Geçen haftaki yazımı şu cümleyle bitirmiştim “Bir düşünün su biterse nasıl yaşarız. Ya da susuz bir yaşam mümkün mü!!” Tedirginim ve her kesin de tedirgin olmasını istiyorum. Bu gün bir şeyler yapmaya başlamazsak çok geç kalabiliriz.
Geçen hafta, Girne’deki bazı mahallelere yaklaşık bir aydır su verilemediğini öğrendim. Tanıdıklardan biri belediyeyi aramış iki haftadır suları kesikmiş. İlk aramalarında yetkili bulamamışlar ama yılmayıp aramaya devam etmişler. En sonunda konuştukları yetkili “e bir aydır suyu olmayan mahalleler var, siz gene iyisiniz”, demiş!!
Aman Tanrım korktuğumuz sorunla yüz yüze geldik işte; KURAKLIK!!
Ama ne yazık ki, yetkililer bu konuya yeterli ilgiyi göstermiyor gibi. Hiçbir belediyenin, bakanlığın ve üniversitenin susuzluk sorunu ile çözümler, politikalar ürettiğini duymadım.
***
Kanal D ve NTV’nin haberlerine göre de, Türkiye’nin hemen hemen tüm barajlarındaki suların aşırı derecede azaldığını ancak hükümetin yaklaşan seçimlerde oy düşüşüne neden olabilir diye hiçbir kesintiye gitmediği ve önlem almadığı yönünde.
Nedir bu vurdum duymazlık, inanılır gibi değil!!
***
Geçen hafta dünyanın farklı kıtalarındaki şehirlerinde aynı günde aynı amaç için 156 sanatçının katılımıyla “LIVE EARTH” adında dev konserler yapıldı. NTV ve BRTK1 de bu yayınlara tüm gün yer verdi. Konserdeki sanatçıların ortak mesajı vardı; iklim değişimine dikkat ve herkes elinden geldiğince dünyayı kurtarabilir. Yani herkes elinden geldiğince önlem almalı.
Elektrik kullanımında tasarruf; odadan çıkınca ışığı kapat, Tv’yi her zaman üzerindeki ana düğmesinden kapat, klimaları dikkatli kullan ve düşük derecede çalıştır… Su kullanımında tasarruf; araba yıkama, çok su isteyen ağaç, bitki ekme, bahçeyi yıkama, sil veya süpür… Toplu taşıma araçlarını veya bisikleti tercih et gibi.
“Live Earth” arada kısa filimler göstererek bilinçlenmeyi sağladı ve bir çok önerilerde bulundu. Ne var ki, tüm bu öneriler, şarkılar, ünlülerin mesajları hep bireysel önlemlerle kısıtlı kaldı. Niye hiç biri de dünyayı en çok kirleten Amerika hükümetine çağrıda, öneride, uyarıda bulunmadı.
***
Ben tek başıma Girnede kendimce daha dikkatli yaşamaya başladım ki bence bu doğru, herkes bilinçlenmeli ama eğer hükümetlerde bu bilinç olmazsa OLMAZ.
Bireyler bilinçlenip, konu hakkında bilgi topladıktan sonra ilgili bakanlıkları, belediyeleri bu konuda politikalar üretmeye zorlamalı.
Ben de bir, iki yazı yazıp, tüm sorumluluğu okuyucularıma yüklemek istemiyorum. Ben söyledim siz de yapın gibi bir düşüncem yok. Bu hafta Girne Belediyesine mektup yazıp bilgi almaya çalışacağım.
Yazışmalarımı da sizinle paylaşacağım. Bakalım neler olacak? Amaç kesinlikle zıtlaşmak değil. Amaç çözümler yaratmak. İYİ PAZARLAR…