DAÜ-VYK ve rektörlük hakkında suç duyurusu

DAÜ-VYK’nın DAÜ üniversite öncesi kurumlarını yasal mevzuatlara uymadan “kapatarak” ilgili okulların binalarının tüm öğrencileri ve teçhizatları ile birlikte 10 yıllığına Türkiye’den Doğa Okullar Grubuna devri ile ilgili olarak 6 Haziran tarihinden beridir yaşanan sorunlu süreç giderek yeni boyutlar kazanıyor.

DAÜ-VYK’nın DAÜ üniversite öncesi kurumlarını yasal mevzuatlara uymadan “kapatarak” ilgili okulların binalarının tüm öğrencileri ve teçhizatları ile birlikte 10 yıllığına Türkiye’den Doğa Okullar Grubuna devri ile ilgili olarak 6 Haziran tarihinden beridir yaşanan sorunlu süreç giderek yeni boyutlar kazanıyor.

DAÜ-SEN, Sendikal Platform ile birlikte Başsavcılığa ilgili yasalar çiğnenerek okulların devrinin yapılmasından ötürü 28 Haziran tarihinde suç duyurusunda bulundu.

Benzer biçimde hak mahrumiyeti gerekçesi ile okulların işletmesine talip olan ancak önerisi dikkate dahi alınmayan, ihaleye çıkılmadığı gibi kendisine teklifi ile ilgili cevap da verilmeyen Mağusa Belediyesi de ara emri almak için 29 Haziran tarihinde Yüksek İdare Mahkemesine (YİM) başvurdu.

Bu satırların yazarı olarak ben de, gerek ilgili okulların 2000-2003 yıllarında koordinatörlüğünü yapan bir öğretim üyesi olarak; gerek büyük kızımın mezun olduğu okul olmasından ötürü bir veli olarak; gerek bir eğitim bilimci profesör olmamdan ötürü IGCSE deneyimli okulların bu deneyime sahip olmayan ülke dışından bir okula devrinden dolayı duyduğum rahatsızlıktan dolayı; bu devir işlemlerinin yasal çerçevelere uyumlu yapılmamasından rahatsızlık duyan ve demokratik hukuk devleti olmanın gereklerinin yerine gelmemesinden endişe duyan bir milletvekili olarak; ve en önemlisi toplumsal rahatsızlığın duyarlılığını taşıyan bir vatandaş olarak DAÜ-VYK’nın okulları “peşkeş” çeker bir biçimde devretmesinden büyük bir rahatsızlık ve endişe duymaktayım.

Geçtiğimiz hafta Avrupa Konseyinin Strasbourg’taki genel kuruluna katılmamdan ötürü gerek Sayıştay Başkanının VYK Başkanına göndermiş olduğu yasalara dikkat çeken yazısını ve sorularını, gerekse de VYK Başkanının Sayıştay Başkanına cevabi yazısını Pazartesi günü yani 27 haziran tarihinde milletvekillerine de dağıtılmış olmasından ötürü gördüm ve özellikle VYK Başkanının yazısında yer alan aşağıda belirttiğim nedenlerden ötürü Sayıştay Başkanına VYK için gerekli işlemlerin yapılması amacı ile suç duyurusunda bulundum ve devir kararının iptalini istedim.

DAÜ-VYK’nın Sayıştay Başkanlığına gönderdiği cevap yazısında DAÜ, üniversite öncesi eğitim kurumlarının devri ve /veya işletme ortaklığı ve/ veya kapatılması ile ilgili olarak Rektörlüğün ve VYK’nın aldığı kararı, DAÜ’nün ekonomik varlığı için gizli olarak alıp uygulamaya koyduğu açık bilgisini içermektedir.

VYK Başkanı Sayıştay Başkanına gönderdiği cevabi yazıda, önceden aldıkları kararı gizli tutukları ve eğitim yılı sonuna denk getirerek uygulamaya soktuklarını açıkça ifade etmektedir.

Bu ise, “ Özel Okullar ve Kurs Yerleri Tüzüğünün” 20. ve 21 maddelerinin açık ihlalidir ve suçtur.

Çünkü söz konusu Tüzüğün 20. ve 21. Maddeleri, açıkça bir özel eğitim kurumunun kapatılabilmesi için belli başlı işlemleri ön görmektedir. Bu işlemler sırası ile:

1: a. Kurucunun veya temsilcisinin öncelikle söz konusu işlem için öncelikle Eğitim Bakanlığına başvurmasını;

b. Söz konusu okul veya kurumun öğretmen ve örgencilerine en az o kurumun öğretim süresi kadar bir süre önceden bildirilmesi veya öğrencilerin benzeri denk bir kuruma paralel geçiş yapmaları için önlem alınması ve bunu belgelemesi gerektiğini öngörür.

c. Bakanlığın da buna izin vermesi gerektiğini açıkça kapsamaktadır.

DAÜ-VYK’nın Sayıştay Başkanına cevaben yazdığı ve söz konusu kararı gizli aldığını ifade eden cevabından da anlaşılacağı gibi DAÜ-VYK bu kararı almakla resmen yukarıda bahsedilen söz konusu tüzüğü çiğnemiş ve açıkça suç işlemiştir.

Ayrıca söz konusu tüzüğün amir hükümlerinin hiçbiri yerine getirilmemiş ve Bakanlığa söz konusu kapatma işlemi için başvuru yapılmadığı ve kararı da Eğitim Bakanlığının vermediğine ve çok net olarak tüzüğün 20. maddesinin ön gördüğü süreye de açıkça uyulmadığına göre, DAÜ-VYK ve Rektörlük açıkça hem söz konusu tüzüğü çiğnemiştir hem de üstelik; yasa, tüzük ve yönetmenliklerin kendine vermediği yetkiyi kullanarak Anayasamızın 4. Maddesinin 4. Fıkrasına da uygun olmayan bir işlem yapmıştır.

2. Söz konusu tüzüğün 21. Maddesi ise, kapatma kararı alan bir özel dershane, kurs ve benzeri bir kurumun kurucusunun, artık her hangi bir özel okul kurs ve benzeri kurumun ne ortağı, ne sahibi, ne de işletmecisi olamayacağını da belirtmektedir.

Ayrıca Doğa Okullar Grubu kurumuna, Bakanlığın söz konusu yerde ya işletmeci olarak ya da ortak olarak eğitim faaliyetine girmesi için izin vermesi gerekmektedir. Peki , kapatma için söz konusu tüzüğün ilgili maddelerine göre kararın verileceği son makamın Eğitim Bakanlığı olduğu açıkça ifade edildiğine göre, ve Bakanlığın DAÜ üniversite öncesi eğitim kurumlarını kapatma kararı verilmediğine göre, aynı okulun bir başka ülkenin bir kurumuna okul açma ve işletme amacı ile devri ve okulun yeni sahiplerinin faaliyetlerini sürdüreceği bu işlem nasıl gerçekleşecektir?

Takdir etmek gerekir ki, kamu malı olan DAÜ, kamu düzenin sağlıklı yürütülebilmesi için de sorumluluk altındadır. Şimdi, söz konusu Tüzüğün 20. maddesine göre gerekli olan işlemlerin hiç birini Eğitim Bakanlığına öğrenci ve öğretmenlere dönük uygulamayan DAÜ-VYK açıkça belli olan bu ihlali ile kötü bir örnek oluşturmuş bulunmaktadır.

Yarın bir başka özel okul, kurs ve dershanenin bu kötü örneği ele alarak yapabileceği hadiselerin önü de açılmış bulunmakta ve bu da demokratik hukuk devleti olmaya büyük bir darbe vurmaktadır.

Bu bakımdan DAÜ-VYK Başkanlığının Sayıştay başkanlığına yazdığı ve kararlarını gizli tutukları açıklaması resmen söz konusu tüzüğün 20. maddesine ve 21. maddesine aykırıdır. Yasa, Tüzük ve yönetmenliklere karşı işlenen bu kusur tarafımdan Sayıştay başkanlığına şikayet edilmiş ve hem devir kararının iptali hem de VYK ve Rektörlüğün yasa, tüzük ve yönetmelikleri çiğnemesinden ötürü bu suçu işleyenler hakkında ilgili suçla bağlantılı olarak gerekenin yapılması talep edilmiştir.
Bu haber 167 defa okunmuştur

:

:

:

: