Eğitimin planlanması

Kıbrıs’ta Birleşik Federal Kıbrıs çözümü için yapılan görüşmeler sürerken, bir diğer taraftan da toplumumuzu yarınlara taşıyacak olan gençlerimizin eğitimini planlamak oldukça önemli ve ivedi bir hal almıştır.

Kıbrıs’ta Birleşik Federal Kıbrıs çözümü için yapılan görüşmeler sürerken, bir diğer taraftan da toplumumuzu yarınlara taşıyacak olan gençlerimizin eğitimini planlamak oldukça önemli ve ivedi bir hal almıştır. Yapılması gereken eğitim planlaması hem AB içerisinde yer alması için uğraştığımız toplumumuzun AB ortak eğitim hedefleri doğrultusunda ilerlemesini hem de insanlarımızın federal kültürü kazanacak ve yaşatacak şekilde donanmasını içerecek özelliklere sahip olmalıdır. Ancak her şeyden önce Kıbrıs Türk Halkının ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel açılardan gelişmesine en yüksek düzeylerde katkıda bulunabilecek bireyler yetiştirilmesi ve bu bireylerin toplumsal ve evrensel değerlere sahip olması oldukça önemlidir. Toplumumuzun ihtiyaç duyduğu bireyler yarışma sınavları ve elemeci sistemlerle ortaya çıkan bilgi depoları ve yalnızca problem çözen bireyler değil, problemlerin farkında olan, gelecekte karşılaşılabilecek problemleri önceden öngörebilen, problemlerin çözümüne alternatif çözüm yolları geliştirebilen, farklılıklara saygılı, farkındalıkları ve duyarlıkları yüksek, hoşgörülü, çok kültürlü, çok dilli ve yaşamın her alanında yaratıcı, üretken ve yenilikçi bireylerdir.

Eski anlayışlarda sürdürülen eğitim müfredatlarında birçok bilgi öğrenciye aktarılmakta, daha sonra da sınavlarla bu aktarılan bilgilerin hatırlanma dereceleri ölçülmekte ve buna göre de öğrencilere notlar verilmektedir. Başarılı ve başarısız olmak bu bilgileri hatırlayıp verilen dar bir zamanda bunları size aktaranlara geri sunmanızla ölçülmektedir ki başarılı olanların dahi belli bir süre sonra hem bu bilgileri unutma olasılıkları yüksektir hem de zaten hatırlasa da, bu bilgilerin eskimesi de muhtemeldir. Hatta daha da ileri giderek internet ortamında rahatlıkla ulaşılabilecek bu bilgileri ezbere bilip bilmemenin getirisinin ne olduğu ayrı bir tartışma konusudur diye de belirtebiliriz.

İşte tüm bu nedenlerden ötürüdür ki bırakalım öğrenmenin kendi doğasındaki yeni yaklaşımların kullanılmasını gerektirdiğini, müfredatlarda da artık önemli olan temel bilimlerin doğasını ve yaparak-yaşayarak öğrenmenin gereklerini okullarda hayata geçirmenin zorunluluğu kaçınılmazdır. Deney yapmak, araştırma yapmak, rapor yazmak, eleştirmek, farklı düşünceleri seslendirmek önem kazanmakta ve değerlendirme de sürece yayılmak durumundadır. Eğitim sistemlerinde esas önemli olan bir bilim adamının nasıl düşündüğünü ve nasıl problem çözdüğünü anlayabilmek, matematik düşünce yapısının nasıl işlediğini içselleştirip uygulayabilmek, bir sanatçının özgün düşüncesini nasıl ortaya çıkarabildiğini anlayabilmek ve mümkünse uygulayabilmek, tarihsel sürecin nasıl geliştiğini görüp toplumların gelişimini etkileyen olayları tartışabilmektir kanımca.

Öğrencilere okullarda aynı yaşam içerisinde var olan usta-çırak ilişkisindekine benzer bir ortamı sunabilmek önem kazanmaktadır.

Elbette günümüz teknolojilerini kullanabilmek, iletişim kurabilmek, yabancı dil bilmek ve benzeri donanımlar çok önemlidir ve eğitimin sonunda kazanılmalıdır ancak daha da önemlisi sürekli öğrenmek gerekliliğine inanan insanlar yetiştirmek, yaşam boyu eğitimin önemini kavrayabilmek ve gerektiğinde görev ve meslek değişimlerini hayata geçirebilecek bir anlayış ve donanıma sahip olmak sanırım hepsinden daha da önemlidir.

Ayrıca, okullarda deneyimlenen derslerin “geçeğe” yakın güzellikte olması ve bir insanda olması gereken etik ve ahlakı kazandırması oldukça önemli sayılmaktadır.

Ülkemizde ise hükümetin eğitim sistemimizin geleceği ve üstteki düşünceler açısından hiç de umut vaat eden icraatları ele almaması toplumumuzun geleceğine yönelik özellikle endişe vericidir.

Ayrıca UBP hükümetinin temel eğitim kurumlarındaki sorumluluğunu bir başka ülkenin eğitim sistemine endekslemesi ve hatta 2 yıl önce TED Koleji ile başlattığı şimdilerde de Doğa Koleji ile devam ettirdiği ve muhtemelen arkasının da geleceği belli bir biçimde kendi eğitimimizi ve kurumlarımızı tüm sorumlulukları ile birlikte devretme güdüsü içerisinde bulunması endişe boyutlarını aşmış ve bir karşı duruşun toplumsal bağlamda sergilenmesini gerekli kılmıştır.



Bireysel farklılıkları dikkate alan, fırsat eşitliği temelinde yaygınlaşan, bireylerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim almalarına olanak veren, çok kültürcü ortamlarda çok kültürlü eğitim olanakları sunan bir eğitim sistemidir planlanması gereken ülkemizde. Artık daha fazla zaman kaybedersek çağcıl bir eğitim sistemini planlamak için, çok korkarım ki toplumsal değerlerimizi giderek daha hızlı bir biçimde kaybedebileceğiz.

Günümüz dünyasında toplumsal, bölgesel ve küresel değerler oldukça önem kazanmış ve bilgi en büyük güç haline gelmiştir. Hangi meslek alanlarında olursa olsun bilgi toplumunun gerektirdiği ölçüleri katamazsak yaşantımıza, önümüzdeki yıllar giderek daha da bağımlı hale gelebilecek ve rekabet edebilme yeteneklerini top yekün kaybederek etkisiz ve edilgen bir toplum haline dönüşebileceğiz.

İşte tüm bu yordanan olumsuz gelişmeleri engelleyebilmenin yolu özellikle AB ortak eğitim hedeflerine ulaşma vizyonu ile hareket ederek kendi eğitim sistemimizde okul öncesinden lisans üstü eğitime ve yaşam boyu sürecek bir eğitim anlayışına sahip bir planlamanın kısa-orta-ve uzun dönemler için en geniş oydaşma ile yapılması ve eğitime gerek nicel gerekse nitel zenginlikler katmamızla mümkün olabilecektir.

AB ortak eğitim hedeflerinden bahsederken ülkelerin kendi eğitim sistemlerini bir kenara bırakıp ortak bölgesel veya küresel bir eğitim sistemini uygulaması kastedilmemektedir. Elbette ki her ülke ve toplum kendi özelliklerini koruyarak bölgesel ve küresel değerleri de uygun bir biçimde sistemlerine kazandırmalıdır. Farklı tarihsel birikimleri, farklı siyasal, sosyal ve kültürel özellikleri ve farklı beklentileri olan toplumlarda, mutlaka misyon ve vizyon farklılıkları olacak ve bölgesel ve küresel yapılar bu çeşitlilik ve farklılıklarla bir bütünü oluşturacaklardır.

Özetle, Kıbrıs Türk Halkının eğitim sisteminde genel amaçlar AB ülkelerinin genel amaçları ile paralellik gösterirken, kendi ülke koşullarına uygun ve federal kültürü geliştiren, yaşam boyu süren bir eğitim anlayışında, bireylerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan, çevreye ve toplumsal değerlere duyarlı, kendi kültürlerine sahip çıkarken farklı kültürlere hoşgörü ile yaklaşan, toplumsal, bölgesel ve evrensel kimliğine sahip çıkan, demokratik bir yaşamın gerektirdiği donanımları kazanmış, yaratıcı, üretken ve yenilikçi bireyler yetiştirecek biçimde planlanmalı ve hayata geçirilmelidir. Bu müsyon hayata geçirilirken ise eğitimin toplumsallığı elden bırakılmamalı ve ülkemizin temel eğitim kurumları bir başka ülkenin eline verilmemelidir.
Bu haber 73 defa okunmuştur

:

:

:

: