TC Uyruklu Öğrenciler İçin Yeni Sistem
1 Haziran 2011 tarihinde TC-YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan Türkiye Üniversitelerine Giriş’te yeni bir yönteme geçileceğini duyurdu.
Bu yeni sisteme göre üniversitelerin, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanan “olgunluk sınavı”ndan sonra ya şimdiki sınav sistemi olan YGS-LYS ya da bir başka formattaki sınav veya ABD ve Avrupa ülkelerinde uygulanan IB, SAT, IGCSE/GCSE/A-S veya A-Level ya da benzeri uluslar arası standartlardaki sistemlerden de öğrenci kabul edebilecekleri belirtilmektedir.
Prof. Dr. Özcan 1 Haziran tarihinde basına da yansıyan açıklamasında, “YÖK’te aldığımız karara göre, üniversiteye girişte tek kritere bağlı kalınmayacak. Farklı sistemlerle öğrenci kabul edilmesini istiyoruz. Bir öğrencinin girişte birden fazla seçeneği olmalı. Bu bize aynı zamanda öğrencinin yurt dışı yerine Türkiye’de öğrenim görme şansını artıracak. Modeli önce Kıbrıs’taki öğrenciler için kullanacağız.” dedi.
YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERLE İLGİLİ KARAR 2010’DA ALINMIŞTI
Esasında, TC, içerisinde bulunduğu “Bologne Süreci”nin de bir gereği olarak Üniversitelerinin kapılarını AB ve hatta Avrupa’nın tüm ülkelerinin öğrencilerine açtığı kararı 2010 yılında almış, bu kararla yabancı öğrenciler için yapılan YÖS uygulamasını kaldırmış ve yabancı uyruklu öğrencilerin TC Üniversitelerine kabulü ile ilgili düzenlemeler yapmış ve uluslar arası standartlarda olan IB, SAT, IGCSE, A-Level vb. sınavlarla öğrenci kabullerini düzenlemişti.
Ancak gelin görün ki bireysel olarak birçok KKTC vatandaşının KC, UK ya da bir başka AB üyesi ülke vatandaşlığı üzerinden AB vatandaşlığı da bulunmasına ve bu vatandaşlıkları bulunan kişiler alınan bu yeni kararla uluslar arası sınavlara sahip oldukları taktirde TC Üniversitelerine başvuru hakları bulunmasına karşın; elinde yalnızca KKTC ya da TC-KKTC vatandaşlığı bulunanların 2010 yılında alınan bu karardan yararlanmaları mümkün olamamıştır.
Diğer bir deyişle, 2010 yılında yapılan bu düzenlemeler, KKTC ve TC-KKTC türündeki çift uyrukluları kapsamamıştı.
2010 yılında alınan kararlara göre üniversiteler, Türkiye dışından hangi esaslara ve minimum puanlara göre öğrenci kabul edeceklerini belirleyerek YÖK’ün onayına sunacaktır. Başvuru yapan öğrencilerin ülkelerinin ulusal sınavları, uluslararası standart sınavlar, ortaöğretim not ortalamaları, üniversite tarafından yapılan sınavlar vb. kriterler öğrenci kabulünde kullanılabilecek kriterler olarak kabul edilmiştir.
Nitekim,2010 yılında alınan bu karara uygun olarak 2011-2012 akademik yılı için TC Üniversiteleri yabancı uyruklu öğrenci kabul koşullarını ve kontenjanlarını açıklamaya başladılar. Bazı üniversiteler SAT-I sınavından en az 1000, ACT (American College Test) sınavından en az 21 puan alma veya Uluslararası Bakalorya (IB) Diploma notunun en az 26 olma gibi koşulunu getirdiler. Kıbrıslı Türk öğrencileri ilgilendirebilecek olan en önemli açıklama ise, GCE (A Level) sınavından en az biri başvurulan programla ilgili olmak koşuluyla, en az iki konuda A seviyesiyle öğrenci kabul edileceğinin açıklanmış olmasıdır.
Bu durumda ellerinde AB vatandaşlığı da bulunan Kıbrıslı Türk öğrenciler de A-Level sonuçları ile TC Üniversitelerine başvurma hakkını 2010’da alınan bu karar gereği zaten kazanmışlardır diyebiliyoruz.
ŞİMDİKİ KARAR NE ÖNGÖRÜYOR?
2010 yılında alınan bu kararların kapsamadığı KKTC uyruklu ve TC-KKTC bağlamında çift uyruklu öğrenciler için ise, hem yabancı uyruklu öğrenciler için alınan kararlar hem de önümüzdeki yıllarda TC vatandaşları için yapılması planlanan düzenlemeler bir araya getirilip genişletilerek uygulamaların onları da kapsayacak bir düzeye getirilmesine çalışılıyor.
Prof. Dr. Özcan’ın açıklamasına göre önümüzdeki yıl KKTC vatandaşı ve TC-KKTC vatandaşı öğrencilere “Yerleştirme Kılavuz Kitapçığı”nda kontenjanlar verilerek, bu yöntemle TC üniversitelerine alınacakları anlaşılmaktadır.
Öncelikle gerek devlet gerekse özel kolejlerin A-Level programlarında öğrenim gören ve TC Üniversitelerine gitmek isteyip de bu sınavları kullanıp da gidemeyen KKTC ve TC-KKTC vatandaşı öğrencilere de AB vatandaşlığı olanlar gibi kapı açılmış olacaktır.
Şimdiki karar alınmamış olsaydı, bu haktan yalnızca elinde KKTC ve TC dışında gerek KC gerek UK gerekse de bir başka AB üyesi ülke vatandaşlığı bulunan ve A-Level neticelerine sahip öğrenciler faydalanabilecekti.
Öte yandan Güney Kıbrıs’taki kolejlerde veya İngiliz Okulu’nda öğrenim gören ve ellerinde A-Level sonuçları bulunan öğrenciler de zaten 2010 yılında alınan karar gereği TC Üniversitelerine gidebileceklerdir.
Bu kararlarla birlikte şimdi bir öğrenci, A Level sonuçlarına göre TC Üniversitelerine de YGS-LYS sınavlarına girmeden kayıt yaptırabilecektir. Üstelik, bir buçuk milyon öğrenci ile yarışmadan, elenmeden, kendi kendisiyle yarışarak üniversiteye hazırlanabilecektir.
SAYIN BAKAN DÜRÜST NE DEMİŞTİ?
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan’ın açıklamaları ile duyurulan KKTC ve TC - KKTC öğrencilerini de kapsayan bu gelişmeyi “milli eğitim sisteminde ciddi bir açılım ve atılım” diye niteleyen Sayın Bakan Dürüst, yıllardır uygulanan kolej programlarının bu açıklamadan sonra yeni bir ivme kazanacağını, kolej eğitiminin çok daha farklı bir noktada değerlendirileceğini söylemişti.
Sayın Bakan Dürüst, UBP hükümetinin ilk yüz gün icraatlarında söz verdiği gibi devlet kolejlerini “yeniden açtığını” hatırlatarak, eğitimde kalite adına tatlı bir rekabet anlayışını ortaya koyduklarını ifade etti! Ama her nasılsa bu rekabetin bir taraftan özel dersleri artırdığını diğer taraftan da fırsat eşitsizliği yarattığını göz ardı etti.
Ayrıca ısrarla CTP döneminde uygulanan kolej programlarının yaygınlaştırılması ve ilk okuldan sonra yapılan kolej giriş sınavlarının kaldırılması uygulamalarını kolejlerin kapatılması şeklinde propaganda eden ve 19 Nisan 2009 seçimlerinden sonra sınav uygulamasını yeniden açarak kolej programlarından yararlanan öğrenci sayısının azalmasına ve özel derslerin ve kursların artmasına vesile olan UBP yönetimini, şimdi A-Level sınavları ile TC Üniversitelerine de giriş olanağı yaratıldıktan sonra daha da bir eleştirmek farz oldu çünkü yaygınlaştırılan kolej programlarını tam da kendileri kaldırtmıştı sırf anti-CTP olacaklar diye!
Sayın Bakan Dürüst, YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan’ın açıklamalarının aksine ve 2010’da alınan YÖK kararlarını hiçe sayarcasına, Güney Kıbrıs’taki okullardan mezun olacak öğrencilerin bu programlardan faydalanmasının kesinlikle mümkün olmayacağını da açıkladı! Bu yönde YÖK’ün herhangi bir açıklamasına rastlanmamasına ve 2010 kararlarına aykırı olmasına rağmen Sayın Bakan Dürüst GCE A Level kontenjanından yararlanacakların KKTC veya TC-KKTC vatandaşı olması, lise eğitiminin tümünü KKTC liselerinde yapmış olması gerektiğini açıklamış, ilaveten Güney Kıbrıs’taki okullara gidişleri azaltmanın amaçları arasında olduğunu söylemiştir.
GCE A Level programıyla öğrenci kabul edecek 89 üniversite arasında Ankara ODTÜ ve ODTÜ KKTC Kampusu, İstanbul, Hacettepe, İstanbul Teknik, Marmara ve Karadeniz Teknik üniversitelerinin de bulunduğunu ifade eden Sayın Bakan Kemal Dürüst, KKTC uyruklu olmayanların ve KKTC liselerinden mezun olmayanların bu haktan yararlanamayacağını yineledi ancak bu açıklamaları ile de 2010 kararları ile çelişti!
Sayın Bakan Dürüst, IB sınavlarını geçen öğrencilerin de kontenjanlardan yararlanması için girişimlerin sürdüğünü belirterek, bu yöndeki YÖK kararını beklediklerini de söylerken yine 2010 kararları ile AB vatandaşı olan öğrencilerin bu haktan da yararlanabileceğini açıklamayarak, 2010’da yabancı uyruklu öğrencilere zaten verilen bu hakların KKTC veya TC-KKTC uyruklu öğrencilere şu anda uygulanmadığını ancak YÖK’ün üreteceği bu kararla ilave olarak bu haklardan yararlanılabileceğini de gizlemiş oldu.