Kıbrıs Türk Halkı ‘sesim gelür mü?’

28 Ocak’ta yapılan “1. Toplumsal Varoluş” mitingi ile Kıbrıs Türk halkı sesini tüm dünyaya duyurmuş ancak belli bazı kesimler almaları gereken mesajlar yerine istediklerini almışlar ve hatta Kıbrıs Türk halkını suçlamaya ve onurlarını zedelemeye devam etmişlerdir.

28 Ocak’ta yapılan “1. Toplumsal Varoluş” mitingi ile Kıbrıs Türk halkı sesini tüm dünyaya duyurmuş ancak belli bazı kesimler almaları gereken mesajlar yerine istediklerini almışlar ve hatta Kıbrıs Türk halkını suçlamaya ve onurlarını zedelemeye devam etmişlerdir. Kıbrıs Türk halkının hükümet yetkilileri ise kendilerinin sorumluluğunda olan hiçbir konuda yapılan eleştiriyi üzerlerine almayıp adres olarak TC hükümetini göstermeye devam etmişlerdir… 5 Ocak 2009 tarihinde ekonomik paketi KKTC Başbakanı olarak imzalayan şimdiki Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu ise “benim imzaladığım pakette ne bu önlemler ne de özelleştirme yoktu” diyerek topu Sayın Küçük hükümetine atıp sıyrılmaya çalışmıştır sorumluluktan! Hatta ekonomik paketten ve ilişkilerin kötüye gitmesinden sorumlu olarak gösterdiği söylenen ve görevden alınmasını istediği ileri sürülen Sayın Halil İbrahim’i TC hükümeti yeni Lefkoşa Büyükelçisi olarak atamış ve Sayın Eroğlu’nu çaresiz bırakmıştır da denilmektedir!

2 Mart yani bugün yapılacak olan “2. Toplumsal Varoluş Mitingi”ne giderken Sayın Küçük Pazartesi günü bir basın toplantısı düzenleyerek sanki toplumsal duyarlılığa geldiğini ve değişim başlatacağının sinyallerini vermeye çalışmıştır ancak maalesef “ayinası iştir kişinin lafa bakılmaz” özdeyişinden hareketle halkımızı inandıramamıştır. Sayın Küçük evvela 19 Nisan seçimleri öncesi halka vaatlerinin yalanlar üzerine oturtulduğunu ve Sayın Eroğlu başkanlığında seçime giderken siyasi usulsüzlükler yapıldığını kabul edip özeleştiri yaparak halktan özür dilemelidir. Sayın Küçük örneğin Kıbrıs Türk Hava Yolları çalışanlarını sokağa atıp perişan ettiklerini kabul ederek bir an önce mağdur durumda bulunan KTHY çalışanlarının sorunlarını somut olarak çözmelidir. Sayın Küçük kendisine Sayın Eroğlu tarafından miras bırakılan ekonomik paketin halkımızın kimyasına da fiziğine de coğrafyasına da uymadığını TC yetkilileri ile görüşüp kendi ekonomik önlemlerimizin hazırlanabilmesinin önünü açacak bir şekilde paketi uygulamadan kaldırmalıdır. Sayın Küçük Sendikal Platform’un taleplerini içtenlikle öğrenmeli ve tavrını netleştirmelidir. Uyalama politikaları ile yürünecek yolumuzun kalmadığı idrak edilmelidir. CTP-BG olarak halkımızla birlikte oluşturup paylaştığımız taleplerimizin somut bir biçimde programlanarak hayata geçirilmesi için adım atılacağı ve bu konularda en geniş katılımla hareket edileceği Sayın Küçük tarafından ilan edilmelidir. Aşağıda bizlerin mitinge destek verme nedenlerimiz Sendikal Platform’un ilkelerine ilaveten verilmektedir:

→ Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmek istemini ve hakkını vurgulamak,

→ Kıbrıs Türk halkının yüzyıllarca bu topraklarda var olduğunu, bugün de var olma mücadelesi verdiğini ve bundan sonra da var olacağını tüm dünyaya haykırmak,

→ Kıbrıs Türk halkına ister içten ister dıştan dayatılan ekonomik veya siyasal paketlerle değil, kendi düzenini kendisinin kuracağını bir kez daha ilan etmek,

→ Hiçbir ülke tarafından beslenen bir halk olmadığımızı, hiçbir toplum tarafından himaye edilen bir toplum da olmadığımızı ve yalnızca hem Kıbrıs’ta Rumlar kadar eşit ve dünyayla bütünleşmiş bir halk olmak talebimizi bir kez daha tüm ilgili merkezlere iletmek,

→ Kıbrıs’ta ve dünyada onurlu bir halk olarak yaşayacağımızı ve bu duruşumuzu değiştirmeyeceğimizi seslendirmek,

→ Türkiye ile alan-veren, buyuran uygulayan bir pozisyonu reddettiğimizi, bunun yerine iki eşit ve düzeyli bir ilişkiyi tesis etmek kararlılığımızı haykırmak,

→ Ve nihayetinde Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan halklarının kardeşliğine olan inancımızı bütün halklar kardeştir ilkesi ile birlikte bir kez daha dile getirmek için 2 Mart günü yani bugün hep birlikte tüm CTP-BG’liler olarak meydanda olacak ve diğer tüm sivil toplum, sendika, siyasal parti ve tüm katılımcılarla birlikte çok sesli bir orkestra halinde ve tek yürek atacak şekilde haykıracağız bir kez daha…

Ve Kıbrıs Türk halkı olarak tüm yetkili ve sorumlulara soruyoruz: “sesimiz gelür mü?” Bilinmelidir ki sesimizi duyurana, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini kazanana ve çözüm ve barışa kadar meydanlarda olacağız hepimiz… Şimdi yapılacak olan İnönü meydanına giderek 1 kişi eksik kalmayacak şekilde sesimizi demokratik bir biçimde yükseltmek olmalıdır.
Bu haber 450 defa okunmuştur

:

:

:

: