Aborjin duası ve bayramınız kutlu olsun

BAYRAM 3 günlük Ramazan Bayramının tam ortasındayız bugün. Aile ziyaretleri yapıyor geleneklerine bağlı insanlarımız, kimileri ise SMS’lerle kutluyor eşin-dostun bayramını.

BAYRAM
3 günlük Ramazan Bayramının tam ortasındayız bugün. Aile ziyaretleri yapıyor geleneklerine bağlı insanlarımız, kimileri ise SMS’lerle kutluyor eşin-dostun bayramını. Gençler daha çok internette, face-book ve benzeri paylaşım sitelerinde iletişim kuruyorlar. Ne de olsa onlar şimdiki dünyaya doğan ev sahipleri, bizlerse bu dijital dünyaya misafiriz; misafirlikte yakaladı bizi hızlı teknoloji; ama olsun öğreniyoruz biz de, alışıyoruz değişime-alışmak zorundayız da. Ama gençler öyle mi? Onlar bizim neslin 30’lu 40’lı yaşlarda tanıştığı yeni teknoloji ile doğdukları günden beri beraberler. Gencecik filinta gibi delikanlılar; filiz gibi narin, nazlı genç kızlarımız geleceğe umutla bakmak istiyorlar doğal olarak. Hayalleri var sımsıcacık, rüyaları var gerçekleşmesini istedikleri. Bayram şenliği yapmadılar belki eski zamanlardaki gibi ama bayram tatilini yaşıyorlar onlar da. “Ah nerde o eski bayramlar” diyen biz ve bizden önceki neslin ne demek istediğini tam da anlayamıyorlar belki ama dinliyorlar büyüklerinin anlattıkları hikayeleri. Bilmem ki ulaşıyor mu, bayram sevinci gençlerin gözbebeklerine… Hepsinde gelecek kaygısı, hepsinde yarınlara dair korkular var kapkara… Yaşamlarındaki bilinmezler içinde, karmaşık koridorlarda hem kendini hem hayatı anlamaya çalışan gençler, bizim gençlerimiz, Bayram coşkusunu anlayamamakla kalmıyor, bizlerin bu ülkenin bu hale gelmesine nasıl seyirci kaldığımızı da çözmeye çalışıyorlar şaşkınlık içerisinde. “Madem öyle coşkulu kutlanıyor ve paylaşılıyordu bayramlar, nasıl oldu da ülkemiz bayramları kaçırıp karalar giydi?” diye sorguluyorlar belki de ama maalesef bunu anlatacak birini de bulamıyorlar. Kimisi güvencesiz işlerde, aile sorumluluğu almış ve belki 19-20 yaşında yaşlanıp beli bükülmüş gençlerimiz var etrafımızda bolca… Kimisi göç yollarında, gurbet ellerde, bir telefon kadar hayata dahil, bir internet kadar uzaktalar ülkelerine. Ama olsun, her şeye rağmen “Bayramımız kutlu olsun”!

KIBRISIM
Sıcak ve olabildiğince puslu bir hava var dışarıda; ve içimizde. Sıkıntılı bir iç çekiş gibi, yağmur öncesi bulut gerginliği gibi, ya da gün pırıltısına özlem duymak gibi… Sakin ama özlem çerçevesinden sevdiğinin gözlerine bakmak gibi… Aniden yorulsak da, insanız işte dilimizi tutamayıp en çok kendi kendimize konuşsak da, yaşamın içindeki adımızı bulamasak da… O kadar çok yerleşmişiz ki yaşamın biz düşünden tenindeki evrene, her dönüş sevdamıza doğru ve her dönüşte kalan küller sevda harcı gibi yeniden harmanlanıp bize dönen.

O kadar çok ışıksız gecelerden yürüdük ki halk olarak… Anlatsak şaşarlar o zifiri karanlıkta nasıl yürüyüp yolumuzu bulduk diye. Anlatsak kim bilir belki de gözleri dolacak dinleyenlerin, nasıl yara bere içinde kaldık diye halk olarak… Anlatsak… Belki de ilk kez içindeki sızılar çiçek açacak kalbimizdeki barışa, doğaya ve evrenin güzelliğine olan aşkın adıyla yaşama başlar gibi…
Çok uzak yolların hevesli yolcusuyduk hepimiz. Çok uzak yolların, taşlarını, toprağını bilerek yürüyen temiz ve saf insanlardık mücadeleden yılmayan. Belki hepimize gurbettir sevdanın, umudun ve barışın gözlerinde uyanmadığımız sabahların yorgun mahmurluğunda hayatı göğüslemek… “Gurbet ne ki yüz yılımızda demek de bir çeşit yabancılaşmaktır; çünkü var olduğu her yerde insanın gurbet mutlaka olacaktır” der şair… Bizim olduğumuz her yerde barışa ve Afrodit adası Kıbrısımıza gurbetsek, barışın ve demokrasinin olmadığı her yerde sadece bir imlâ hatası gibi mi yaşıyoruz? Tercih demek de bir çeşit kaçıştır; çok iyi biliyoruz bunu, yaşayarak öğrendik en acısından. Ama seçeneksiziz dersek, kaçacak umut; kaçsın istemiyoruz, pandoranın kutusunda kalsa da kalsın, kaçmasın yeter ki...Yok olmasın umut…Bugün değilse de bizler de kutlayacağız bayramımızı bir gün şeker gibi yaşam tarzında, dostça, kardeşçe ve geleceğe güvenle bakarak. Gençlerimize bayramı sunacağız bir gün bizler de…Özgürce…


DUA
Ve bir Aborjin duası ile hepinizin Bayramını bir kez daha kutluyorum:

Seni ayakta tutmaya yetecek kadar
Güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni dilerim.

Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana
Yetecek kadar güneş diliyorum.

Güneşi daha çok sevmene
Yetecek kadar yağmur diliyorum.

Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar
Mutluluk diliyorum.


Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş
Gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum.

İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar
Kazanç diliyorum.

Sahip olduğun her şeyi takdir etmene
Yetecek kadar kayıp diliyorum.

Son 'Elveda'yı atlatmana yetecek kadar
'Merhaba' diliyorum…
Bu haber 121 defa okunmuştur

:

:

:

: