Kıssadan hisse durumlar

Çoğu zaman öyle olaylarla karşılaşırız ki bunları yorumlamak ve değerlendirmek oldukça zorlar bizleri.

Çoğu zaman öyle olaylarla karşılaşırız ki bunları yorumlamak ve değerlendirmek oldukça zorlar bizleri. Ve işte tam da böylesi durumlar için kimi zaman kısa bir öykü veya fıkra ilaç gibi gelebilir. Aşağıda böylesi durumlar için kullanabileceğiniz 3 farklı durum bulacaksınız:

Durum 1:


Ölmek üzere olan yaşlı adam 3 oğluna vasiyetini açıkladı:

'Size 17 deve bırakıyorum. Develerin yarısı büyük oğlum senin, üçte biri ortanca oğlum senin, dokuzda biri de küçük oğlum senin.'


Babaları ölünce kardeşler toplanıp develeri vasiyete göre paylaşmak istediler ama bir türlü başaramadılar.

Köyün bilgesine gittiler. Bilge çocukları dinledikten sonra:
'Benim bir devem var, onu da alıp yeniden hesap yapın' dedi.

18 deveyi önce ikiye böldüler, büyük olan 9 deveyi aldı.
Üçe böldüler 6’sını ortanca oğlan aldı.
Sonunda da 9’a böldüler ve 2 deveyi de küçük oğlan aldı.

Geriye bir deve kaldı. Çocuklar yine yaşlı bilgeye gittiler:
'Biz bölüştük ama bir deve kaldı' dediler.

Bilge güldü.
'İyi. Sorununuz çözüldüğüne göre ben de devemi alayım' dedi.
Kıssadan Hisse: Eğer aklımızı kullanır ve yolunu üretirsek paylaşılamayacak hiçbir şey yoktur.

Durum 2:

Bilgenin biri evladına iki tane yün çilesi vermiş ve akşama kadar bunları
birbirine vurmasını istemiş. Evlat aksama kadar bunları birbirine vurmuş.
Vurdukça yünlerin içindeki toz toprak temizlenmiş, yünler parlamış, daha da güzelleşmiş.

İkinci gün bilge kişi evladına bir yün çilesi, bir tane de toprak çömlek
vermiş ve aynı şekilde birbirine vurdurmuş. Yün yine güzelleşmiş, çömlekte ise bir değişiklik olmamiş.
Üçüncü gün bilge kişi evladına iki ilk tane toprak çömlek vermiş. Daha
vuruşta çömlekler parçalanınca bilge kişi evladını çağırmış ve bundan ne
ders çıkardığını sormuş.
Çocuk birşey anlamadığını söyleyince bilge kişi anlatmış:

İlk günkü yün çileleri iki anlayışlı, mülayim insanı temsil ediyordu. Hem
birbirini kırmadılar, hem de birbirlerine çarptıkca olgunlaştılar, arındılar.

Ikinci gün sert adamla anlayışlı adamı temsil ediyordu. Sert, yumuşak olana çarptıkca, yumuşak olan ortamı dengeledi, yumuşattı. Ikisi de bu işten zarar görmeden sıyrıldılar.

Üçüncü gün ise iki sert adam birbiriyle çarpıştı ve ikisi de kırıldı. Üstelik de ortalık toz toprak içinde kaldı....


Kissadan hisse: İnatlaşmalar kimseye yarar sağlamaz...

Durum 3:


Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar.
Pek çok fikir öne sürülür ancak hiçbiri kabul görmez.

En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi kendilerine yaklaşırken farkına varacak ve kaçabileceklerdir.
Bu öneri fareler tarafından alkışlarla onaylanır.

Bu arada bir köşede sessizce onları dinlemekte olan yaşlı bir fare ayağa kalkar ve bu önerinin çok zekice olduğunu, başarılı olacağından hiç kuşkusu olmadığını belirtir.

Fakat der, “kafamı bir soru kurcalıyor. Aramızdan kim kedinin boynuna çan asacak?”

Kıssadan Hisse:
İyi bir plan yapmak ayrı, o planı gerçekleştirmek ayrıdır.

Hepinizin gönlünüzün güzelliğince bir hafta sonu dinlencesi geçirmesini temenni ederim…

Bu haber 90 defa okunmuştur

:

:

:

: