir Yahudi’yim' yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri 'Yahudiyim' yazısı taşıyana sokuluyor. 'Bana bak kardeş' diyor, '..dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hristiyan kiliseden çıkarken, senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence çıkar o yazıyı boynundan, sen de şu Hristiyan gibi...' deyince; boynunda 'Yahudiyim' yazılı adam 'Hristiyanım' yazılı olana dönüp sesleniyor: - Heey! Salamon! Herife bak be! Gelmiş bize ticaret öğretiyor…”
Bu haber 138 defa okunmuştur

:

:

:

: