Günümüz toplumlarında yaşayan bireylerin bilgiye odaklı bir yaşamı öğrenme, eleştirel ve analitik düşünme, sentez yapabilme, sorunları çözme, etkili iletişim kurma, tahmin yapabilme ve olasılıklı düşünme becerilerine sahip olmaları beklenmektedir.
Eğitim sistemleri yeni bilgi toplumu gerçekliği karşısında sosyal amaç ve sorumlulukları açısından yeniden değerlendirilmeli ve hızla yeniden yapılandırılmalıdır. Dünyada yaşanan değişimlere henüz istenen derecede uyum sağlayamamış toplumlarda görünen benzer bir yapı da bu ülkelerin eğitim sistemlerinin hala daha sanayi toplumu anlayışları ile bireyleri yetiştirmeye çalıştığıdır ki bu da onları giderek daha da geri bırakmaktadır, onca yatırım yapılmasına karşın. Ülkemizde eğitim sisteminin niteliği bağlamında yaşadığımız en büyük sorun da kanımca budur.
Eğitim, toplumların bu gününü ve geleceğini doğrudan belirleme gücüne sahip olduğu için hedefleri de yaşanan sosyal, siyasal ve düşünsel ortamların değişimlerine, gelişimlerine göre ve doğru orantılı olarak değişip gelişebilmelidir. Eğitimsel hedeflerin ulusal düzeyde ele alınarak, ait olduğu tarihsel döneme uygun ve tutarlı olması gereklidir. Çünkü ülkelerin, günümüz dünyasında, eğitimin dinamik yapısından kaynaklanan hızlı değişim süreçlerini etkin bir şekilde takip edip, adaptasyon unsurlarını organize edebilmeleri için kriterleri, işleyişi ve temel bileşenleri, bilimsel formatlarda tanımlanmış eğitim sistemlerine gereksinimleri vardır. Bu bağlamda, bir ülkede var olan eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması amacıyla kullanılacak plânlama yaklaşımı, istatistik bilimiyle sinerji içinde, muhtemel reform eylem plânlarının simülatif ortamlarda test edilip değerlendirilmesinin ardından, sistemin tümüne entegrasyonuna imkân vermelidir. Böylelikle, rastlantısal uygulamaların sonucunda oluşabilecek kaotik eğitim sorunlarının ortaya çıkma olasılığı en aza indirgenmiş olur.
Kıbrıs’ta Birleşik Federal Kıbrıs çözümü için yapılan görüşmeler sürerken bir diğer taraftan da toplumumuzu siyasal, demokratik, ekonomik, kültürel ve sosyal gereksinimler temelinde yarınlara taşıyacak olan gençlerimizin eğitimini planlamak oldukça önemli, ihmal edilemez ve ivedi bir hal almıştır.
Yapılması gereken eğitim planlaması hem AB içerisinde yer alması için uğraştığımız toplumumuzun AB ortak eğitim hedefleri doğrultusunda ilerlemesini hem de insanlarımızın federal kültürü kazanacak ve yaşatacak şekilde donanmasını içerecek özelliklere sahip olmalıdır.
Ancak her şeyden önce Kıbrıs Türk Halkının ekonomik, demokratik, siyasal ve sosyo-kültürel açılardan gelişmesine en yüksek düzeylerde katkıda bulunabilecek bireyler yetiştirilmesi ve bu bireylerin toplumsal ve evrensel değerlere sahip olması oldukça önemlidir.
Toplumumuzun ihtiyaç duyduğu bireyler yarışma sınavları ve elemeci sistemlerle ortaya çıkan bilgi depoları ve yalnızca problem çözen bireyler değil, problemlerin farkında olan, gelecekte karşılaşılabilecek problemleri önceden öngörebilen, problemlerin çözümüne alternatif çözüm yolları geliştirebilen, eleştirel düşünebilen, farklılıklara saygılı, farkındalıkları ve duyarlıkları yüksek, hoşgörülü, insan hak ve özgürlüklerine saygılı ve duyarlı, çokkültürlü, çokdilli ve yaşamın her alanında yaratıcı, üretken ve yenilikçi bireylerdir.
Bireysel farklılıkları dikkate alan, fırsat eşitliği temelinde yaygınlaşan, bireylerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim almalarına olanak veren, çok kültürcü ortamlarda çok kültürlü ve kültürler arası eğitim olanakları sunan bir eğitim sistemidir planlanması gereken ülkemizde. Artık daha fazla zaman kaybedersek çağcıl bir eğitim sistemini planlamak için, çok korkarım ki toplumsal değerlerimizi giderek daha hızlı bir biçimde kaybedebileceğiz.
Günümüz dünyasında toplumsal, bölgesel ve küresel değerler oldukça önem kazanmış ve bilgi en büyük güç haline gelmiştir. Hangi meslek alanlarında olursa olsun bilgi toplumunun gerektirdiği ölçüleri katamazsak yaşantımıza, önümüzdeki yıllar giderek daha da bağımlı hale gelebilecek ve rekabet edebilme yeteneklerini topyekün kaybederek etkisiz ve edilgen bir toplum haline dönüşebileceğiz.
İşte tüm bu yordanan olumsuz gelişmeleri engelleyebilmenin yolu özellikle AB ortak eğitim hedeflerine ulaşma vizyonu ile hareket ederek kendi eğitim sistemimizde okul öncesinden lisans üstü eğitime ve yaşam boyu sürecek bir eğitim anlayışına sahip bir planlamanın kısa-orta-ve uzun dönemler için en geniş konsensus ile yapılması ve eğitime gerek nicel gerekse nitel zenginlikler katmamızla mümkün olabilecektir.
AB ortak eğitim hedeflerinden bahsederken ülkelerin kendi eğitim sistemlerini bir kenara bırakıp ortak bölgesel veya küresel bir eğitim sistemini uygulaması kastedilmemektedir. Elbette ki her ülke ve toplum kendi özelliklerini koruyarak bölgesel ve küresel değerleri de uygun bir biçimde sistemlerine kazandırmalıdır. Farklı tarihsel birikimleri, farklı siyasal, sosyal ve kültürel özellikleri ve farklı beklentileri ve farklı ekonomik sistemleri olan toplumlarda mutlaka misyon ve vizyon farklılıkları olacak ve bölgesel ve küresel yapılar bu çeşitlilik ve farklılıklarla bir bütünü oluşturacaklardır.
Özetle, Kıbrıs Türk Halkının eğitim sisteminde genel amaçlar AB ülkelerinin genel amaçları ile paralellik gösterirken kendi ülke koşullarına uygun ve federal kültürü geliştiren, yaşam boyu süren bir eğitim anlayışında, bireylerin bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan, çevreye ve toplumsal değerlere duyarlı, kendi kültürlerine sahip çıkarken farklı kültürlere hoşgörü ile yaklaşan, toplumsal, bölgesel ve evrensel kimliğine sahip çıkan, demokratik bir yaşamın gerektirdiği donanımları kazanmış, yaratıcı, üretken ve yenilikçi bireyler yetiştirecek biçimde planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.
Unutmamak gerekir ki sonuçları değiştirmek için başlangıçları değiştirmek gerekir ancak başlangıçların doğru yapılmaması “ürkütücü” ve istenmedik sonuçlara da gebe olabilir hatta bir toplumun yok olmasını bile sağlayabilir!
Evet doğrudur , UBP mecliste 27 sandalyeye sahiptir ve yasalarla tüzükleri istediği doğrultuda çıkarabilir. Bu nicelik anlamında bakıldığında demokrasinin bir gereği olarak da görülebilir ancak ne derece hümanistik ve toplumsaldır onu hatta bir değil bin kez daha düşünmek gerekir kanısındayım.
Bilinsin ki bireysel veya zümresel çıkarların toplumsal çıkarlarımızın önüne geçmesine izin verilemez ve verilmeyecektir. Ayrıca insanımızın hak ettiği eğitim sistemi kesinlikle bizlere reva görülen günümüz eğitim sistemi değildir ve daha fazla vakit kaybetmeden eğitim sistemi tüm sistemler dikkate alınarak yeniden ve üretime dönük planlanmalıdır…