Kollektivizm

Yaşamın her alanında yaşanan hızlı gelişmeler giderek tüm insanlığı etkilemekte ve değişime zorlamaktadır.

Yaşamın her alanında yaşanan hızlı gelişmeler giderek tüm insanlığı etkilemekte ve değişime zorlamaktadır.

Küreselleşme olgusu her geçen gün daha da hissedilir olmakta, ülkelerin ekonomik ve toplumsal yapılarını değişime uğratmaktadır.

Teknolojide yaşanan inanılmaz gelişme ve buluşlar tüm meslekleri ve iş alanlarını derinden ve köklü değişimlere uğratmakta, dönüşümlerini gerçekleştiremeyenlerin yokoluşlarını hızlandırmaktadır.

Kısacası dünya değişiyor.

Kurumlar değişiyor.

Daha da önemlisi toplumlar değişiyor insanın ve insan ihtiyaçlarının değişmesine paralel olarak.

İşte tam da bu açıdan baktığımızda insan yetiştirme sistemi oldukça büyük bir önem kazanmakta çünkü tüm bu değişimlere karşın eğitim sistemleri henüz bu değişim hızını ve dönüşümleri tam olarak gerçekleyememiştir.

İnsan yetiştirme sistemlerini her ülkede etkileyecek olan diğer önemli aktör de hiç kuşkusuz ki siyasi partiler ve siyasetin tam da kendisidir.

Toplumun önünü açacak olan değişimleri ve yeni vizyonları oluşturacak olan siyasi partilerin de mutlak bir biçimde yapısal, kurumsal ve vizyon bakımlarından kendilerini yenilemeleri ve toplumsal, sosyal ve ekonomik projelerle toplumun ilerlemesini tetiklemeleri kaçınılmazdır. Aksi halde edilgen olarak yaşamaktan ve giderek küresel dünya içerisinde dağılmaktan kurtulmaları imkansız hale gelebilecektir. İşte bu yüzdendir ki küresel dünyaya ayak uydurmanın ötesinde yerel özellikleri de dikkate almadan bu büyük bir köy haline gelme yolunda olan dünyada özne olmak çok da mümkün görünmemektedir.

Siyasi partilerin örgütsel yapılarında daha çok katılımcılığa değer vermeleri, gençleri yönetim yapılarında her kademede kadınlarla birlikte deneyimli kişilerin yanına katmaları, insan odaklılıktan taviz vermeden ülkenin reel politik yapılarının reel ekonomik yapıları ile bütünleştirilmesi ve uyumlaştırılması ve liderliklerin de kollektif liderlik biçimine dönüştürülmesi oldukça önemlidir. Kollektif liderlikler parti liderliklerini dışlayan değil, tam tersine parti liderlerinin kolektif bir biçimde desteklenmelerini, takım liderliğini öne çıkarmayı ve topluma daha fazla güven vermelerini sağlarlar.

Kollektif yapıların yalnızca siyasi partilerde değil, yalnızca çeşitli örgüt, kurum ve işletmelerde değil ülkenin kalkınma alanlarında ve üretimde de değerlendirilmesi özellikle küçük ve gelişmekte olan ülkelerde hayata geçirilmesi oldukça önemlidir.

Örneğin ülkemizde mesela narenciye, ziraat ve turizm alanlarındaki sektörleri dikkate aldığımızda dünyayla rekabet etmenin zorlukları, küçük işletmelerin bir taraftan maliyetleri düşürmelerinin diğer taraftan da ileri teknoloji kullanmalarının güçlüğü dikkate alındığında gündeme getirilmesi gereken sistemin kolektif üretim ve kolektif pazarlamadan geçtiği ve özellikle küçük aile şirketlerinin birer KOBİ işletmesi olarak düzenlenmelerinin şart olduğunu söyleyebiliriz. Benzer düzenlemeler başta İtalya, İspanya ve Fransa olmak üzere birçok ada ülkesinde de hayata geçirilmiş ve bağcılık, zeytincilik, ve turizm işletmelerinde kullanılarak bu ülkelerde yaşayan insanların varlıklarını sürdürmeleri sağlanmıştır. Başka türlü rekabet edebilmeleri mümkün olmayan bu küçük işletmeler kolektif bir anlayışla örgütlendirilmişler ve kolektif üretim ve kolektif pazarlama yöntemleri ile geliştirilmişlerdir.

Kollektivizm bizlerin de gündemimize hem de planlı programlı olarak almamız gereken en önemli yöntemlerden biri olacaktır; olmalıdır.
Bu haber 61 defa okunmuştur

:

:

:

: